Sayfalar

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Messi Classic

Bu da "Herkes Messi'nin Peşinde"nin 2010 Afrika baskısı olsun. Fotoğraf Kore maçından. Afrika'dan aklımda kalan karelerden...

8 Temmuz 2010 Perşembe

Cana Susamış Cim Bom! İlk İmza!

Bakalım kana susamışlık mı yaptıracak bu adam yoksa Galatasaray'ın yıllardır orta sahada aradığı kan ve can mı olacak. Fransa kariyerinde izlediğim maçlarda fazlasıyla beğendiğim bir isimdi. EPL tecrübesiyle geliyor, umarım Linderoth sonrası çare olur. Hepimize hayırlı olsun Lorik Cana.

Mesut Özil Bizim Futbolcumuz Değil!

Levent Özçelik ve Ömer Üründül iş başındaydı Almanya - İspanya maçında TRT'de. Levent Özçelik zaman zaman başarılı anlatımlarla öne çıkan bir isim olsa da o da fantastik (!) anlatımlarıyla çoğu zaman maçın önüne geçip Üründülle beraber maçın içine edebilen bir ağabeyimiz. Bu ağabeyimizin diğer Almanya maçlarında diğer spikerlerin yaptığı ve benim artık duymaktan sıkıldığım hatta nefret ettiğim şu cümleyi söylemesiyle, ayıptır söylemesi 120 ekran LCD ekran televizyonu parçalamanın eşiğinden döndüm. Televizyona fırlattığım kumandanın fırlattığım yere varmamış olması çok şükür ki beni masraftan kurtarmış oldu ama içimdeki siniri bastırmaya yetmedi haliyle. Çıldırıyorum bu "bizim oyuncumuz" lafını duydukça!

Bakın arkadaşım Mesut Özil bizim oyuncumuz değildir. Mesut Özil 15.10.1988 Gelsenkirschen doğumlu, Rot-Weiss Essen altyapısından yetişme, Schalke'de sahne alma, Werder Bremen'de yıldız olma, Türk asıllı ama Türkiye'ye bayram ziyaretleri ve cenazelere iştirak etme dışında gelmemiş, Alman okullarında okuyup Alman Kültürü ile büyümüş, bildiği yabancı diller İngilizce ve Türkçe olan, Alman bir sevgilisi olan, Müslüman bir Alman'dır. Mesut Özil bir Alman'dır, defalarca kez kendini Alman hissettiğini söylemiş bir futbolcudur.

O yüzden Allah aşkına yeter artık!

Hamit, Halil, Yıldıray bizim oyuncumuzdur ama ne Mesut, ne Serdar ne de diğer Alman, İsviçre milli takımlarını seçmiş oyuncular bizim oyuncumuz değildir. Bırakın bu işleri. Delirtmeyin beni!

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Almanya-İspanya maç öncesi görüş…

 

Aylardan beri bugünü bekliyorum. Kısa ve öz de olsa dolu dolu yazabilmeyi. Turnuvanın en güzel ve heyecanlı maçlarında arasında gösterilmeye aday bir Almanya – İspanya maçı izleyeceğiz birazdan. Herkesin favorisi Almanya. Çünkü hem Arjantin hem de İngiltere’yi 4 golle eledi. Attıkları gollerin dışında oynadıkları güzel futbol da favori olarak gösterilmelerinin en büyük nedeni. Ama bu akşam için ben Almanya’nın İspanya’yı eleyebileceğinden çok emin değilim. Hatta finali Hollanda ile İspanya’nın oynamasını istiyorum. Bu da beni İspanya’nın Almanya’yı eleme ihtimaline meyillendiriyor. Sadece duygusal yaklaşmıyorum. Gerekçelerim var elbette.

Almanya çok iyi futbol oynadı hem İngiltere, hem de Arjantin maçında. Turnuva boyunca Arjantin için yapılan en önemli eleştiri ne idi? Takımın orta sahasız ya da 5 atakçı 5 savunmacı ile oynadıklarından dolayı yaşadıkları-yaşayacakları orta saha zaafıydı. Almanya maçında bunu yaşadılar. Veron o maçta oynamadı bile! Tek başına Mascherano’ya güvenmekse çok anlamsız kaldı. Sonuç orta sahasız bir Arjantin Almanya’dan 4 yedi!

Altın jenerasyon olarak gösterilen İngiliz takımında ise Capello Gerrad’ı sağ kanada, James Milner’ı da sol kanada koydu ve iki oyunucunun sahadan silinmesini sağladığı gibi bir de kanatları çok iyi kullanana Almanya’ya davetiye çıkardı. Stoperdeki ve defanstaki eksikler ve zaaflar da Almanya’nın affedemeyeceği şekildeydi ki Almanlar affetmedi ve kontraya çıktıkları 3 atakta 3 gol bulup İngilizleri kupadan sepetlediler.
Arjantin ve İngiltere orta sahaları, Khedira, Schweinsteiger, Müller ve Podolski’den oluşan futbolu iki yönlü oynayabilen Almanya’nın orta dörtlüsüne mağlup oldu. İngiltere’de birbirine benzeyen oyuncu fazlalığı ve yaratıcı oyuncu eksikliği ile Arjantin’de tek adam dayalı sistem iki takımın da sonunu getirdi. İki takımda da bahsettiğim bölgedeki zaaflar İspanya’da mevcut mu peki?

İspanya dünyanın en iyi orta sahasına sahiptir dese 100 kişiden kaçı hayır diyebilir? Xavi, Iniesta, Busquets bu yıl birarada  40′tan fazla maç yaparak inanılmaz bir uyum içinde. Busquets dışında Xavi de, Iniesta da maç sıkıştığında bireysel inisiyatif alıp skoru değiştirebilecek isimler ve oyunu çok iyi okuyup yönlendiriyorlar. Xabi Alonso sessiz maestro gibi. Uzaktan beklenmedik şutları ise skoru takımının lehine değiştirebilir. Tamam daha fazla zırvalayamayacağım bu adamlar hakkında.

 

Biraz önce İspanya’nın maça Torres’le değil de Pedro ile başlayacağı haberi bence İspanya’yı bir adım öne götürüyor. Gerçi Pedro Barcelona’da ilk 11′de çıktığı maçlarda değil de sonradan girdiği maçlarda daha iyi oyunlar sergiledi. (Şu anda Mustafa Doğan diyor ki…) İspanya’nın zaafı beklerinin ileri çıkması imiş. Arkalarında çok açık bırakıyorlarmış bu bekler. Çağdaş futbolda olması gereken şey de zaten bu değil mi? Beklerle hücuma destek vermek… Ayrıca Busquets ne güne duruyor? Bekler çıkınca bu iki oyuncunun kademesine girsin diye… Neyse Mustafa Doğan Alman’dır ondan diyelim…

Kıssadan hisse kalecisiyle, defansıyla, ortasahası ve forvetiyle dünyanın en iyi isimlerine sahip İspanya, bence bir adım önde olan takım. Hem daha iki yıl önce Avrupa’nın en büyüğü olan takım İspanya finalde Almaya’yı elememiş miydi? Almanya ise yakaladığı İspanya’dan çok daha iyi olduğu için Arjantin ve İngiltere’ye karşı aldıkları galibiyetlerin getirdiği hava ile İspanya’yı eleyebilir. Bence bu maçta İspanyol orta sahasında Mesut Özil kaybolabilir… Gönlüm İspanya’dan yana… İspanya çıksın ki dünya kupası “anadoluya” daha önce bu kupayı hiç kazanmamış bir takıma gitsin…

6 Temmuz 2010 Salı

Hafız Neler Oluyor Ya! Keita Satıldı!

