Sayfalar

21 Mart 2012 Çarşamba

Orlando Magic 59 - 85 Chicago Bulls

Askerlik günlerimden bu yana ilk kez keşke sigara içicisi olsaymış, yıllar öncesinden içmeye başlamış olsaydım şunu dedim maçın devre arasında; şöyle iki nefes alıp balkonda, kendime gelseydim, dedim. Magic ile alakalı efkârım anlatılamaz, son periyodu izlemedim bile utancımdan; bakın, ben utandım diyorum, o kadar arkasında durduğumuz bu ekip adına ben utandım. Bu geceki Suns maçından sonra geniş bir özet yapmak dileğiyle…

19 Mart 2012 Pazartesi

Miami Heat 91 - 81 Orlando Magic

Sonunda bilgisayar ekranından kurtulup TV başında bir Orlando maçı izleyecek olmanın keyfiyle kurulduğumuz koltuktan izleyenleri sinir ataklarıyla hoplatan bir Magic basketbolu izledik gece gece… Magic basketbolcularının maç boyu top kaybetme yarışına şahit olduk. Orlando takımı adına bir önceki kazanılan maça göre gururlanabilecekleri TEK istatistik; bir önceki maç 22 top kaybı yapılmışken bu maç 18’de kalmış! Şunu kabul ediyoruz; Heat savunması lig ortalamasının üzerinde, çok pasa dayalı Orlando takımı olsa dahi karşılarındaki için boş şut bulma olanağı, ‘olanak’ seviyesine bile çıkamıyor zaman zaman. Maça da Magic’in pas trafiğini yavaşlatıcı olağanüstü bir baskıyla başlayan Heat karşısında affalayan bir takımı olduğunu gören SVG, ilk 8 dakikada üç mola kullanmak zorunda kaldı. Tabi zorunda kaldığı şey sadece mola almak da değildi, oyun planını da değiştirmek zorunda kaldı. Tepe pick&roll’lerini kusursuza yakın savunan Heat karşısında; coach SVG, topu daha çok içeriye ulaştırarak ilk önlemlerini aldı. Howard savunmasında ne kadar başarılı olsalar da savunma ribaundlarındaki zayıflıklarından yine de içeriyi zorlamak mantıklıydı. Maça da böyle tutunmaya çalıştılar, başarılı da olmadı değiller ama SVG’nin tahmin edemediği faktörler devreye girmekte gecikmedi her zamanki gibi. Öncelikle sezonun en göz alan adamı JJ, kara büyü yapılmışlar gibiydi. Bu sezon JJ’i seyretmemiş biri inanabilir yaptıklarına ama bu sezonki basketboluyla birçok kişiyi yeteneklerine inandırmış birini sahadakinin JJ olduğuna ikna edemezdiniz. Maç yorumlayan ağabeylerin dediği gibi ‘4 maçta 1 böyle bu herif’ lafı aşırı abartılı; bu sezon içeride oynanan bir Chicago maçı var bu şekilde anlamsız bir maç çıkardığı, onun dışında şutu girmediği gün dahi basiretsiz maçlar çıkarmadı JJ. Devreye giren ikinci faktör Hidayet’ti. Bıraktığı Rashard Lewis sakalıyla, onun ‘kontratına bol gelen’ halini anımsatıyordu sadece. Burada para/maaş hesabı yapmak hoşlanmadığımız, bize yakışmayan bir şey ama NBA basınında çokça dillendirilmeye başlandı artık, bu performanslarla dalga konusu bile olabilir. Her sezon kendini rölantiye aldığı yattığı dönemler oluyor, ki vücut sağlığı açısından anlayışla karşılanabilir bir şey fakat, bu sezon bu yatışları biraz daha arttırdı. Takımın hücumda bunalım geçirdiği dönemlerde en güvenilir el olması gerekirken, SVG onu toptan en uzak yere yolladı bu maçın sonunda hatta. Sadece bir hücumda topu eline verdiler; o da artık denenmedik adam kalmadığı için sırası geldi diye verildi. Artık playoff’larda komutayı ele alacağını umuyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu noktadan sonra Turkoğlu’nun 20’li 30’lu skorlar atması nadiren gerçekleşebilecek bir şey, ondan beklenen hücumu yönlendirmesi, tıpkı geçtiğimiz senelerdeki gibi. Devreden hiç çıkmayanlardan biri ise bu maçta ayrı bir vakaydı: Chris Duhon. O sahadayken hücumun girdiği bunalım anlatılacak gibi değil; SVG’nin yufka yüreğine duacı olabilir, nitekim sahada verdiği görüntü korkunç. Ish Smith’den biraz fazlası, bu sene öğrendiği yüzdeli üçlük atabilmek; bunun dışında baskı altında lise basketbolcuları kadar acemice top kayıpları yapıyor.

Kazanılan son Miami maçında, ikinci yarı o kadar etkili bir penetre savunması yapılmıştı ki; Heat, 15 ortalama üçlükle oynarken, o maçta 22 üçlük kullanmak zorunda bırakılmıştı. Dün geceki penetre savunmasının ise sürekliliği sağlanamadı, sadece bölüm bölüm geri düştükçe etkili oldu. Takım savunmasının yanında J-Rich’ten başta olmak üzere yalandan yapılan adam savunmaları da iki tane sağı solu belli olmayan adamın olduğu takıma karşı tolere edilmesi zor durumlara soktu Magic’i. Heat, yolu açık görünce, çok fazla dış şutlara başvurma ihtiyacı duymamış oldu, sadece 8 tane üçlük denediler. Savunmadaki bu bireysel istikrarsızlıklardan dolayı, SVG rotasyon dışına çıkmak zorunda kalıyor. Bu sezon ilk kez geçen maç, Turk/Q-Rich sahada beraber oldular. Baby’nin istikrarsızlığından dolayı, Howard’ın kenarda olduğu sürelerde çok fazla yemeyelim diye dua ediyoruz. Ryan Anderson, dün Bosh örneğinde olduğu gibi, rakibinden seri sayılar yerken el kol bağlı izlemek durumunda kalıyoruz SVG ile.

Takım kaybetmişken, eksikleri yazmanın kolaycılığına kaçmayalım. Bu gece Bulls ile oynuyor Magic. Soluklanmadan devam ediyoruz…

Kestane Kebap, Ali Koç'a Anında Cevap

Bugün Ligtv yayınına katılan Ali Koç'un Galatasaray statında sıralandırdığı olayların karşılığı olarak ben de buraya birşeyler yazayım.

Mesela ne yazayım:

1995 Yılında sırf Galatasaray'a kupa verdi diye Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'nın kafasına şişe atıldığı yer: Şükrü Saraçoğlu..

Yönetim marifetiyle 6 Mayıs 2001'de Galatasaray taraftarının olduğu tribünlere tezek, sidik torbaları konulan yer: Şükrü Saraçoğlu

2001'de Soyunma odası koridorlarında taraftarların futbolcu tartakladığı yer: Şükrü Saraçoğlu

16 Şubat 2002’de Lucescu ve yedek oyuncularına ayran kutularının fırlatıldığı yer: Şükrü Saraçoğlu
Rakip takım oyuncularının stat otoparkında hem kulübün adamları ve hem de Fenerbahçeli futbolcular tarafından dövüldüğü yer: Şükrü Saraçoğlu

Galatasaraylı futbolcularının kafalarına yumurta atılan yer: Şükrü Saraçoğlu

Galatasaraylı oyuncuların saha kenarında ısındırılmadığı yer : Şükrü Saraçoğlu..
Yayıncı kuruluşun kablolarının kesilerek yayının durdurulmaya çalışıldığı stat yine Şükrü Saraçoğlu....

Bitti mi? Tabiki hayır

Mondragon’un koruduğu kaleye ses bombası atılıp maç boyu sağır olarak maça devam etmesinin sağlandığı yer: Şükrü Saraçoğlu

Erik Gerets’in alnının atılan çakmak sebebiyle açıldığı yer: Şükrü Saraçoğlu
17 Mart 2012’de Fatih Terim’in kaşının açılması olayının yaşandığı yer: Şükrü Saraçoğlu

17 Mart 2012’de Hasan Şaş’ın kafasındaki –bazı aklıevvellere göre tam bir muamma olan bir olay- kanama olayının yaşandığı yer: Şükrü Saraçoğlu

Sevgili Ali Koç sen sıraladın Galatasaray stadında yaşananları da, biz de sıralarsak yok birbirimizden farkımız.

-------------------

Pardon var birbirimizden farkımız. Ben Galatasaraylı olarak kendi stadımda yaşanılan yüz kızartıcı olaylardan dolayı utanıyorum ama sen halen zeytinyağı gibi üste çıkma derdindesin...Bir fark da şu bu arada:

Farkımız bu: 1996 Türkiye Kupası Finali’nde ortasına koskoca Galatasaray bayrağı diktiğimiz yer: ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU.
Şimdi dağılın...