Sayfalar

28 Aralık 2011 Çarşamba

Olur mu Böyle MEB!!! Olur mu Böyle İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ! Olur mu Böyle Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı!!!

Hep futbol, spor vs. konuşacak değiliz ya. Konumuz bu sefer bir sınav. Türkiye'de sınavsız şuradan şuraya adım atılmaz ya bu sefer de hafta sonu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) C Sınıfı Sertifika Programı Sınavı ile ilgili olarak Ankara'daydım. Aynı eğitim seviyesine sahip insanların ekstra birşeylere sahip olup birbirlerinin önüne geçmesi amacıyla ortaya çıkarılmış olan bu sınava girmesem bile önemine haiz oldum. Fakat bu sınav diğerlerine hiç mi hiç benzemiyor. İlk kurallar şöyle:

1. Mühendis, mimar, teknik öğretmen vs. gibi 4 yıllık ya da 2 yıllık işçi sağlığı ve iş güvenliğini bitireceksin.

2. Kursa gitmek mecburi ve ücreti minimum 2500 TL. O da kurbanlık pazarlığı gibi bir pazarlık sonucunda.

3. Bir kere kursa gidip geçemezsen tek hakkın kalıyor. Yani geçmek için 2 hakkın var; 2 hakta geçemezsen ya "bırakıyorum" diyeceksin ya da paşa paşa tekrar, artık o zaman ne kadar olursa ki şimdiden 3000 TL. diyebilirsin, parayı ödeyeceksin kurslara.

4. Tüm işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarını zaten bileceksin de onun haricinde her türlü mevzuatı da gözlerin kapalı bileceksin. Yani ben madenciyim onunla ilgili mevzuatı bilirim ya da elektrikçiyim elektrik mevzuatı önemli benim için falan diye birşey yok. Ömrün boyunca kullanmayacak olsan bile bileceksin tüm iş gruplarına ait olan mevzuatları. Hatta kendi mesleğimle ilgili bir örnek vereyim; mesela sadece elektrik mevzuatını bilmek yetmiyor onun alt mevzuatları olan iç tesisat mevzuatı, proje mevzuatını falan da bileceksin.

Bu kuralları ilk önce koyalım da ondan sonra sorun çıkmasın diyeceğim ama şu hafta sonunda olan sınavda ilginç olan birşey var:

Soruları ve cevaplarını hazırlayan grup nasıl bir grupsa mevzuatlara adaylar kadar hakim değiller. Bunu nereden mi çıkarıyorum? Neredeyse 5-6 soru var cevabının mevzuatta farklı cevap anahtarında farklı olduğu. Örnek mi?

Soru: Genç işçi sınıflaması aşağıdakilerden hangisini kapsar?
İlan edilen cevap : A)16 yaşını doldurmuş, ancak 18 yaşını bitirmemiş olanlar.
Doğru olması gereken cevap : B)15 yaşını doldurmuş, ancak 18 yaşını bitirmemiş olanlar.
Doğru cevabın A şıkkı değil B şıkkı olması gerektiği yönündeki gerekçesi:

T.C.ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDAN
Resmi Gazete Tarihi: 06.04.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25425
ÇOCUK VE GENÇ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
Tanımlar
Madde 4-Bu yönetmelikte geçen;
Genç işçi : 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış kişiyi ifade eder.

Soru: Uluslararası sözleşmeler ve ülkemizdeki mevzuata göre en küçük çalışma yaşı kaçtır?
İlan edilen cevap : C)15
Doğru olan cevap : B)14
Doğru cevabın C şıkkı değil B şıkkı olması gerektiği yönündeki gerekçesi:

Mevzuatımızda en küçük yaş grubu çocuk işçi olarak sınıflandırılmıştır :
T.C.ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDAN
Resmi Gazete Tarihi: 06.04.2004
Resmi Gazete Sayısı: 25425
ÇOCUK VE GENÇ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
Tanımlar
Madde 4-Bu yönetmelikte geçen;
Çocuk işçi : 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış kişiyi ifade eder.
Uluslararası sözleşmelere bakarsak asgari yaşın 14 olarak belirlenebileceği hükmü vardır.Madde 2,üçüncü fıkrada asgari yaş 15 olarak belirlense de hemen sonrasında dördüncü fıkrada aynı maddenin üçüncü fıkrası dikkate almaksızın asgari yaşın 14 olarak belirlenebileceği hükmünü taşır.Dolayısıyla uluslararası sözleşme ve bahsi geçen yönetmeliğe göre en küçük çalışma yaşı 14’tür.
İSTİHDAMA KABULDE ASGARİ YAŞA İLİŞKİN SÖZLEŞME
ILO Kabul Tarihi: 6 Haziran 1973
Kanun Tarih ve Sayısı: 23 Ocak 1998 / 4334
Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 27 Ocak 1998 / 23243
Bakanlar Kurulu Kararı Tarih ve Sayısı: 5 Mayıs 1998 / 98-11184
Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 21 Haziran 1998 / 23379
MADDE 2
· Bu sözleşmeyi onaylayan her üye, onay belgesine ekleyeceği bir açıklamayla ile kendi ülkesinde ve kendi ülkesinde kayıtlı bulunan ulaşım araçlarında istihdama veya çalışmaya kabul için asgari yaş sınırını belirleyecektir; bu sözleşmenin 4 üncü ve 8 inci maddeleri saklı kalmak üzere, hiç bir kimse bu yaşın altında herhangi bir meslekte istihdama ve çalışmaya kabul edilmeyecektir.
· Bu sözleşmeyi onaylayan her üye, daha önce belirlemiş olduğu asgari yaştan daha yüksek bir asgari yaş belirlendiğini sonradan yapacağı yeni açıklamalarla Uluslararası Çalışma Bürosu Genel Müdürü’ne bildirebilir.
· Bu maddenin 1 inci fıkrasına göre belirlenen asgari yaş sınırı, zorunlu öğrenim yaşının bittiği yaşın, altında ve her halükarda 15 yaşın altında olmayacaktır.
· Ekonomisi ve eğitim olanakları yeterince gelişmemiş olan, her üye bu maddenin 3. fıkrası hükümlerini dikkate almaksızın varsa ilgili iş veren ve işçi örgütlerinin görüşünü aldıktan sonra, asgari yaşı başlangıçta 14 olarak belirleyebilir.
· Bir önceki fıkra gereğince asgari yaşı 14 olarak belirleyen her üye, bu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak