Sayfalar

24 Şubat 2009 Salı

Bülent Korkmaz-CENGAVER

Bülent Korkmaz...Cengaver...Çıkan koluyla devam ettiği maç sonunda değil çok öncelerde bu lakabı hak etmişti büyük kaptan. Ya da o maçtan sonra ona verilen bu lakabın ne kadar yerinde olduğunu anlaşıldı. Bülent Korkmaz' ın Galatasaray' a yaptıkları tartışılamayacak bir konu zaten. Zira ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
Gelgelelim bugüne... Adnan Polat ve ekibi sezon başında oldukça iddialı bir kadro kurdular. Çoğu Galatasaray taraftarı için rüya kadro tekrar kurulmuştu ve o meşhur 2000 ruhu geri gelmişti ki bana göre de öyleydi. Fakat getirilen teknik direktörü görünce Galatasaray' ın bu sezon ligi şampiyon olarak bitiremeyeceği kanaatine varmıştım. Şu ana kadar da yanıldığım söylenemez. (Skibbe beyefendi bir adam olmasına rağmen Galatasaray' ın, Leverkusen gibi bir takımdan 5 yediği için belki de, büyüklüğünü anlayamamıştı. Çıkardığı kadrolardan tutun da demeçlerine kadar herşey bunu doğrular nitelikteydi. ) Çoğu Galatasaray taraftarı da böyle düşünmeye başlamıştı. Peki hata neredeydi?Bir futbol takımının başarılı olması için öncelikle istikrar şarttır. Nitekim Fatih Terim döneminde 4 sene üstüste şampiyonluk ve nihayetinde UEFA ve SUPER KUPA'nın gelmesinin sebebi ne olursa olsun yönetimin Terim' e destek vermesiydi. Ardından gelen Lucescu' ya da aynı destek verilseydi (o da seçim oyunlarına kurban gitti) Galatasaray şu an bulunduğu yerden çok çok daha iyi yerlerde olurdu-ki Super kupayı o getirdi- Peki neden Skibbe için "yönetim destek vermeliydi" diyemiyorum?Sebebi açık. Skibbe' de o vizyon yok da ondan. Yardımcıları görevden alındığında masaya yumruğunu vurabilseydi şu an bunlar olmazdı. Nitekim vuramayışı onun sonunu getirdi. Sahadaki futbolcu da bunun farkındaydı. Son Kocaeli maçında futbolcuların oynamaya çalıştığı şeyden belliydi hocanın sözünün geçerliliği.Peki Skibbe' yi gönderme cesareti gösteren yönetim bundan sonra ne yapar? Bir kere Skibbe' den daha kötü olamayacağı için Bülent Hoca'nın bir şansı var.Fakat tahammül gösterilmesi gerekir. Ama getiriliş şekline baktığımda sanki günü kurtaarmak için getirilmiş gibi geliyor bana.Açıkçası ben Bülent Hoca' nın şu ana kadarki teknik direktörlük kariyerine baktığım zaman bu yükü kaldırabileceğini düşünmüyorum. Bunun dışında bence Lincoln, Baros,Kewell gibi futbolcularla sorun yaşayacaktır.Çünkü egosu çok fazla olan biri. Bir Hakan Şükür değil tabi. Takımda otorite kurmak için başka arayışlara girerse Lincoln gibi disiplini sevmeyen oyuncularla ters düşecektir.Eğer yönetim hocaya sabreder ve seneye de Lincoln' ü satarsa seneye bu takım daha iyi olur. Özellikle Lincoln dememin sebebi Bülent Hoca'nın önceki demeçleri değil Lincoln' ün bugüne kadar yaptıklarıdır. Kaldıki ikinci yarıda sergilediği futbol da beni destekler nitelikte. Avrupa' da sergilenen futbolun sebebi ise Avrupa' nın vitrin olmasıdır. Aman bırakın kendini göstersin de daha fazla zarar etmeden kurtulalım Lincoln' den. Daha doğrusu disiplinsizliğinden.Kısacası cengaverin ne yapacağı başta futbolcularla kurduğu ilişkilere, sonra taraftara ve tabiki aldığı skorlara bağlı.Aksi halde onun da ipi çekilir.Zira Türk futbolu bu çarkta kimleri öğütmedi ki...

written by joan capdevilla

Alper Tezcan'ın UEFA Madalyası ve Buhar Olan Teklif

Alper Tezcan katıldığı bir televizyon programında kendisine sorulan bir soru üzerine UEFA madalyası için enyüksek teklif olan 200000 TL'lik teklifi veren kişi ile görüştüğünü ve o kişinin de sözü edilen teklifi vermeyi bırakın kendisinden bile daha kötü durumda olduğunu açıkladı.Programda ısrarla maddi yardımlar istemesi üzerine Alper Tezcan yayından alındı.

Anlamadığım şu; bu insan hiç çalışamayacak durumda mı acaba ya da ciddi bir rahatsızlığı var mı da böyle etraftan para yardımı isteğinde bulunuyor veya geçmişte büyük takımlarda oynayan bir insan normal insanlar gibi normal işlerde çalışamaz mı?

Kısacası artık kabak tadı vermeye başladı bu olay Alper. Tamam reklamını yaptın eyvallah dedik ama işin iyice cılkını çıkardın bana göre. Şu an ne kadar kötü durumda olduğunu bilmiyorum ama sen de bu ülkenin %99'u gibi ekmeğini taştan çıkartıp mutfakta iki tas çorbanı kaynatıp karnını doyurabilirsin diye düşünüyorum. Ancak bu zor geliyorsa veya derdin meblağ olarak büyük paralar ise kusura bakma kimse yemez artık bu son yaptıklarından sonra.

Diğer taraftan Alper'i hiçbir zaman bir Şükür ile ya da Korkmaz ile karşılaştırmam fakat yine de madem böyle bir haber çıktı yöneticilerin Alper ile görüşmeleri ve gerekirse az-çok yardım etmeleri düşüncem hala daha devam ediyor.

23 Şubat 2009 Pazartesi