Sayfalar

28 Mart 2009 Cumartesi

Bucks Yine Hafif Geldi

Muazzam bir oyun oldu Magic için. Gerçek bir takım oyunu ve paylaşım sergilediler. Lewis ve Hidayet ön plana çıksalar da maçı bitirenler yedekler ve onların güzel desteği oldu. Lee yine geleceğe dönük olumlu ışık verirken, Gortat ben bu takımda her zaman süre alırım der gibiydi. Redick'in moralli ve toparlanmış olması, Alston'ın senelerdir Magic'teymiş gibi oynaması önemli kazançlar. Zor bir 5 maçlık periyottan geceçek Orlando Magic, dileğimiz hepsini alması ama 4-1 de hoş olurdu. Bucks'ın da daha önce dediğim gibi bu haliyle play-off görmesi imkansıza yakın. Kalan maç fikstürleri de çok aleyhlerine. Redd ve Bogut olsaydı bile zordu, bu takımla hayal gibi.

Orlando vs Milwaukee Canlı Yayın

Bu akşam justin'de veya başka bir yerde iyi bir yayın yok, tvants'ı olanlar şu yayını denesinler, kalite fena değil.

tvants://tvants.ppnba.com/tvants/?k=0b155753113b5926b0b683ebad9e0945

27 Mart 2009 Cuma

Terim Kazanmak İstiyor


Volkan
Gökhan E.Aşık H.Balta İ.Üzülmez
Tuncay Emre B. Aurelio Arda
Semih Nihat

Yarınki İspanya maçı öncesi son basın toplantısını az önce yaptı Terim ve ben de izleme fırsatı buldum. Toplantı süresince ruh hali bir hayli pozitifti. Güler yüzüyle adeta enerji saçtı etrafına. Çatışan, sıkıntılı halinden hiç eser kalmamış gibiydi. Servet'in, Topal'ın, Hamit'in olmadığı kadro yapısında defansta Galatasaray'ın mecburi tandemine sarılmış, Balta'dan boşalan beke de, benim şahsen hiç tutmadığım ama son haftalarda hakkını vermek gerek, iyi top oynayan Üzülmez'i koymuş Fatih Hoca. Ben defansta Sedat ya da Kaş'ı bekliyordum, Balta'yı da kendi yerinde görmeyi umuyordum.

Orta Saha ise oldukça ofansif. Tuncay'lı, Arda'lı, Emre'li orta saha, Marco'nun garantörlüğünde saldırmaya dönük bir yapıda. Önlerinde yeni sakatlıktan çıkmış olmasına rağmen rakibi iyi tanıyan Nihat ve çok sevdiğimiz sempatik adam Semih gol arayacaklar.

Hücumu seven bekler, hücum oyuncusu kanatlar ve çift forvet. Terim kazanmak istiyor, boğulursam büyük denizde boğulayım diyor. Bence haklı. Maç boyu defans yapıp ezilen, atağa çıkamayan bir Milli takıma hücum yapıp, rakibi tehdit ederken yenilen bir Milli takımı tercih ederim. İyimserim kendi adıma, farklı bir mağlubiyet falan asla beklemiyorum, tahminim gollü beraberlikten yana. Kazanırsak da şaşırmayacağım, bu çocuklar neleri başarmadılar ki!

MHK'nın Organize İşleri!

Türk Futbolunda son zamanlarda çok acayip işler oluyor. Şu anda futbolumuzu yöneten! federasyon ve ona bağlı kurullar içerisinde çokgarip işler meydana gelmeye başladı.Belirteceğim konu, Türk futbolunun ve hakemliğinin bu işleri kaldıramayacak ve mevcut konumlarını inatlakorumayı düşünmekten başka bir düşüncesi olmayan insanların elinde bulunduğunun en önemli göstergesidir.Futbolla haşır neşir olan herkesin bileceği gibi Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hala daha gözlerimizin önünde duruyor. Hatırlanacağı üzere maçın 44. dakikasında Ümit Karan taç çizgisinden kayarak buz kütlesinin içine dalmıştı. Belki topu dışarı çıkmadan yakalayamadığı için, belki faul yapıldığını düşündüğü için, belki de üzerinde kaydığı buz kütlesi canını acıttığı için Ümit Karan sinirlenmiş ve yerdeki su birikintisine vurmuş ve onun olduğu mesafeden epey uzakta olmasına rağmen Yardımcı hakem Erdinç Sezertam forması ıslanmıştı (3-5 damla su ile!). Hakem Yunus Yıldırım ise oyunu tekrar başlatırken yapılan ihlalin oyun alanı dışında olduğunu unutmuş ve maça Sivasspor endirekt vuruş ile başlamıştı ki kurallar maçın hakem atışı ile başlaması gerektiğini söylüyordu.Yani hakem çok önemli bir hata yapmıştı. Sonuç olarak 10 kişi kalan Galatasaray ikinci yarıda biri ofsayttan iki gol yemiş ve maçı kaybetmişti. Maç bitti, Yunus Yıldırım kendinden ve kararından emin bir şekilde televizyonlara ihlalin oyun alanı dışında olduğunu söyledi ve işte o laf mevcut maçtan ne kadar kopuk olduğunu ispatlamış oldu. Resmen itiraf niteliği taşıyordu bu söz maçtan sonra. Bu açıklamadan hareketle Galatasaray yönetimi maçta kural hatası olduğu ve tekrarlanması gerektiği talebiyle TFF'ye başvuruyor. Buraya kadar olaylar doğru, nizami bir seyirde izliyor.Ama olay bundan sonra patlak veriyor ve şu anki MHK'ya olan güvenin bitmesine neden olacak olaylar silsilesi başlıyor.Yunus Yıldırım aynı tv'de söylediği gibi raporunu yazıyor ve MHK'ya gönderiyor. Galatasaray'ın kural hatası nedeniyle itiraz edeceğini öğrenen MHK Genel Sekreteri Osman Avcı ise maçtan sonraki Pazartesi günü MHK'nın Toprak Center'da ki ofisine gelerek Yunus Yıldırım'ın doğru olarak yazmış olduğu disiplin raporunun hukuk kuruluna gönderilmiş olduğunu görüyor.Hemen can havli ile hukuk kuruluna giden Osman Avcı, oradan raporu tam anlamıyla aşırıyor ve sonra geri dönüyor.Bundan sonra organize işlerin ikinci bölümü için düğmeye basılıyor. Osman Avcı hemen Yunus Yıldırım'ı yanına çağırıyor ve beraber odaya kapanarak minareye göre kılıfı dikiyorlar. Sonuçta Yunus Yıldırm gibi bir FİFA hakemine!!! aslı ile alakası olmayan yeni bir rapor yazdırılıyor ve hukuk kuruluna ivedilikle "uygun rapor" gönderiliyor. Sonra ne mi oldu? Rapor değiştirildi, gerçekle alakası olmayan bilgiler ışığında Galatasaray'ın itirazı reddedildi. Namustan, şereften söz edenler, tüm kötülükleri geçmiş dönemlerden kaynaklandığını söyleyenler arka planda neler yapıyorlar görün işte. Galatasaray meşhur bildirisini yayınladığı zaman bayağı kızmıştım, gerek olmadığını düşünmüştüm. Ancak özellikle dün MHK Başkanı Oğuz Sarvan'ın utanmadan sıkılmadan "raporda değişiklik yapıldı"demesinden sonra o TFF'nin başındaki başkandan ziyade kabzımala benzeyen zatın neden hala daha olayla ilgili soruşturma açmadığını merak ediyorum. Bu olay o zaman Galatasaray'ın başına geldi. Bu yönetim futbolu idare ettikçe diğer takımların da ağzı yanacaktır. Bundan eminim. Ama inanın ki artık kızmıyorum bunlara kızamıyorum sadece acıyorum!!!

26 Mart 2009 Perşembe

Tabata, Wiki, Ayıp

Rodrigo Tabata'nın Galatasaray'ın takibine girdiği, başarılı performansıyla bir çokları tarafından da izlendiği söz konusu olunca biraz geçmişi hakkında araştırma yapmak istedim. İzlediğimiz maçlarda hepimizin çok beğendiği bir isim olan tabata acaba geçmişte neler yapmıştı merak ettim. En beynelminel kaynak olarak önce wikipedia'ya yazdım adını. Çıkan sayfada gördüklerim beni çok üzdü. Bir Türk olarak İngilizce wiki sayfasında yapılan bu ayıbı kabullenemedim. Gerçekten sinirlendim ötesinde. Sonrasında hesabımdan girip gerekli değişikliği yaparak bu ayıbı örttüm kendimce. Rodrigo Tabata ile ilgilenen takımlardan bazıları Galatasaray, F5, 8Tas olarak yazılmış ki bu tam bir terbiyesizlik benim ölçütlerimde. Nasıl Galatasaray'ı 6S olarak niteleyenleri eleştiriyor ve onlara tepki gösteriyorsak aynı şekilde bu ve benzeri hareketleri yapanlara da tepkimizi koymalıyız. Hadi yurt içi siteler, Türkçe ortamlarda yaptınız da kardeşim koskoca wikipedia'ya şu acayip harekete ne gerek var Allah Aşkına! Birbirimizi yabancılara karşı aşağılayalım, kötüleyelim, bir de zevk alalım o zaman bu işten. Ayıp ki ne ayıp! ne farkımız kalıyor o zaman Galatasaray'ın rakibi Leeds'i karşılayan, Fenerbahçe'nin rakibi Chelsea'yle konvoy yapan futbolun güzelliğinden bi haber, acayip insanlardan? Rodrigo Tabata gelsin Galatasaray'a ya da gelmesin hiç önemli değil de şu tip insanlar terketsin bu ülkeyi be kardeşim!

Kapışmayı Magic Kazandı

Çok zevkli ve çekişmeli bir maç oldu. 3. çeyrekte bir ara farkı 16 sayıya çıkarmış olsa da Magic, Celtics özellikle Pierce ve Allen'ın iyi oyunlarıyla maça ortak olup maçın son 8 saniyesinde 3 kez son topu kullanma şansı yakaladı. 3. çeyrekte kenara gelene kadar Hidayet çok iyi savunmuştu Pierce'ı ve Hidayet'in savunmasında sadece 2 basket bulabilmişti Pierce. Ancak 3. çeyrekte Hidayet'in yerine giren ve oldukça mutsuz, moralsiz gözüken Pietrus hiç tutamadı onu ve Pierce ritmini yakaladıktan sonra da ne Hidayet ne de Lewis durdurabildi onu. Son 18 dakikada üst üste bulduğu sayılarla neredeyse maçı da alacaktı. Celtics'de sakatlıktan dönen Garnett'i sahada gördüğümüz dönem sadce 1. ve 3. çeyreklerin ilk 8 dakikası oldu. Bu koç Rivers'ın bir süre daha devam edeceği ve Garnett'i sakatlıktan koruyup yavaş yavaş devreye alma taktiğiymiş, bizzat kendisi açıkladı, bir süre daha devam edecekmiş. Saha avantajı falan bizim için önemli değil, önemli olan tamamı sağlıklı bir kadroyla play-off'a girmek dedi Rivers ki bence de mantıklı. Magic cephesinde ilk 3 çeyreği muazzam oynayan Lewis ve Howard'ın son 6 dakikada adeta ortadan kaybolması play-off için iyi bir sinyal olmadı. Özellikle Howard'ın crunch time denilen maçın kopabileceği kritik dönemde kendinden emin olmayan şutları maçı Magic'in kaybetmesine de neden olabilirdi. Ötesinde bu gecenin en kötü ve en beklenmeyen hücum performansını Hidayet sergiledi. 18'de 3'lük şut isabeti kesinlikle Hidayet'in karakterini yansıtan cinsten değil. Daha da önemlisi 2-3 şutu hariç geri kalan tüm kaçırdıkları bomboş şutlar ve turnikeler. O kadar kötü bir gecesiydi ki Hidayet'in açın son 4 saniyesine girerken kesinlikle sokması geren serbest atışlardan birini kaçırarak maçı riske attı. Neyse ki son topta Pierce'ı faul hakkı dolmadığı MAgic'in önce faulle durdurdu ve zaman çaldı ve en son denemede de iyi savunmasıyla şut attırmayarak hatalarını telafi etti. Netice olarak Magic bu galibiyet üzerine istikrarını korursa büyük ihtimalle Doğu 2.si olarak kalır. Ancak maçın kırılma dakikalarında daha fazla sorumluluk alabilecek kafa yapısına ihtiyacı var Magic'in. Son 2 maçı Hidayet son çeyreklerdeki toplam 27 sayısıyla almıştı. Bugün o da kötü olunca başka sorumluluk alan çıkmadı ve alınan maç neredeyse altın tepside geri veriliyordu. Her şeye rağmen Magic gerçekten iyi bir takım olmuş durumda ve önemli bir avantaj yakaladı.

Orlando vs Boston Canlı Yayın

Hala ayakta olanlar için muhteşem kapışma burada:

http://www.justin.tv/lucho_champions1

veya

http://www.justin.tv/psnx1

iyi seyirler...

25 Mart 2009 Çarşamba

Galatasaray Anketleri

Blog'un 2 yazarı da Galatasaray taraftarı olunca haliyle şu çalkantılı günlerde bir çok soru üzerine iç tartışmalar yaşanıyor Çoban Salata'da. Tartışmalarımızı dışa yansıtarak bir de gelen giden, okuyan sizlere sormak istedik kafamızdaki soruları. Bu nedenle 2 Galatasaray anketi soktuk yayına. Birincisi kısa süreli ve Lincoln krizi üzerine. İkincisi ise gelecek sezona dönük olarak Galatasaray kadrosunda görmek istemediğimiz isimler üzerine yoğunlaşmış durumda. 2. anketin süresini 1 ay olarak belirledik ki daha objektif bir sonuca ulaşabilelim. Yorumunuz varsa bu postun altına bekleriz. Bakalım Galatasaray taraftaraları ne düşünüyor?

24 Mart 2009 Salı

Futbol Ne Güzel!

Aşağıdaki video terskademe'den. Kendileri çekip koymuşlar sanırım. Kerem adlı ufak Beşiktaş taraftarının renklere aşkını ve futbol sevgsini görünce bir sporsever olarak duygulanmak mümkün değil. Üstelik Kerem bizim memleketlimizmiş, Adapazarlı imiş. Sporun hep böylesi güzellikler getirmesi dileğiyle.

Bülent Üzerine Demirkol Tespiti

"Bülent Hoca’nın asıl adı Cesur’dur bilirsiniz. Ana-babası ona Cesur kardeşine de Mert adını koymuş. İşgüzar bir nüfus memuruna rast gelmişler, o Bülent yazmış deftere.
Cesur Korkmaz’a ‘korkak’ diyorlar şimdi. Lincoln’ü oynatmadığı için. ‘Ben oynamasam iyi olur, Brezilya’ya gideceğim. Lütfen beni gönderin diyen’, oynadığı her maçta kendisini yerlere atan, Galatasaray’a geldiğinden bu yana toplasan 5 deplasmana gitmeyen adam kahraman, UEFA Kupası Finali’nde çıkık kolla oynayan Büyük Kaptan ‘korkak’...
Şimdi söyleyin Lincoln’ü oynatmak mı korkaklıktır, oynatmamak mı? Tüm bu sıkıntıyı çekeceğini bile bile böyle bir karar verebilecek olan babayiğit var mı aranızda? Demek korkak! Tam tersine buna deli cesareti derler!
Yanlış, fazla defansif, fazla inatçı, gereksiz kavgacı, fazla cesur... Hepsini anlarım. Ama korkak!
Allah müstahakınızı versin emi!"

Geçen sezondan beri her Galatasaray konuşmamda her ortamda söylediğim sözdür Alman disiplini falan bitmiş, bunlar günü kurtarmaya, para kazanmaya bakan adamlar diye. Benim söylediklerimi önemsemeyenlere, Türkiye'nin en doğrucu, en dürüst kalemlerinden biri cevap vermiş, ne de iyi etmiş. Bülent'e en az yabancılara verdiğimiz kadar zaman vermemiz gerek, Galatasaray2ın evladı olarak en azından bunu hak ediyor.

