Sayfalar

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Meydan Dayağı!


Cidden meydan dayağı dedikleri bu sanırım. Batman The Dark Knight Rises filminin çekimlerinde Batman ile Bane ahalileriyle birbirlerine giriyorlar. Filmin çekimini gizlice çekenlerin gözünden bizler de buna şahit oluyoruz. Çok keyifli ve yine unutulmaz bir film olacağı belli. Şuradaki dayağı Nolan'ın gözünden nasıl göreceğimizi de ziyadesiyle merak ediyorum. Buyrun Meydan Dayağına...

Milliyet İnternet Kimin Elinde Oyuncak Oluyor?

Yazık çoooook yazık. Bakınız efendim Culio'nun Orduspor'a transfer haberi, fotoğraf ise kimin? Tabii ki Insua'nın. Yani şu ortamda, Milliyet gibi bir gazetenin internet sitesinde şu seviyesizlikler doğru mu? Kimin ellerinde oyuncak Milliyet İnternet, kimler ne için para alıyorlar, yazııııııııık...

4 Ağustos 2011 Perşembe

Internet Gazeteciliğinin Suyu Çıkmış

Arkadaş yaptığınız haberin içini bir okuyun da ona göre atın manşetinizi. Sen Milliyet Gazetesinin bir çalışanısın, alelade bir yerde alelade bir iş yapmıyorsun ki. Yazık gerçekten yazık. Suyunu çıkarmışlar bu işin de...

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Fenerbahçe Düşmeyecekmiş (Kaynak: Digiturk Yönetimi)


Bugün Ligtv üyeliğimin sonlarına yaklaştığım için bir arayım dedim Digiturk müşteri hizmetlerini. Bakalım yeni fiyatlar nasıl, iptal ettirme durumu falan vs. konuları hakkında bilgi almaktı amacım. Her zaman yaklaşık 3-4 dakika beklediğim müşteri temsilcisi Hülya bu sefer şakkadanak telefonun karşı tarafındaydı. Hemen ilk lafım tebrik etmek oldu zaten beni bekletmedikleri için. O da hiç bozuntuya vermeden sanki bana özel bir durum varmış gibi ne demek efendim müşterilerimize her zaman en hızlı şekilde bize ulaşmalarını sağlamak bizim görevimiz dedi. De hadi oradan diyecektim orucun da kafamda yarattığı bulanıklıkla ama dilimi son anda tuttum. Neyse dedim. Bundan sonraki konuşmaları çok iyi hatırladığım için aynen yazıyorum. Bakalım siz ne şekil çıkarımlar elde edeceksiniz?


ozhano: Ben üyeliğimin bitiş tarihini öğrenmek istiyordum. Bilgi verebilir misiniz bu konu hakkında bana?

müşteri temsilcisi: Tabi Özhan Bey. Ama öncelikle güvenliğiniz açısından doğum yerinizi öğrenebilir miyim?

ozhano: Madrid kırsalları :)))

m.t.: Teşekkür ederim Özhan Bey. Bilgilerinize bakıyorum. Üyeliğinizin bitiş tarihi 28 Ağustos 2011.

ozhano: Tamam. Ben üyeliğimi iptal ettirmek istiyorum. Gerekli işlemleri başlatır mısınız?

m.t.: Özhan Bey, eğer bir sakıncası yoksa üyeliğinizi iptal ettirme sebebinizi öğrenebilir miyim?

ozhano: Daha ne olsun. Sonu birilerince önceden belirlenmiş bir filmi izliyormuşuz da haberim yokmuş. Film izlemek istersem sinemaya giderim zaten. Digiturk'e para vermeme gerek yok.

3-5 saniyelik sessizlik

m.t.: Anlıyorum Özhan Bey, yalnız daha bu konu hakkında son kararlar açıklanmadı federasyon tarafından. Ayın 15'inde yeni paket ve kampanyalarımızı size sunacağız o zamana kadar tüm kararlar belli olacak. Hem Fenerbahçe de büyük ihtimalle düşürülmeyecek!!!

ozhano: Tamam işte, ben de onu diyorum zaten. Ben Galatasaraylıyım.

Bu sefer ilkine göre daha uzun süren bir bekleyiş. Sanırım kendisi çam devirdik gördün mü dedi kendi kendine.

m.t.: Hımm. İptal konusunda yapmanız gerekenleri söylüyorum.

ozhano: Dinliyorum...

Nasıl gizli bir soruşturmaysa bu, Digiturk'un müşteri temsilcisi sonucun ne olacağı ne zaman karar alınacağı hususunda herşeyi biliyor. Ya da nabza göre şerbet veriyor. Ama "Ben Galatasaraylıyım zaten" dediğimde o suskunluk çok hoşuma gitti. Helal olsun Fenerbahçeli taraftarlara. Öyle bir korkutmuşlar ki Digiturk yönetimini iptal sebebini yuvarlak olarak söyleyen her müşterinin hemen Fenerbahçeli olduğunu zannediyorlar. Acıyorum bu Digiturk'e...

Galatasaray Kadar Taş Düşsün Başına!


Educatedear'dan muhteşem bir çalışma! Açlıktan gerilen yüz kaslarına boşalma sağlaması ümidiyle...

Bobo'nun Menajeri Var, Güzel mi Güzel!!!


Sevgili Cenky’nin yazdığı “Bobo’nun Nesi Var” başlıklı yazısını okuyunca transfer edildiğinde kulübün elde edeceği avantajlarla birlikte dezavantajlar da aklıma geldi. Bununla birlikte Bobo’nun transfer edilme gerekliliğine dair öne sürdüğü önermelere de karşı önermeler sunulabileceği de aşikar bir durum. Cenky’nin yazdıklarına ben de karşı bazı düşünceler belirteyim o zaman:

Yıllarca futbol içinde yaşamış bir insanın “Ne Forlan ne Drogba ne Fabiano hatta ne de Adebayor Galatasaray'a gelirse bence beklenen etkiyi yapacak adamlar değiller" önermesiyle yola çıkması başlı başına yanlış bana göre. Forlan, Drogba ya da Adebayor dediğimiz futbolcular saha içinde hele hele Fatih Terim gibi öncelikle hücumu düşünen bir teknik adamın önderliğinde bu lige üç- beş gömlek büyük futbolculardır. Saha dışında özellikle merchandising anlamında yaratacakları etkiyi küçümsemek ayrıca imkansız bir durum.

Diğer yandan Baros’un eski haline döneceği sadece Liverpool maçını baz alarak kabul ediliyorsa ben de Unterhaching, Vitesse ve Inter maçlarını önüne koyarım böyle bir şey söyleyen Cenky’nin. Dilerim ki Baros eski halinden daha da iyi olur ancak Fatih Terim acaba dönebilecek mi veya dönemeyecek mi diye papatya falı açacak hali yok. Ona doğrudan kullanabileceği ve oynadığı her takımda gol yükünün büyük kısmını üzerine almış bir futbolcu lazım. Böyle bir futbolcunun ismi Bobo olabilir ama Baros’un eski haline döndüğü düşünülürse zaten o zaman forvet transferine gerek yok kanımca. Diğer yandan Elmander’in futbol mentalitesi bakımından Baros’un ikiz kardeşi olduğunu düşündüğümden Fatih Terim’in bu iki futbolcuda olmayan meziyetlere sahip başka bir forvet aradığını düşünüyorum ki bu isim kesinlikle Bobo olamaz. Çünkü Bobo da gelirse Galatasaray’ın forvet hattında nur topu gibi bir üçüzü olur.

Bir de takım nasıl hemen rayına oturdu anlam veremedim. Sadece ve sadece Liverpool maçı ile bu lafın edildiği düşüncesindeyim. Tamam alınan galibiyet oynanan futbol kayda değer ve gelecek için umut verdi ama dediğim gibi bir maç ile bu yargıya varmak söz konusu olamaz. Takıma forvet hattında alternatif gerek demek de yanlış. Eğer gerektiğinde kenarda oturacak iyi bir forvet düşünüyorsan bu takımda Stancu var, Kazım var hatta Pino var. Zaten elinde mevcut o amaçla kullanabileceğin futbolcu. Takıma alternatif bir forvet değil doğrudan ilk 11’e konulacak ve herkesin doğrudan kabul edeceği büyüklükte bir isim gerekli. Maddiyat bahane ediliyorsa zaten eldekiler işi görür. Ne gerek var Bobo’ya.

