Sayfalar

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Brand Dallas'ta ve Diğer Gelişmeler

Amnesty clause ile salıverilen oyuncular için 3 günlük bir bekleme süresi var. Bu süre içerisinde bütçesi salary capin altında olan takımlar, o oyuncunun amnesty edilmeden önce kaç senelik kontratı var ise o kadar uzunluktaki tekliflerini, hiç bir takımın diğerinden haberi olmadan NBA'in yetkili kuruluna iletiyorlar. 3 gün sonunda salıverilmiş oyuncu en yüksek teklif veren takıma imza atmak zorunda kalıyor. Teklif yarışını kazan takımın verdiği para o oyuncuyu amnesty eden takımın vereceği paradan düşülüyor. Böylece herkes kazanmış oluyor.

İşte Elton Brand'de de böyle oldu ve 76ers'ın amnsty ettiği uzun forvete yıllık 2.1 milyonluk en yüksek teklifi yapan Dallas oyuncuyu bir yıllığına renklerine bağladı. Bu bağlamda 76ers'ın Brand'e gelecek sezon için vereceği para 16.1 milyona inmiş oldu. Dallas önceki gün Indiana'ya pivot Ian Mahinmi'yi gönderip Darren Collison ve Dahntay Jones'u almıştı. Jones'un kontratı 1 yıl ve 2.9 milyonluk, Collison ise hala çaylak kontratı ile oynuyor ve 2.3 milyon kazanacak gelecek sezon. Büyük ihtimalle Collison gelecek sezonun Dallas ilk 5 oyun kurucusu olacak.

Brand, Jones ve Kaman'ı birer yıllık kontratlarla takıma getiren Cuban'ın gelecek sezon yine cap'in altında kalıp FA piyasaında vurgun yapma olasılığı yükselmiş oldu.

76ers, Brand'den kurtulduktan sonra akıllara zarar bir iş yaptı ve Kwame "hayalkırıklığı" Brown ile 2 sene ve 6 milyonluk bir kontrat imzaladı. Allah akıl fikir versin diyoruz.

Rockets resmi olarak Scola'yı serbest bıraktı ve ilk talibin Spurs olduğu dedikoduları ayyuka çıktı. Spurs'ün Scola'yı 2007'de takımdan gönderdiğini hatırlatalım.

Lakers'tan ayrılan oyun kurucu Ramon Sessions Augistin'i serbest bırakan Bobcats ile anlaştı. Ben onu hep Magic için Nelson'ın yerine düşünmüştüm ama demek ki Tüysüz Rob o fikirde değilmiş.Kontrat 2 yıl ve 10 milyonluk. Yazık oldu. Brendan Haywood'un da en kısa zamanda Bobcats ile anlaşması bekleniyor.

Bobcats'in serbest bıraktığı Augustin ise Pacers ile imzaladı. Kontratın detayları henüz belli değil. Bu Pacers da ser veriyor sır vermiyor.

Minnesota Batum'u takıma katabilmek içinuğraşılarını sürdürüyor. En son olarak Martell Webster'ı salıverdiler ve yaşlı kurt pivot Brad Miller'ı gelecek sezonlardan 2 ikinci tur draft hakkı karşılığında Hornets'a gönderdiler. Hornets iyiden iyiye yeniden yapılanıyor. Miller'ın garanti olmayan 1 yıllık kontratı kalmıştı. Bu takas sonucu Wolves Batum'a yapacağı kontrat teklifini 50 milyona kadar çıkarabilecek.

Bulls Korver'ı her an Atlanta'ya takas edebilir.

Howard takasında iseen kuvvetli aday konumunda şu an Houston Rockets var. Houston yöneticileri hatta Hakeem Olajuwon ile temasa geçip "Howard'ı takas ederse gel onu yeni kontrat imzalamaya ikna et" demişler. Demek ki olay son derece ciddi. Hadi Howard bi git de takım kursun Tüysüz Rob. HAla bir koçumuz olmadığını söylemiş miydim?

13 Temmuz 2012 Cuma

Blake Griffin Sakatlandı, Olimpiyatlarda Yok!

Amerika Milli Takımının önemli ismi uzun forvet Blake Griffin antremanda sol dizindeki menisküsünü yırtınca kadrodan çıkartıldı. Hemen ameliyat edilecek oyuncu parkelerden 10 haftaya kadar uzak kalabilir. Pota altında daha önce Dwight Howard, LaMarcus Aldridge, Chris Bosh gibi isimleri sakatlığa kurban veren Amerika böylece iyice çaresiz kalmış oldu. Çok iyi bir arka alan kadrosuna sahip Amerika Milli Takımında tek uzun oyuncu konumunda kalan isim ise Tyson Chandler.

Bu çaresizlikle Koç K bu seneki draftlerin 1 numarası Anthony Davis'i kadroya çağırmak zorunda kaldı. İlk Dream Team'le kıyas edilen kadro güç kaybederken belki de Koç K bu saatten sonra Chandler'ı Olimpiyatlara kadar cam bir fanusun içide saklar :)

12 Temmuz 2012 Perşembe

Howard'a Nets Yolu Tıkandı ve Bir Sürü Transfer...

Daha önce de defalarca kez söyledim ama beni dinlemedi King. Bu iş olmaz, boşuna kasmayın dedim, dediğim çıktı. Dwight Howard'a Nets yolu en azından bu senelik kapandı. Bunun üzerine Nets Antawn Jamison'ı takıma katabilmek için çalışmalara başlarken bir yandan da Brook Lopez ile 4 yıl ve 61 milyonluk bir kontrat üzerinde anlaştı. Bir oyuncu takımıyla takas amaçlı olmayan bir kontrat yenilediğinde artık o isim NBA kurallarına göre 15 Ocak'a kadar takımında kalmak zorundadır, dolayısıyla eğer Howard bu yaz hiç bir yere takas olamazsa 15 Ocak'tan sonra yeni takas senaryoları üzerine konuşulabilir. Çünkü Nets hali hazırda MarShon Brooks'u 1 ilk tur draft hakkı karşılığı takas etmeye çalışıyor. Rockets'in de Scola'yı amnesty clause'a başvurup serbest bırakma ve Howard'a yer açma arzusu şu sıralar kulislerde en çok konuşulan konu. Öte yandan tekliflerden tatmin olmayan tüysüz Rob Hennigan'ın Howard'a bu sezona bizimle başla Ocak-Şubat gibi bakarız diye seslendiği de duyulmuş. Hadi hayırlısı.

Piyasadan kimseyi kapatamayan, elindeki değeri de (Kidd) kaybeden Dallas Brendan Haywood'u da amnesty ile salıp Kaman ile 1 yıl ve 8 milyonluk bir kontrat yaptı. Kaman Nowitzki'nin Alman Milli Takımından da arkadaşı.

Portland Batum pahalı gelince J.J.Hickson ile 1 yıllığına anlaştı ki en fazla mid-level'dan bahsediliyor.

NY Knicks Lin'i takımda tutup ilk 5'te başlayacağını ve Kidd'in yedek soyunacağını açıkladı.

Minnesota da bugün yarın Milicic'i amnesty clause ile salıverip Batum'u Portland'dan sign-and-trade ile alıp arkasından Korver'ı Chicago'dan yine draft haklarıyla kadrosuna katmaya çalışıyormuş.

Bulls Ömer Aşık'ın kontratını her an karşılayabilirmiş ama bunu yaparlarsa Taj Gibson ile ne yapacaklarını bilemiyorlarmış. Zor karar.

Steve Nash LA Lakers tarafından tanıtıldı. Renkli geçen tanıtımdan Steve Nash'in Messi hayranlığı nedeniyle giyeceği 10 numaralı formanın içinde koltuk altı kılları iğrenç bir şekilde gözürkenki fotoğrafı kaldı bize yadigar.