İçimden küfürle karışık yorumlar yapmak, ağza alınmayacak sözler söylemek, ötesinde birilerine hakaret etmek geldi şu haberi duyduğumda. Başımdan aşağı dökülen kaynar su muydu soğuk su muydu çözemedim. Geçen sezon her ne kadar çirkeflikleri de olsa takımı sırtlayıp götürecek performans verebilen, takımı bazı maçlarda tek başına taşıyan adamdı Keita. Dünya Kupası'ndaki hareketleri mi yoksa ciddi parasızlık mı neden oldu satışa bilmiyorum ama önemli bir gücümüzü kaybettik. Arda bu tabloda satılmayacak demek ki, bu transferden ben bunu anlıyorum. Başka neyi anlıyorum, talibi gelirse Elano'nun da yolcu olduğunu. Başka başka? Gençlerle kendinden mucize yaratması beklenen bir adam olduğunu.

Şu tabloda tek güvenebildiğim adam Rijkaard. Gerçi Haldun'u gözünü kırpmadan satan bu zihniyet tazminatını ödeyecek adam bulursa Rijkaard'ı da satmaz mı? Satar.

Galatasaray sezona küçülerek başladı ve benim bu küçülen Galatasaray'ın resminde hala Leo Franco denen adamın sırıtıyor olmasına sinirim kabarıyor. Bravo Adnanlar, demek ki sizin 10 yabancıdan anladığınız Galatasaray'a yabancı 10 futbolcu ile sezona başlamakmış. Tebrikler, aynen devam, bozmayın hiç. Beğenmediğiniz Kewell'a muhtaç kalmazsınız inşallah.

Gurur

Çok büyük bir gurur bu. Genç yaşta Boston gibi takıma çare olarak gitti Semih. NBA'deki 4. aktif Türk oyuncu olacak ve biz onu parkede her gördüğümüzde o büyük gururu, hazzı yaşayacağız. Başarılar Semih, önün açık olsun...

4 Temmuz 2010 Pazar

Mutlu Yıllar Cenky!


Ne bir bahane bulacağım, ne türlü namelerle kıvırmaya çalışacağım. Bir kişi hayatta sırtını rahatlıkla dayayabileceği bir numaralı insanın doğumgününü unutmamalıydı. Ama işte ben bu yüzden doğum günümün kutlanmasını istemiyorum. 1 hafta önce benim doğumgünümü o kadar güzel kutlamışken ben ne yaptım? Doğum gününü unuttum. Böyle olunca daha bir acı oldu benim içim ki ilk söylenince yüzümü gördün. Ben de seninkini tabiki. Kırıklık tabiki vardı ama gülüyordu gözlerin hala daha. İşte anla beni be patron. Benim DNA'mda doğum günü kutlama olayı yok. Kodum bozuk. Gırgırla, espri ile işi düzeltmeye çalışmıyorum. Evet unuttum haklısın ama beni biliyorsun sen benim en iyi arkadaşım, kardeşim, abim, dostumsun. Her zaman her yerde omuz omuza olmak dileğiyle Selma Teyzem ile Adnan Amcam İYİ Kİ SENİ DÜNYAYA GETİRMİŞLER ve İYİ Kİ BİR ARADAYIZ ve İYİ Kİ ÇOBANSALATA'YA BENİ KATTIN. BÜYÜKSÜN PATRON...

(Bir de bugün senin doğumgünün olduğu söylendiğinde "yaw Cenky'nin doğumgünü 5 Temmuz değil miydi?" demedim mi, yani istemeden pislemiştim, kurtaracağım derken üstüne de sıvamış oldum. Aslında doğumgününü biliyordum, jeton hemen düştü ama salağa yatmaya çalışma ve işi kotaramama böyle oluyor işte.)

Adam Olamazsın Dedim

Ronaldo İspanya Maçı sonunda kendisini görüntülemek isteyen kameraman ve muhabire saldırmak üzereyken...

Ben Sana
94 Milyon Euro etmezsin
Yıldız olamazsın
Değil
Adam Olamazsın
Dedim

Kaleci Dediğin

Bu Dünya Kupası'nda nedense kalecilere taktım. Şu müthiş bir enstantane benim için. Skatelenburg Brezilya karşısında o anda 1-0 mağlup olan takımını inanılmaz bir refleksle ipten alırken...

31!

Ve 31'i 1 geçer...