Üstüne bir de bazı istatistikler vereyim:

Forlan 383 maç 175 gol Brezilya, ispanya ve İngiliz Liglerinde yaş:32
Drogba 346 maç 146 gol Fransız ve İngiliz Liglerinde yaş:33
Fabiano 280 maç 145 gol Brezilya, Portekiz ve İngiliz Liglerinde yaş:30
Adebayor 286 maç 102 gol Fransız ve İngiliz Liglerinde yaş:27
Bobo 252 maç 103 gol Türkiye ve Brezilya Liglerinde yaş:26

Son olarak Bobo'nun boşta olduğuna artık kimse inanmaz. Nasıl tam anlamıyla boşta anlam veremedim. Bu futbolcunun menajeri meşhur Juan Figer. Rentintas mıdır Rentistas mıdır ne zıkkımsa bu adamın kulübü şu anda o kulüp. Juan Figer’e sağlam bir bonservis vereceksin ilk etapta. Daha sonra her sözleşme yenileme dönemi geldiğinde Juan Figer’in “alırım, götürürüm Bobo’yu” laflarına karşılık imza parasını cebine koyacaksın. Hatta Cenky’nin dediği gibi Bobo Galatasaray’da muhteşem bir performans sergilerse Juan Figer gibi bir menajerin elinde kulüp olarak kukla olmaktan başka çaren kalmayacak. Üç beş artık ne istiyorsa cebine koyacaksın üstüne bir de futbolcunun aklını çelme gibi girişimlerinin olacağı da ayrı bir gerçek. Senden daha fazla para verene futbolcuyu göndermek için özel bir çaba sarfedecek sayın Figer. Yanlış anlaşılmasın; futbolcuya verilecek ücretin değil menajerin cukkalayacağı ücretin daha fazla olmasından bahsediyorum. Olmadı mı, Rentistas yine baştan. Yani yönetime çıkaracağı huzursuzluk ve senin takımında futbol oynadığı dönem içerisinde menajerine vereceğin ekstralarla zaten astarı yüzünden pahalıya gelecek Bobo’nun ve ne kadar iyi olursa olsun keşke almaz olaydık diyeceksin.

Sözün özü Cenky’nin düşündüğü bu transfer olasılığını muhakkak ki Galatasaray yönetimindeki komite düşünmüştür ancak Beşiktaş’ın ve Fenerbahçe’nin Juan Figer’in elindeki futbolculardan ve tabiî ki bu menajerden çektikleri akıllarına gelince "aman aman bizden uzak olsun" demişlerdir kesinlikle.

Cenky gibi bir futbol ulemasının Beşiktaş yönetiminin neden takımında bu kadar iyi bir performans sergileyen bir futbolcuyla anlaşıp sözleşmesini uzatmak yerine serbest bıraktığını düşünmesi gerekirdi ki düşünürse eminim bu transferin Galatasaray'a hayırdan çok şer getireceğini ve maddi anlamda hiç de azımsanmayacak meblalara ulaşılacağını anlayacaktır.

2 Ağustos 2011 Salı

Bobo'nun Nesi Var?

Dışarılarda onlarca milyon paraya, yaşı geçmiş yıldız eskilerini Galatasaray'a getirmeye çalışıyor yönetim. Ne Forlan ne Drogba ne Fabiano hatta ne de Adebayor Galatasaray'a gelirse bence beklenen etkiyi yapacak adamlar değiller. Baros eski haline doğru yaklaşırken, Elmander çok önemli bir kazanımken yeni gelecek bir para babası yıldızla huzur kaçırmaya ne gerek var anlamak mümkün değil. Takım raya oturdu. Bu sene için bu takıma sadece ve sadece bir alternatif gerek hücum hattında. Bana göre de bu adam Bobo'dan başkası değil. Adamın bonservisi elinde, hiçbir takımla anlaşmamış, tam anlamıyla boşta! Üstelik bu adam Türkiye'de çıktığı 193 resmi maçta 78 gol 28 asist istatistikleriyle oynamış, yedek kalmayı da dert etmeyecek bir adam, memleket tecrübesi olan bir adam. Adam Yahu!!! Ben Fatih Terim olsam, olamam ya oldum varsayalım, hazır bu kendini bilmez bazı elemanlar masraftan aşırı harcamadan falan söz ederken çekerdim Bobo'yu kenara, verirdim coşkuyu, attırırdım imzayı. Zor bir iş mi? Asla!!!!

Haydi Hoca, Haydi Yönetim, Galatasaray'ın, taraftarın parasını boşa harcamayın!!!

Hoppaaaaa!!!!!!