11 Temmuz 2012 Çarşamba

Howard Takası ve Diğer Gelişmeler

Cleveland'ın "ezik miyim lan ben!" edasıyla takastan çekilmesi sonucu Dwight Howard'ın Nets hayaliyle suya düşmüş durumda. Cavs dışında başka hiç bir takımın 3. ya da 4. olmayı kabul etmemesi de işini bir hayli zorlaştırıyor Nets'in. Bu dakikadan sonra olursa, ki bence çok zayıf ihtimal, bu takas yalnızca Nets ve Magic arasında olur. Şu an için Rockets ve Lakers mevzuya tekrar dahil olduğu konuşuluyor. Rob Hennigan'ı en çok tatmin eden teklifin ise Rockets'tan geldiği dedikodusu dolaşıyor. Takası bitiremeyen Nets ise şu sıralar Lopez ile kontrat yenileme çalışmalarına girmiş durumda.

Bu arada 36 yaşındaki Tim Duncan basketbol hayatını bir nefer olarak noktalama konusunda dediğini yaptı ve Spurs ile tümü garanti, son yılı oyuncu opsiyonlu ve takasa izin vermeyen bir kontrat imzaladı. Kontrat 3 yıllık. Ne kadara anlaşıldığı açıklanmasa da Garnett'in Celtics ile imzaladığından yani 35 milyondan aşağı değildir diyorum.

Spurs sezonu kendilerinde tamamlayan Boris Diaw ile de 2 yıl, 2. yılı oyuncu opsiyonlu, 9.2milyonluk bir kontrat yaparak pota altında çok yönlü bir oyuncuyu kadroda tutmuş oldu. Spurs daha önce Danny Green ile de 3 yıl ve 12 milyonluk bir kontrat yapmıştı.

Hornets tarafından 14 milyona yakın bir paraya kontratı satınalınan Rashard Lewis paraya dğil de daha ziyade yüzüğe aş erdiği için 1.35 milyonluk veteran minimum imzalayarak Miami'ye katıldı. Lewis'in kontratında 2.sene oyuncu opsiyonu mevcut. Yüzük sevdası adama neler yaptırıyor.

Minnesota CSKA Moskova'nın el bombası kıvamındaki oyun kurucusu Shved'i kadroya kattı. En az 2 yıllıkbir kontrat imzalandığı sanılıyor.

Knicks, J.R. Smith ve Novak ile yeniden anlaşırken, Houston'dan takasla Camby'i 3 yl ve 13 milyonluk sign-and-trade ile kadrosuna kattı.

Bulls Kirk Hinrich ile tekrar buluştu. Hinrich serbest oyuncuydu.

Golden State Dorrel Wright'ı Sixers'a Avrupa'da kariyerine devam eden Edin Bavcic'in hakları karşılığı takas etti.

Sixers'tan ayrılan Lou Williams Atlanta ile anlaştı. Kontratın detayları henüz belli değil.

Ve salary cap açıklandı. Sınırda bir değişiklik yok, yine 58 milyon $.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Dwight Howard Takası Belli Oluyor...

Brooklyn Nets Orlando'dan Howard'ın yanında bir büyük kontratı daha almayı kabul edip 3. ve 4. takımları da takas senaryosuna dahil etmeye çalışınca iş çözülmeye başladı. Beklenin aksine Hidayet'i değil de J-Rich'i takas paketine koydu tüysüz Rob. Aşağıda muhtemel takasta takımların alacakları neler olabilir yazdık, ancak Lopez'in ayağındaki, Howard'ın sırtındaki sakatlık durumları ve Humpries'in takas olmadan önce 4 yıllık kontrat imzalamak istemesi şu an için takasın gidişatını belirleyecek ana etkenler gibi gözüküyor. Bynum'un sign-and trade formülüne yaklaşmaması, Lakers'ı yarıştan çekerek Nets'i şu andaki en ciddi talip yapmış oldu. İşte muhtemel senaryo:

Brooklyn:
Dwight Howard, Jason Richardson, Earl Clark

Orlando:
Brook Lopez, Damion James, Shelden Williams, Luke Walton, 3 ya da 4 ilk tur draft hakkı

Cleveland Cavaliers:
Quentin Richardson, Sundiata Gaines, Kris Humpries, 1 ilk tur draft hakkı, Nets'ten 3 milyon $

4.Takım (Bu takımı bulmaya çalışıyorlar):
MarShon Brooks

5-6 saat sonra gelen edit:
 4. takım bulunmayınca ve Cavs daha fazla şey isteyince Marcus Camby'i az evvel Knicks'e takas eden Houston Orlando'ya ayrıntıları açıklanmayan bir teklifle geldi ve ortalık karıştı. Nets takası sallantıda, Rockets pusuda.

Bugün Dwight Howard Takasını Duyabiliriz! Hidayet de Takas Olabilir!

Şu saatlerde Amerika'daki en güncel konu, tıpkı defalarca kez dediğim gibi Howard'ı Brooklyn'e tek başına getiremeyecek olan Nets'in devreye Cleveland Cavaliers'ı da sokarak 3 takım ve 10 üzerinde oyuncunun dahil olacağı ve tahminimce Hidayet Türkoğlu'nun da takım değiştireceği bir takası planlamış ve Orlando Magic'e teklif etmiş olduğu. Hal böyle olunca bize düşen sadece beklemek.

Tarihe not düşmüş olalım :)

8 Temmuz 2012 Pazar

Ryan Anderson Magic'ten Ayrılıyor, Jameer Nelson Kalıyor!!!

Haberler çok kötü sevgili basketbolsever, Magic taraftarı, Salata takipçileri! Geçen sezonun NBA'de en çok gelişme kaydeden oyuncusu, takımımızın yeni yıldız adayı Ryan Anderson New Orleans Hornets ile anlaştı. Salary cap sıkıntısı yaşayan Magic'in kendine veremeyeceği parayı Hornets ona teklif edince bir anda olaya uyanan yeni GM tüysüz Rob (Hennigan) bari bedavaya vermeyelim diyerek Hornets yönetimi ile karşılıklı görüşüp anlaşarak bir takas çözümü buldu. Buna göre Anderson Magic ile çok seneli ve çok sıfırlı bir kontrat imzalayarak (4 yıl ve 36 milyon lduğunu öğrendik) Hornets'a gönderilecek, karşılığında yıllık 1,5 milyon kazanan uzun forvet-pivot Gustavo Ayon yanında draft hakları, nakit para ve belki de trade exception ile Magic'e gelecek. Belki serbest oyuncu Chris Kaman da bu takas senaryosuna son anda dahil olabilir ve sign-and-trade çift taraflı gerçekleşebilir.

Bu kötü haber yetmezmiş gibi bir de oyuncu opsiyonunu kullanıp serbest kalan Jameer Nelson ile tekrar anlaşılması asabımı çok bozdu. Eğer bir takasta kullanılmayacaksa Nelson'lı bir Magic, kaybeden bir Magic olmaya devam edecektir.

Öte yandan Nets hala Howard'ı alabilmek için uğraşıyor. Şu sıralar Brook Lopez'le tekrar anlaşmaya çalışıyorlar. Lopez açıkça Orlando'ya gelmek istemediğini söylemiş olmasına rağmen. Ayon sakatlık sorunları yaşamış bir isim, Lopez de eğer Nets takası gerçekleşir ve Orlando'ya gelirse 2. bir sakat 5 numaramız olacak. Gidenler ve gelenler bibirini tamamlamazsa tüysüz Hennigan'ın da ömrü kısa olur. Gözüken o ki artık dış şutu her mevkiden deneyen bir takım olmayacak Magic. Her ne kadar Redick de takımda tutulacak olsa da şu anda takım dış şutu olmayan 4-5 numara kaynamakta ve bu sayı artacak gibi.

Ha bir de tekrar hatırlatayım, Orlando Magic'in hala bir koçu yok!