Yine Bay 4. Çeyrek

Son New York maç yazısını alıp buraya koysak ama sadece Lewis yazan yerleri Howard ile değiştirsek bu maçı anlatmaya yetecek. 4. çeyreğin başına kadar çok iyi oynayan ve Alston, Lewis, Türkoğlu'nu kitleyen Knicks bu sefer Howard'ı durduramamasına rağmen 11 sayı öne de geçti. Howard'a sadece Lee ve biraz da 2. yarıda Johnson yardımcı olabilirken bir anda Bay 4. çeyrek Hidayet devreye girdi. O ana kadar sadece ve sadece 10'da 2 şut isabeti ile oynayan Hidayet son çeyreğin son 10 dakikasında ürettiği 12 sayıyla takımını tekrar devreye soktu ve Howard'ın enfes savunma performansı ile değerlenen bu oyunu Magic'e maçı getirdi. Maç boyu gülümseyen D'Antoni'nin son çeyrekteki keçileri kaçırmış hali "Ben napıyorum New York'ta Allah aşkına!" tadındaydı. Doğu 2.liği yolunda çok önemli bir engeli aşan Magic için belki de sezonun en önemli maçı Çarşamba akşamı Boston'a karşı olacak. Boston bu gece Clippers'ı geri dönen Garnett'li kadrosuyla yenince bir maç fazlası ile 2.liğe tutunmaya devam etti. 2 aşam sonra maçı kazanan takım %90 ihtimalle Doğu 2.si olacak ve olası bir Magic-Celtics eşleşmesinde saha avantajını elde edecek. Magic yaptıkları ve yapma ihtimali olanlarla heyecan vermeye devam ediyor.

Bu arada Alston takasında Memphis'e verdiğimiz ve 1 Mart'a salıverilen Foyle ile tekrar sözleşme yaptık. Böylece uzun rotasyonuna bir yedek daha kazanmış olduk. Foyle'a da jest oldu.

23 Mart 2009 Pazartesi

Bülent'in Galatasaray'a Attığı!!!

Geçenlerde sevgili Cenky'nin Bülent Korkmaz'la ilgili " Bülent'in GS'ye kattığı" başlıklı yazısına o zaman yorumumu yapacaktım ama tam emin olunca yaparım demiştim. Buyrun işte benim görüşüm:

YAZIK BU ÇOCUĞA!

OFFFFF OFF! DAHA NE YAZAYIM YUKARIDAKİLERİN ÜSTÜNE...
ADAM ÜZÜLDÜKÇE BEN KAHROLUYORUM. GİTSİN YA BU ÇOCUK YURTDIŞINA KURTARSIN KENDİNİ. TUGAY GİBİ TUNCAY GİBİ NİHAT GİBİ GİTSİN BU LİGDEN DE SIKINTIDAN STRESTEN KURTULSUN GARİBİM. GS' NİN YENİLDİĞİ HER MAÇTAN SONRA KENDİNİ YİYİP BİTİRİYOR. YÜZÜNDEN BELLİ OLUYOR ZATEN ÇEKTİĞİ ACI. GİT ARDA GİT. GİT DE KURTAR KENDİNİ. BU TARAFTAR SENİ ANLAYACAKTIR...

Hayırlı Evlat

22 Mart 2009 Pazar

118 Milyonluk Adam ve Bay 4. Çeyrek

Knics Lee bu maça sakat olduğu için çıkamayınca Magic'in bir numaralı silahı Howard'ı durdurabilmek için ciddi bir planla çıkmış sahaya. Howard'a gelen yardımlar ve yardım varken bile kalkan ellerle kapanan pas koridorları olunca Howard'ın hareket kabiliyeti önemli ölçüde kısıtlandı. Üzerine bir de Howard üzerinden hücum etmeye çalınca Knicks, Süpermen önemli bir faul problemine girdi. Howard'ın ilk çeyrekten sonra saha içi isabet bulaması çok önemli bir ispatı Knicks stratejisinin ulaştığı başarının. Diğer maçların aksine daha fazla insiyatif almaya çalışan Lewis ilk 3 çeyrekte 22 sayı üretip Lee ve Alston da ona destek verince maç son çeyreğe kadar başa baş gitti. Q-Rich'in eski günlerini hatırlattığı ve Nate "the Kryptonate" Robinson'ın skorer kimliğini öne çıkardığı maçın son çeyreğine damga vuran ise Hidayet'ti. Son 12 dakikaya 5 sayı ile giren Türkoğlu bu süreçte ürettiği 15 sayıyla Magic için ne kadar önemli bir isim olduğunu gösterdi. Lewis'in maç geneli Hidayet'in maç sonu performansı Magic'i 2. sıra yarışında tuttu ve Boston'un ensesinden ayırmadı. Birinin kontratı birinin yüreği çok büyük, o iki forvet dün gece Magic'i ayakta tuttu.