Bu arada milli duygularla Ersan'ın Bucks'tan 5 yıl ve 45 milyonluk bir teklif aldığını belirtmeden geçmeyelim.

Team USA Olimpiyat Kadrosu (ABD Basketbol)



7 Temmuz 2012 Cumartesi

Ray Allen Miami'de!

Sonunda Allen Celtics'ten ayrıldı. O artık King James'in generallerinden biri. Söylenenlere göre 2 yıl ve 6 milyon civarında bir kontrat karşılığı Miami'ye geçiş yapan Allen'ın Rondo ile takım içinde ciddi problemleri vardı ve o da 2. bir yüzük ihtimalinin yanında huzuru seçti. Miami gelecek sezon için yeniden en kuvvetli aday durumunda şampiyonlukta. Nets veya Lakers'tan bir Howard takası gelmezse yine ortalık fena ısınacak.

Bu arada uzun forvet arayanlar için Sixers'ın yaklaşık 18 milyonluk kontratı olan Brand'i amnesty clause'u kullanarak serbest bıraktığını hatırlatalım.

6 Temmuz 2012 Cuma

Jason Kidd New York'ta!

Nash'i ve Lin'i kaçıran Knicks yıllanmış başka bir şarabı ikna etti ve Jason Kidd'i 2 senelik kontrata ikna etti. Kidd'in ne kadar alacağı tam belli olmamakla beraber sanırım mid-level civarında olacak.

Bu arada Jamal Crawford Clippers'a evet diyip 4 sene ve 25 milyonluk bir kontratta anlaştı.

Basketbola geri dönen Brandon Roy Portland'ın sınırlı serbest oyuncusu Batum ile birlikte Minnesota'ya evet dedi.

Aradığı oyun kurucuyu bir türlü bulamayan Raptors ise Forbes ve gelecek senelerden bir draft hakkı ile Rockets'tan Lowry'i kadrosuna kattı.

Gelişmeler oldukça paylaşırız...

5 Temmuz 2012 Perşembe

Ersan İlyasova Brooklyn Nets'e mi Gidiyor?

Uzun süredir Howard'ın peşinde olan Nets bir B planı yapmak zorundaydı ve bunu hazırlamış görünüyor. Nets eğer Howard'ı alamazsa Brook Lopez ile tekrar anlaşıp Bucks ile kontratı biten Ersan İlyasova'yı takıma getirmek istiyor. Ersan'a Bucks'ın önerdiği 5 yıl ve 40 milyonluk kontrat teklifine henüz Ersan'dan bir kabul cevabı gelmedi. Hafta içinde Cleveland Cavs'i de ziyaret eden Ersan Nets Howard'ı alamazsa, ki öyle gözüküyor, en kötü şartlarda bir sign-and-trade ile Brooklyn yolunu tutabilir. Ersan'ın Nets'e gitmesi durumunda tahminen Williams-Johnson-Wallace-İlyasova-Lopez şeklinde bir 5 görebiliriz Nets cephesinde. Tabi Teletovic'i de unutmamak gerek.

Diğer taraftan takımların oyuncu avları devam ediyor:

Dragic Suns ile 4 yıl ve 34 milyonluk bir kontratta anlaştı.

Jeremy Lin Houston'dan gelen 4 yıl ve 30 milyonluk kontratı imzalayıp imzalamayacağını düşünmekte. NY Lin'in kabul etmesi durumunda bu kontratı karşılayabilme hakkına sahip.

Eric Gordon Suns ile 4 yıl ve 58 milyonluk bir kontrat imzaladı. Gordon Hornets'ta oynamak istemiyorum dese de Hornets'ın teklifi karşılayacağı konuşuluyor.

Micheal Beasley 3 yıl ve 18 milyonluk kontratta anlaştı. T-Wolves Beasley'i serbest bırakmıştı.

Spencer Hawes Sixers ile 2 yıl ve 13 milyona anlaştı.

Jason Terry Celtics ile 3 yıl ve 16 nilyon civarına anlaşmak üzere.

Earl Clark oyuncu opsiyonunu kullanıp Orlando Magic'te kaldı.

Steve Nash Los Angeles Lakers'ta!

Sonunda bir yüzük ihtimali var artık Steve Nash'in. Kanadalı ünlü ve hatta efsane oyun kurucu Steve Nash artık Kobe Bryant'ın takım arkadaşı. Bu takasta Seteve Nash Phoenix Suns ile önce 3 yıl ve 27 milyonluk tamamı garanti bir kontrat imzaladı ve hemen ardından çeşitli draft hakları, Lakers'ın trade exceptionı (takaslarda kullanılabilecek ek bütçe) ve 3 milyon $ nakit para karşılığında Lakers'a takas edildi. Nash Toronto'dan aldığı 36 milyonluk teklifi şampiyonluk ümidiyle reddetmiş oldu böylece. New York ve Dallas da Nash ile ciddi olarak ilgileniyor ancak 15-20 milyon arası teklifler yapabiliyorlardı.

Bu takasta Phoenix Suns Nash'i verirken şunları almış oldu:

3 milyon $
Lakers 2013 ilk tur draft hakkı
Lakers 2014 ikinci tur draft hakkı
Lakers 2015 ilk tur draft hakkı
Lakers 2016 ikinci tur draft hakkı
Yaklaşık 3 milyon $ trade exception

Dün Deron Williams'ın Nets'te 98 milyon ve 5 yıl karşılığında kaldığını yazmadık, keza önceden belliydi ve bundan bahsetmiştik. Şimdi her şeye karşın Howard'ı almayı tekrar deniyorlar ama ben ihtimal görmüyorum kendi adıma, olursa sürpriz olur. Nash takası ile Lakers gelecek sene için tekrar potada diyebiliriz. Nets ve Lakers'ın tekrar kuvvetlenmiş olması her iki yaka için de, basketbol kalitesi için de iyi haber.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Trabzonspor 2012-2013 Forma Numaraları

Aşağıda resmi sitede açıklanan tam liste (formalara yazılacak şekilleri de dahil) mevcut ve Burak Yılmaz'ın adı yok. Bu durumda sanırım Burak gitti diyebiliriz. Trabzon'a hayırlı uğurlu olsun.

Onur Kıvrak: 1 onur
Marek Cech: 5 cech
Souleman Bamba: 6 bamba
Robert Vittek: 7 vittek
Barış Özbek: 8 barış
Emre Güral: 9 emre
Adrian Mierzejewski: 10 adrian
Yasin Öztekin: 11 yasin
Paulo Henrique: 12 henrique
Soner Aydoğdu: 14 soner
Didier Zokora: 15 zokora
Aykut Akgün: 18 aykut
Gustavo Colman: 20 colman
Halil Altıntop: 21 altıntop
Mustafa Yumlu: 22 mustafa
Giray Kaçar: 23 giray
Alanzinho: 25 alanzinho
Marek Sapara: 27 sapara
Ondrej Celustka: 28 celustka
Tolga Zengin: 29 tolga
Serkan Balcı: 30 serkan
Ferhat Öztorun: 63 ferhat
Volkan Şen: 80 volkan şen
Zeki Ayvaz: 89 zeki
Zeki Yavru: 91 zeki
Olcan Adın: 92 olcan adın

3 Temmuz 2012 Salı

Howard'a Nets Yolu Tıkandı! Joe Johnson Nets'e Takas Oldu

Evet sonunda Dwight Howard efendi avucunu yalayacak konuma geldi sevgili okurlar. Çünkü Brooklyn Nets Anthony Morrow, Jordan Farmar, Deshawn Stevenson, Jordan Williams, Johan Petro, 2013 yılı ilk turu ilk 14 sıra korumalı bir paket karşılığında atlanta Hawks'tan Joe Johnson'ı kadrosuna kattı. Deshawn Stevenson serbest oyuncu olduğu için Nets'le tekrar bir kontrat imzalayıp pakete o şekilde dahil oldu, bu Stevenson için bir nevi piyango sayılabilir.

Dolayısıyla 90 milyonluk Johnson'ı getiren, Gearld Wallace ile 40 milyonluk bir kontrat imzalayan, Brook Lopez'le muhtemelen 50 milyonluk bir kontrat tazeleyecek olan ötesinde Johson'ın gelmesiyle büyük ihtimalle Deron Williams'ın takımda kalacağına dair söz alan ve en az 80-90 milyonluk bir kontrat yapacak olan Nets otomatik olarak Howard senaryolarından çıkmış oluyor. Bakalım Howard şimdi ne nağmeler yakacak, D-Will de onu satmışken...

Atlanta sadece Johson'ı değil, aynı zamanda Marvin Williams'ı da gönderdi. Utah Jazz ile yapılan takasta Devin Harris'e karşılık M-Will Utah yolunu tuttu. Devin Harris'in kontratı 8.5 milyon ve 1 senelik. M-Will ise 2 sene ve yaklaşık 16 milyonluk bir kontrata sahipti. Yani gelecek sezon için artık Atlanta da Howard'ın potansiyel olarak imza atabileceği bir bütçeye sahip oldu. Howard Atlanta doğumlu ve liseye kadar da orada eğitim hayatını sürdürmüş bir isim. Bu kozu kullanmak isteyen Atlanta'nın adı önümüzdeki günlerde sık sık takas haberlerinde geçecektir. Keza Atlanta Al Horford gibi Magic'in almak isteyeceği genç bir uzuna da sahip. Horford ile ilgili tek kafa karıştıran konu son dönemde geçirdiği sakatlıklar. Yine de Howard'ı bedavaya kaybetmekten çok çok iyidir onun gelmesi.

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Howard Takası, Ömer Aşık Transferi, Garnett ve Diğerleri

Dwigth Howard efendi "Listemde tek bir takım var, eğer o takıma gidemeyeceksem son sezonumu Orlando'da oynayıp serbest oyuncu olduğumda yolumu kendim çizeceğim, takas edilmek istiyorum." demiş. Cuma günü Howard'la bu konuları görüşen yeni GM Hennigan da sadece son 3 kelimeyi anlamış olacak ki hemen Lakers ve Rockets ile görüşmelere başlamış. Gözüken o ki Hennigan'ın gözü kara ve pek kimseye pabuç bırakmayacak. Dolayısıyla Howard'ın istediği tek takım dışında başka yerlere de takas olma olasılığı çok yüksek. Keza NBA'de oyuncular bir nevi "mal" ve her birinin ticareti yapılabiliyor. O nedenle "ben de insanım" diyen Howard Orlando'dan gitmeyi zaten hak etti.

Milli pivotumuz Ömer Aşık bir kaç gündür Houston ile görüşüyordu. Houston Ömer'e 3 senelik ve 25 milyonluk bir kontrat önerisinde bulundu. Chicago'nun Ömer sınırlı serbest oyuncu olduğu ve sezon sonu kendisine "eşdeğer teklif" yani "qualifying offer" yapmış olması nedeniyle bu kontratı karşılayıp onu takımda tutma imkanı var. Draftte Bulls tercihini kadrodaki bolluğa rağmen oyun kurucudan yana kullanmıştı.

Kevin Garnett Celtics ile 3 sene ve 34 milyonluk bir kontrat uzatmaya imza atarak belki de kariyerini Boston'da sonlandıracağının sinyalini vermiş oldu. Garnett'in kontratının son senesi tıpkı Pierce'ın gibi garanti değil. dolayısıyla kurt Danny Ainge 2 sezon sonra yeniden yapılanmanın temellerini atmak isterse bir kalemde hem KG hem de PP'den kurtulabilecek.

Celtics ayrıca sanırım Ray Allen'ın ayrılma ihtimaline karşılık Dallas'tan Jason Terry ile görüşmelere başlamış.

Serbest oyuncu Deron Williams ise bugün Nets ve Dallas'la kontrat görüşmeleri yapacak. Nereyle anlaşırsa anlaşsın hemen akabinde imza atacağı takımın Howard takası için teklif hazırlayacağı sanırım bir ütopya değil.

Nets'in bir diğer serbest oyuncusu Gerald Wallace ise Nets'le yeniden anlaşarak takımda kaldı. Bu D-Will'i takımda tutmak için bir avntaj yaratmak anlamına gelebilir. Kontrat 4 sene ve 40 milyon değerinde.

38 yaşındaki Steve Nash ise sanırım dün sabah Toronto'dan gelen 3 sene ve 36 milyon değerindeki kontrat teklifiyle sarsılmıştır. Adam zaten Kanadalı ve Kanada Basketbolunun idari anlamda yönetimindeki en yukarıdaki adamlardan biri. Ben onun yerinde olsam balıklama atlardım bu teklife.

Joe Johnson da Nets'in radarındaymış. D-Will olsa da olmasa da Brooklyn'e taşınabilir 31 yaşındaki All-Star gard. Ayrıca Luis Scola ve O.J. Mayo'nun da adı Nets ile anılıyor.

Öte yandan Roy Hibbert Pacers'la 4 sene ve 58 milyonluk kontrat üzerinde anlaşarak takımda kaldı. Bu Hibbert'ın alabileceği maksimum kontrattı.

Nuggets ise Andre Miller'ı bırakmadı ve 3 sene-9 milyonluk bir kontrat ile 36'lık ismi takımda tuttu.

Sixers geçen sene takıma önemli katkı veren çaylak Lavoy Allen ile 2 sene ve 6 milyona tekrar anlaştı.

Hornets Wizards'tan takasla aldığı Rashard Lewis'in kontartındaki son seneyi satınalma opsiyonunu kullandı ve 13,7 milyona Lewis'i takımdan gönderdi. İster misin Lewis Magic'e dönsün?

11 Temmuz imzaların atılmaya başlanacağı gün, o güne kadar bir çok dedikodu ve haber gelecek kulaklara. Umarım biri Howard'ın, yerine Magic'e bir şeyler kazandırarak gittiği haberi olur.

29 Haziran 2012 Cuma

NBA Draft 2012 Sonuçları

Açıkçası Furkan Aldemir'in seçilmesini ama 30-40 arası gitmesini bekliyordum, 53. sıradan LA Clippers tarafından seçildi. İzzet Türkyılmaz için umut ışığı var diye düşünüyordum, şaşırtıcı şekilde Furkan'dan önce 50. sıradan Nuggets tarafından seçildi. İlkan Karaman ise tam anlamıyla ülkemiz ve sanırım kendisi adına sürpriz oldu ve 57. sırada Nets tarafından seçildi. Her üçü için de çok olumlu yorumlar var. Dediğim gibi Furkan zaten bir çok takımın takibindeydi ama NBA scoting sisteminin ne kadar gelişmiş olduğunu İzzet ile İlkan'ın seçilmesi sanırım ispatlıyor. Üçü içinde en büyük gelişmeye ihtiyaç duyulan noktanın kas yapıları ve kuvvet eksikliği olduğu yorumları yapılmakta. Umarım bu sene olmasa da eninde sonunda üçü de NBA'de oynama şansını yakalarlar.

Öte yandan Magic ise draft gecesi hiç bir takasa girişmeyip 19 ve 49. sıralardan normal seçim haklarını kullanmayı tercih etti. 19. sırada 2,04 boyundaki Uzun forvet Andrew Nicholson'ı seçti Magic. St.Bonaventure mezunu Nicholson, okul tarihinin en skorer, en blokçu, en isabetli şut kullanan oyuncular sıralamasında 2. sırada bulunuyor. Nicholson hücumda her alanda katkı alınabilecek, orta mesafe şutuna sahip, iyi bir blokçu. Zaman zaman üçlük kullanırken de görebilriz onu.

49. sıradan seçilen isim ise 2,07 boyundaki biraz topluca pivot Klyle O'Quinn oldu. Norfolk mezunu pivot Howard'ın eğlenceli karakterine sahip, takım arkadaşları tarafından çok sevilen, rakip koçların bile fazlasıyla takdir ettiği bir isim. Bir 10-12 kilo verirse daha atletik bir yapıya bürüneceği kesin olmakla beraber boyu bir 5-6 santim daha uzun olsa bu sıralara kalmayacağı düşünülen bir isim O'Quinn.

Her iki draft seçimi de Hennigan'ın pota altına derinlik katma düşüncesinde olduğunu gösteriyor. Bu da demek oluyor ki Howard ile gelecek hafta yapacağı görüşmeden sonra Hennigan takas konusunu hayata geçirebilir.

Draft'te ilk 3 sıradan Davis, Kidd-Gilchrist ve Beal'ın seçilmesi sürpriz olmadı. Üçü de son derece potansiyelli ve yıldız kumaşına sahip isimler. Özellikle Davis'in Hornets'ta ilk 5'e hemen yerleşeceğini, Beal'ın da Wizards'ta Arenas'ın parlak dönemlerine benzer bir performans sergileyeceğini düşünüyorum. Bu draft tekrar bize şunu göstermiş oldu ki NBA'e artık Amerika'dan uzun ve potansiyelli pivot yetişmiyor. Ne en üst sıradan giden pivot Leonard ne de sonrasında seçilen Melo ve Ezeli tek başlarına bir takımın yıldızı olacak isimler değiller. Bu nedenle önümüzdeki senelerde daha bir çok uzun kollu genç Avrupalı pivot NBA'e draft edilecektir.

26 Haziran 2012 Salı

Dwight Howard Takası Draft Gecesi Gelebilir

Howard'ın geçen sezon Orlando'ya çıkardığı sorunlar ve sonunda kaybedilen sezon bir çok kişinin kellesine mal oldu. Yeni GM Hennigan ise kararlı ve sert adımlarla giriş yaptı. Önce Yardımcı GM Twardzik ve 6 tane oyuncu ajanını (scout) kovdu hemen ardından Pistons'ın Yardımcı GM'i Perry'i Pistons'takinden daha geniş yetkilerle göreve getirdi. Gözüken o ki Koç mevzusundan daha ziyade Hennigan'ın hedefi draft gecesi bir şeyler yapabilmek. Ligde 12 senelik tecrübe sahibi Perry ile sanırım Howard'ı üst sıralardan draft hakları ve bir kaç kalbur üstü oyuncu karşılığında elden çıkarmaya hazırlanıyor Hennigan. Şu an için zaten Houston Howard'a talip durumda. Lowry ve Martin'i ellerinden çıkarıp yukarlardan draft hakkı alıp Howard takasında kullanmak istiyorlar. Önümüzdeki bir kaç gün heyecanlı, bol adrenalin ve dedikodulu geçecek anlaşılan.

Bu arada Washington Lewis'i Okafor ve Ariza karşılığında Hornets'a göndererek önemli bir hamle yapmış oldu. Hornets Washington'ın 46. sıra draft hakkını da aldı bu takasta. Okafor ve Ariza'nın 2şer senelik kontratları mevcutken, Lewis kontrtının son senesinde bu sezon itibariyle NBA'in en çok kazanan 2. ismi durumunda. Hornets'ın Lewis'in kontratını satın alması ya da almasa bile sezon sonu boşalan bütçeyi büyük bir isme imza attırmak için kullanması bekleniyor.

25 Haziran 2012 Pazartesi

Tekmeye Kafa Koymak

İngilizler bu adamı işte bu yüzden çok seviyorlar...

24 Haziran 2012 Pazar

Benim için Artık GS Basket Yok!

Bu adam GS Basket'in antrenörü olduğu sürece ne televizyonda ne de salonda asla GS maçı izlemeyeceğim. Ünal Aysal'ın Bülent Tulun'la birlikte yaptığı 2. büyük hatadır. Karakter apayrı bir şeydir. Hem Oktay Mahmuti'ye hem de Erman Kunter'e ciddi şekilde ayıp edilmiştir. Umarım her ikisi de yeni takımlarında çok başarılı olurlar."Yazık" edilebilecek tek kelimedir...

23 Haziran 2012 Cumartesi

Löw

Bizim Football Manager'da saatler harcayıp yeniden yapılanma, takımı gençleştirme, bunları yaparken de başarı kazanmaya devam etme çabalarıyla zar zor gerçekleştirdiğimiz işleri bu adam gerçek hayatta hem de bir Milli Takımla beceriyor. Daha evvel defalarca kez yazdım inanılmaz saygı duyuyor ve hocalığına imreniyorum diye, bu adam gerçekten muhteşem bir hoca. İleri üçlüsünü tek hamlede değiştirip bir çeyrek final maçına 3 değişik isimle çıkabilmesi, takımın yaş ortalamasını genel anlamda çok düşürmüş olması ama takım içindeki örnek profesyonelleri de koruması Löw'ü benim için Kaf Dağı'na tırmandırıyor.

Yunanistan maçı için söylenecek çok şey yok, yarı finalde daha fazla överiz kendisini. Başarıya aç ve her başarıda daha büyüğünü arzulayan adam Löw'ü şu aşağıdaki kötü huylarına rağmen çok beğeniyorum. (videoyu ilk papaboupadiop blogta gördüm.)

Orlando Magic Yeniden Yapılanıyor

Howard rezilliğiyle son bulan sezon sonunda koç Stan Van Gundy ve GM Otis Smith kovulmuştu. Yeni CEO Alex Martins köklü bir değişiklik peşindeydi ve radikal bir kararla Magic'i 30 yaşında gencecik bir adama Rob Hennigan'a teslim etti. Hennigan daha önce San Antonio Spurs'te 5. ya da 6. adam olarak görev almış oradan geçtiği Oklahoma City Thunders'ta ise GM yardımcısı olarak 4 sezon çalışmıştı.

Hennigan genç yaşında çok ciddi sorunların yaşandığı bir kazana düştü. Öncelikle bu takımın koçu olmaması, ötesinde şehirden ayrılmak isteyen Howard problemi bir hayli baş ağrıtacak. "İlk işimiz Howard'la görüşmek, onun kararına göre de bir yol haritası belirlemek olacak" diyor Hennigan. Howard'ın muhtemelen takas edileceğini düşünürsek en iyi geri dönüşü almak için uğraşacağı kesin genç GM'nin. Koç adayları içinde ise bugün için Indiana Pacers'tan Brian Shaw, Orlando eski asistan koçu Steve Clifford ve Golden State'ten Micheal Malone isimleri geçiyor. Shaw ve Malone'a hayır demem ama SVG etkisi beklemek bu isimlerden hata olur. Anlaşıldığı kadarıyla Shaw'un ismi öne çıkmış durumda. Shaw hatırlayanlar vardır eski de bir Magic oyuncusu.

Güleç yüzlü genç Hennigan'ın işi Orlando'da pek kolay olmayacak. Howard meselesi, bir çok takas olasılığı, huzursuz oyuncu ve taraftarlar... İngilizce'de tam oturduğu için Mike Bianchi'nin şu tabiriyle kapatalım: Welcome to Dwightmare!

22 Haziran 2012 Cuma

O Portekiz bu Portekiz mi?

Euro 2012 öncesi 3-1 kazandığımız maçta gördüğümüz Portekiz'in ölüm grubunda çeyrek final yapamayacağına kimsenin şüphesi yoktu. "0" çekmeleri kuvvetle muhtemeldi hatta. Bir çok bahis tutkunu arkadaşın kuşkusuz yaptığı bahisti Almanya-Hollanda gruptan çıkar bahsi. Ama işte bazen şeytan pabucu ters giydiriyor adama. Nerden bilebilirsiniz ki Hollanda bu kadar sorun yaşayacak takım içinde ve Almanlar bir an bile konsantrasyon kaybı yaşamayacaklar, üstüne üstlük bir de Ronaldo efendi Euro 2004'ten sonra ilk kez bir turnuvada takımını sürükleyecek!

Bence herşeyin başlangıcı Bento'nun turnuva öncesi son hazırlık maçında bizimle oynamaya karar verdiği gün başladı. Portekiz futbol tarihinin en önemli kararlarından biri. Biz her ne kadar beğenmesek de kendimizi bu takım kanat organizasyonundan, set hücumuna, kontra ataktan, Çanakkale geçilmez'e kadar her oyunu oynayabilecek takım. Yani bizde biraz Almanya, biraz Hollanda, Biraz Brezilya, zaman zaman İngiltere, yer yer İtalya saklı aslında. Böylesi karmaşık ve her soruya az da olsa cevabı olan bir takım Portekiz için derinlemesine daldıkları uykudan uyanmaları adına önemli bir fırsatmış meğer. Ronaldo'nun o maçta kaçırdığı penaltıdan, yedikleri her biri farklı yapıdaki 3 gole kadar her ayrıntı Eylül 2010'dan beri takımından başında olan Bento'nun aslında 2 senede yapamadığı ve öğrenemediği her şeyi 3 haftada sıfırdan başlayarak öğrenme sürecini başlatmış. Euro 2004 sonrası hiç bir turnuvada Ronaldo bu kadar hırslı, bu kadar konsantre ve bu kadar kuvvetli değildi. Paraya, üne, başarıya doymuş bir adamı bir lider haline getirmek ancak aklıselim bir düşünce ve yaklaşımın ürünü olabilir. Bento görünen o ki Yarı Final'de muhtemelen İspanya'ya kaybetseler bile takımın başında en az 2 sene daha kalacak ve öncesiyle, sonrasıyla bu yaz öğrendikleriyle Portekiz'i daha iyi yerlere taşıyacak. Tabii Avcı'yı sık sık anacağı ve ilk fırsatta, yine önemli bir turnuva öncesi maç isteyeceği kanaatimi de not olarak düşüyorum bu kadar tespitin sonuna.

Dün geceki maç Galatasaraylılar adına Baros'u 4. kez seyretmek demekti. Burada defalarca kez söylediği sözün Prag'tan duyulmadığını, duyulduysa da kulak arkası edildiğini gördük Bilek tarafından. Çelik değil ama çekingen Bilek tek forvet anlayışında elindeki en iyi malzemeyi kullandı belki ama yanında çay olmayan simit nasıl kuru geliyorsa Baros da öyle kaldı turnuvada, kuru ve tatsız. Glaatasaray'daki görüntüsünün aksine hep koştu, alan daralttı, orta sahaya gelip top aldı, akın başlattı belki ama yaptığı balı akıtacak bir kase yoktu yanında. Bu oyun anlayışı ile buraya kadar gelmeleri Advocaat ve Arshavin sayesindeydi, bu sefer o kadar şanslı değillerdi. Baros'a Rusya taraflarından bir müşteri getirmiş olabilir bu performans ama ben Fatih Terim olsam Baros'u falan bırakırVaclav Pilar'ın peşine düşerdim.

Almeida'lı Portekiz'i Baros'lu Çekleri geçerken izlemek ne kadar güzel olsa da, o Portekiz'i bu Portekiz yapan Avcı'nın çocukları da pek bir yakışırmış sanki bu turnuvaya.

30 Mayıs 2012 Çarşamba

İşini Sevmek

Ricky Rubio Havalimanında kardeşini beklerken NBA Konferans Finallerini izliyor. İşini sevmek demek bu olsa gerek.

27 Nisan 2012 Cuma

Hidayet Geri Döndü, Indiana'ya Karşı Oynayacak

Yüzündeki kırıklar nedeniyle 10 maç kaçıran ve play-off'a kadar dönüp dönmeyeceği belli olmayan Hidayet Türkoğlu parkelere geri döndü. Dün gece normal sezonun son maçında Magic'in bildiğimiz klasik kadrosundan sahada olan tek isim Hidayet'ti. 4 üçlük isabeti ve toplamda 18 sayısı ile 30 dakika sahada kaldı ve maskesiyle birlikte ilk 5'teki yerine döneceğinin kuvvetli sinyalini verdi.

Howard'ın şımarıklıkları sonrası gelen sakatlığı ve ameliyatının ardından sezonu 37-29 ile bitiren Magic'i adeta Allah korudu ve Chicago, Miami ve Boston üçlüsünden sıyrılarak sezonun son bölümünde 3. sıraya yerleşen Indiana ile ilk turu oynama şansını yakaladı. Howardsız bir Orlando için ilk turda eleyebileceği tek ekip Indiana'dır yukarıdaki 4'lüden. Big Baby'nin pivot olduğu bir takım ancak iyi dış savunma ve dış hücumla Indiana'yı geçebilir. 15 üçlük civarında isabet bulduğu ve Anderson'ı savunma ribauntlarına konsantre ettiği her akşam Orlando için galibiyet ihtimali vardır.

Dwight efendi beğenmese de bu takımın en büyük şansı Van Gundy gibi bir koçu olmasıdır. Dolayısıyla bu tur geçilecekse turu geçiren isim parkede koşturanlardan biri değil kenardaki şişman adam olacaktır.

Her zamanki iyi niyetim ve optimist yaklaşımımla Orlando turu 4-2 ile geçer diyip kaçıyorum.

6 Nisan 2012 Cuma

Hidayet'e Kamyon Çarptı

Fotoğraf Milliyet'ten, dirsek dün geceki maçta Carmelo Anthony'den. Kırık yok, 3 dikiş var diye sevinmiştik ama filmler çekildi acı gerçek ortaya çıktı. elmacık kemiği ve civarında kırıklar var, Hidayet bugün ameliyat oluyor, 3 hafta da sahalardan uzak kalacak, Play-off'a yetiştirmeye çalışacaklar genci. Geçmiş olsun Hidayet...

5 Nisan 2012 Perşembe

Neden Yazmıyorum?

Türk Futbolu ile ilgili zaten son zamanlarda bir şey yazdığım yok keyifsizlik ve huzursuzluğumdan bilen biliyor. Magic konusunda ise bu Dwight Howard yüzünden tadım iyice kaçtı. Camiayla adeta dalga geçiyor Howard. Son dönemde Van Gundy'nin gönderilmesi gerçekleşmezse takımda kalmama getirdi adeta konuyu ve mide bulandırdı. En güzeli sezon sonu bir kontrat uzatma imzalayıp göndermek, karşılığı olmasa bile razıyım artık, yazık etti koca camiaya. Öte yandan son dönemde Korumalı Futbol'da Sakarya'da çok önemli işler yaptık, 2.Lig'de şampiyonluğu garantileyip 1.lige yükseldik ve Üniversiteler Ligi'nde Türkiye'de ilk dörtteyiz, Boğaziçi ile yarı finalde oynayacağız. Kürek Hakemliği için Adanadaydım belli bir süre ve fazlasıyla yoğun olan işler, işler, işler...

İlk fırsatta Korumalı Futbol, sonra Magic ile ilgili derin yazılar var kafamda ama şimdilik yine ve yeniden girdaptan çıkmaya çalışıyorum.

Herkese selam, sevgi, saygı...

21 Mart 2012 Çarşamba

Orlando Magic 59 - 85 Chicago Bulls

Askerlik günlerimden bu yana ilk kez keşke sigara içicisi olsaymış, yıllar öncesinden içmeye başlamış olsaydım şunu dedim maçın devre arasında; şöyle iki nefes alıp balkonda, kendime gelseydim, dedim. Magic ile alakalı efkârım anlatılamaz, son periyodu izlemedim bile utancımdan; bakın, ben utandım diyorum, o kadar arkasında durduğumuz bu ekip adına ben utandım. Bu geceki Suns maçından sonra geniş bir özet yapmak dileğiyle…

19 Mart 2012 Pazartesi

Miami Heat 91 - 81 Orlando Magic

Sonunda bilgisayar ekranından kurtulup TV başında bir Orlando maçı izleyecek olmanın keyfiyle kurulduğumuz koltuktan izleyenleri sinir ataklarıyla hoplatan bir Magic basketbolu izledik gece gece… Magic basketbolcularının maç boyu top kaybetme yarışına şahit olduk. Orlando takımı adına bir önceki kazanılan maça göre gururlanabilecekleri TEK istatistik; bir önceki maç 22 top kaybı yapılmışken bu maç 18’de kalmış! Şunu kabul ediyoruz; Heat savunması lig ortalamasının üzerinde, çok pasa dayalı Orlando takımı olsa dahi karşılarındaki için boş şut bulma olanağı, ‘olanak’ seviyesine bile çıkamıyor zaman zaman. Maça da Magic’in pas trafiğini yavaşlatıcı olağanüstü bir baskıyla başlayan Heat karşısında affalayan bir takımı olduğunu gören SVG, ilk 8 dakikada üç mola kullanmak zorunda kaldı. Tabi zorunda kaldığı şey sadece mola almak da değildi, oyun planını da değiştirmek zorunda kaldı. Tepe pick&roll’lerini kusursuza yakın savunan Heat karşısında; coach SVG, topu daha çok içeriye ulaştırarak ilk önlemlerini aldı. Howard savunmasında ne kadar başarılı olsalar da savunma ribaundlarındaki zayıflıklarından yine de içeriyi zorlamak mantıklıydı. Maça da böyle tutunmaya çalıştılar, başarılı da olmadı değiller ama SVG’nin tahmin edemediği faktörler devreye girmekte gecikmedi her zamanki gibi. Öncelikle sezonun en göz alan adamı JJ, kara büyü yapılmışlar gibiydi. Bu sezon JJ’i seyretmemiş biri inanabilir yaptıklarına ama bu sezonki basketboluyla birçok kişiyi yeteneklerine inandırmış birini sahadakinin JJ olduğuna ikna edemezdiniz. Maç yorumlayan ağabeylerin dediği gibi ‘4 maçta 1 böyle bu herif’ lafı aşırı abartılı; bu sezon içeride oynanan bir Chicago maçı var bu şekilde anlamsız bir maç çıkardığı, onun dışında şutu girmediği gün dahi basiretsiz maçlar çıkarmadı JJ. Devreye giren ikinci faktör Hidayet’ti. Bıraktığı Rashard Lewis sakalıyla, onun ‘kontratına bol gelen’ halini anımsatıyordu sadece. Burada para/maaş hesabı yapmak hoşlanmadığımız, bize yakışmayan bir şey ama NBA basınında çokça dillendirilmeye başlandı artık, bu performanslarla dalga konusu bile olabilir. Her sezon kendini rölantiye aldığı yattığı dönemler oluyor, ki vücut sağlığı açısından anlayışla karşılanabilir bir şey fakat, bu sezon bu yatışları biraz daha arttırdı. Takımın hücumda bunalım geçirdiği dönemlerde en güvenilir el olması gerekirken, SVG onu toptan en uzak yere yolladı bu maçın sonunda hatta. Sadece bir hücumda topu eline verdiler; o da artık denenmedik adam kalmadığı için sırası geldi diye verildi. Artık playoff’larda komutayı ele alacağını umuyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu noktadan sonra Turkoğlu’nun 20’li 30’lu skorlar atması nadiren gerçekleşebilecek bir şey, ondan beklenen hücumu yönlendirmesi, tıpkı geçtiğimiz senelerdeki gibi. Devreden hiç çıkmayanlardan biri ise bu maçta ayrı bir vakaydı: Chris Duhon. O sahadayken hücumun girdiği bunalım anlatılacak gibi değil; SVG’nin yufka yüreğine duacı olabilir, nitekim sahada verdiği görüntü korkunç. Ish Smith’den biraz fazlası, bu sene öğrendiği yüzdeli üçlük atabilmek; bunun dışında baskı altında lise basketbolcuları kadar acemice top kayıpları yapıyor.

Kazanılan son Miami maçında, ikinci yarı o kadar etkili bir penetre savunması yapılmıştı ki; Heat, 15 ortalama üçlükle oynarken, o maçta 22 üçlük kullanmak zorunda bırakılmıştı. Dün geceki penetre savunmasının ise sürekliliği sağlanamadı, sadece bölüm bölüm geri düştükçe etkili oldu. Takım savunmasının yanında J-Rich’ten başta olmak üzere yalandan yapılan adam savunmaları da iki tane sağı solu belli olmayan adamın olduğu takıma karşı tolere edilmesi zor durumlara soktu Magic’i. Heat, yolu açık görünce, çok fazla dış şutlara başvurma ihtiyacı duymamış oldu, sadece 8 tane üçlük denediler. Savunmadaki bu bireysel istikrarsızlıklardan dolayı, SVG rotasyon dışına çıkmak zorunda kalıyor. Bu sezon ilk kez geçen maç, Turk/Q-Rich sahada beraber oldular. Baby’nin istikrarsızlığından dolayı, Howard’ın kenarda olduğu sürelerde çok fazla yemeyelim diye dua ediyoruz. Ryan Anderson, dün Bosh örneğinde olduğu gibi, rakibinden seri sayılar yerken el kol bağlı izlemek durumunda kalıyoruz SVG ile.

Takım kaybetmişken, eksikleri yazmanın kolaycılığına kaçmayalım. Bu gece Bulls ile oynuyor Magic. Soluklanmadan devam ediyoruz…

17 Mart 2012 Cumartesi

Orlando Magic 86 - 70 New Jersey Nets

Bu maçı uzun uzadıya anlatmanın bir manası yok. Magic takımından çok Nets’in yetersizliği belirledi maçı. Oyuncu kabiliyetiniz, kadro derinliğiniz sınırlı olabilir ama bu seviyede hiçbir antrenörün bir NBA takımını bu şekilde oynatmaya hakkı yoktur. Deron Williams’sız takım bu şekilde oynayacaksa, Avery Johnson’un o görevde işi ne? Genel geçer bir durumdur; alt sıralardaki takımlar sezon sonuna doğru, siz deyin oyuncuların sonraki sezon takımda olup olmama kaygısı, ben diyeyim coach’ların kıçı kurtarması, takım oyunu olarak yükselişe geçerler. Dünkü Nets takımı sezon öncesi kampın beşinci gününden bir görüntü verdi bizlere. Maçın 4. dakikasında mola alıp, mola dönüşü ilk hücumda bir de 20 sn.’lik mola aldığında acaba maçın ilerleyen dakikaları için ne gibi önemli tavsiyelerde bulundu AJ, çok merak ettim dün gece. Sezon ortasında Nba.com’un takımlar için yaptığı karnenin en kötü hocasıydı AJ (En iyi notu alan yani A+ alan dört hocadan biri de SVG idi).Açıkçası Gerald Wallace ile olabilecekleri geçen seneki Charlotte Bobcats takımı en fazla bu anlayışla. Onlar daha çok Brooklyn etiketiyle piyasa yapmaya devam etsinler. Her sene hayal kırıklığı olmaya devam edeceklerdir. Carmelo’nun canı sıkılır bir iki sene de Brooklyn’de takılır, sonra John Wall’u alırlar takasla, çılgın partiler gece hayatı muazzam, her sene de ellerine almaya devam ederler.
2012-2013 sezonu için de oynayacağını açıkladıktan sonraki ilk maçıydı Howard’ın. Hal ve hareketlerinden koca bir sıkıntıdan kurtulduğunun emarelerini gördük. Menajeri Dan Fegan ile ilgili sıkıntıları olduğu, kafasını karıştıran birinci unsurun o olduğu yönünde haberler dolaşıyor sık sık; her ne kadar bu konularda sır vermese de Howard… Maç öncesi ve sonrası sevincini, jameer ile olan röportajını izlemeniz Howard’ın ruh haliyle ilgili fikir verecektir. Maç la ilgili görülmesi gereken anlardan biri de, Baby Davis’in attığı basket faul sonrası bench’te oturan Howard’a doğru Melo- pitbull dansı yapmasıydı. Bu maç için yazılacak pek bir şey yok başta belirttiğim gibi… Howard’ın takasıyla ilgili bir yazı planladığım için de yazıyı burada sonlandırıyorum. Pazar gecesi Miami’ye gidiyor Magic. Saat 01.00’de Cnn-Türk’te olacak yanlış bilmiyorsam… Bir de ilgilenenlere bu sabah (Pazar sabahı saat 08.00’de) Formula-1, Avustralya GP ile başlıyor. Schumacher’ın iddialı olduğu bir sezon bizi bekliyor gibi. Ferrari taraftarları için ise kolay bir sezon olamayacak gözüküyor, yine Alonso’nun peygambervari performansları için dua edecekler.

15 Mart 2012 Perşembe

San Antonio Spurs 122-111 Orlando Magic

Bugünkü Orlando Sentinel’den George Diaz’ın dediği gibi; Orlando şehri, Dwight Howard sayesinde, NCAA oyunları için söylenen ‘Mart Çılgınlığını’ yaşamış oldu. Aslında bırakın Mart ayını, şu son 24 saatte o kadar şeyler konuşuldu söylendi ki, kafamız ‘git gel’lerden o kadar karıştı ki, bu son 24 saatten güzel bir film senaryosu çıkarılabilir diye düşünüyorum. Daha iki gün öncesine kadar herkes Howard’ı bir yerlere takas etmişti, dün geceki Spurs maçından önce sezonu Orlando’da tamamlayacağını açıkladı ancak Orlando yönetimi Howard’ın ETO’sunu yani o artı 1 sezon için serbest kalma opsiyonunu kullanma ihtimalini göz önüne alarak Dwight’tan, sonraki sezonu oynaması için garanti istedi. Bundan sonra, Orlando bu durum karşısında takas yapar kesin diye düşünüldü, ama maçtan sonra % 99 ihtimalle Howard’dan kontratını sonuna kadar götürme sözü aldılar, ve bir sene daha- gelecek sezon sonuna kadar Howard’ı takımda tutmayı başardılar. Sıcağı sıcağına yapılan röportajda, Howard, aslında pek de hoş (niyetli) olmayan tavsiyeler aldığını itiraf etti ve bu süreçte özellikle şehir taraftarında yarattığı hayal kırıklığından dolayı hepsinden özür diledi. Sezonun henüz başında, Carmelo vb. birçok insandan fikirler aldığını, bunun bir iş olduğunu ve herkesin geleceğini düşünmesi gerektiği şeklinde demeçler verdiğini dün gibi hatırlıyorum. Buna karşılık, Carmelo vb. adamlardan eğer tavsiye alacaksa Carmelo kafasında bir adam olduğunu ama o çok istediği şampiyonluk yüzüğünü rüyasında bile göremeyeceğini düşünmüş ve buna yakın şeyler yazmıştık. Açıkçası bu son itiraflarından, haklı çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Çünkü; şu aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi Magic takımındaki atmosfer, iklim bu tip kirli basit adi düşünceleri barındıramayacak kadar güzellikte elemanlara sahiptir. Basketbolunu çokça eleştirdiğimiz Nelson’dan, baygın surat Clark’a kadar herkes egolarını frenlemiş, bu takımın birer parçası olduğunun bilincinde insanlar.
Maça dönecek olursak: Bir gece önceki Miami galibiyetinin verdiği özgüvenle başladı Magic maça. Aslında maç başlangıçlarını, hücum tarafında kusursuza yakın oynayan bir SVG takımı var yıllardır. Bu seneki en büyük sıkıntı, çokça sıkıntısı çekilen, bench takımı yani ‘second unit’… İlk yedi-sekiz dakikadan sonra başlayan rotasyon Orlando takımına çok büyük zarar verdi Magic takımına; Spurs maçı da onlardan biriydi klasikleşen bir şekilde. Spurs ikinci takımı sahaya girdiğinde ilk yarıda Leonard ve Neal ile ikinci yarıda ise Manu ve Splitter ile rakibinin ikinci takımını ezdi geçti. Magic takımında, daha sonrasında birinci takımlar oyuna döndüğünde ritimlerini bulmaları kolay olmuyor, bu yüzden maç başlarında ortaya koyulan üstün hücum performansının pek bir manası da kalmıyor. Takasla da ne yazık ki, bench için, dilimizde tüy bitti gerçi, bir uzun takviyesi yapmayı uygun görmedi yönetim kademesi. Eğer Davis’in bu performasıyla mutluysalar diyeceğimiz bir şey yok ama, şu andaki hiçbir şeye benzemeyen saçma sapan basketboluyla Baby Davis, herhangi bir takımda bırakın süre almayı havlu bile sallayamaz, şu andaki süresi tamamen uzun yokluğundan. Asgari, Koufos gibi bir uzun katkısına bile çok ihtiyacı var Magic’in. (Hatta yaptığım Portland- Denver- Orlando arasındaki takas önerimle Nelson ve Q-rich karşılığında Felton ve Koufos’u bile takıma eklemiştim ama yönetim dikkate almadı sağolsun beni.) Yönetim Howard’a yoğunlaşmış olabilir ama Horford’un sağlıklı olması durumunda Atlanta ve Sixers’a bile elenebilir bu uzun rotasyonuyla. Sonuçta Howard peygamber değil, insan canlısı. Artık, Baby Davis hamlesinin iflas etmiş olduğunu itiraf etmek gerekiyor.
Nelson her nekedar ilk üç çeyrek insan üstü şut soksa da, Parker’ın hemen hiçbir penetresine engel olamadı. Üstüne Pick&roll savunmasında Baby Davis sıvayınca, üstüne de Nelson’un yedeği protez bacak Duhon olunca, baştan sona Parker’ın tecavüzüne sahne oldu maç. Pick& roll savunmasında oyun kurucunuz ya da dış oyuncunuz hiçbir çaba sarf etmeyince tüm savunma dengeniz bozuluyor ister istemez. Yani 5 gün önceki Pacers maçının yarısı savunma yapabilseydi Magic, maçı zorlanmadan kazanabilirdi ama bir gün önce Orlando’da Miami’ye karşı oynamış üst düzey mücadele vermiş bir takımın sahaya çıktığını da göz ardı etmiyoruz. Abartmıyorum, play-off’larda karşı karşıya gelse bu iki ekip Magic zorlanmadan süpürebilir Spurs’u. Ama sezon içinde her maç aynı performansı veremiyorsunuz, hele ki böyle bir sıkışık sezonda bu daha da zor bir hal alıyor. Bu maçla ilgili gözüme takılan bir adamdan da bir iki cümle bahsedeyim. Çok kısa süre alsa da DeAndre Liggins, belki bu takımda kendini gösteremeyecek ama, ileride eğer şansı da yardımcı olursa bir Trevor Ariza kalibresinde oyuncu olabilir. Şu anda basketbolu hala ham ama Ariza’nın da öyle kolay kolay bu işi öğrenemediğini görmezlikten gelemeyiz, Gerald Wallace’da aynı şekilde Sacramento’da kenarda oturduktan sonra geldiği nokta ortada, o yüzden Liggins için bir işaret koyalım buraya, ileride yüzümüzü kızartmaz umuyoruz.
Cuma gecesi artık Mehmet Okur’suz ama Gerald Wallace’lı Nets karşısında umarız zorlanmayız ama bu seneki bench’i ile Magic’ten bunu beklemek biraz zor…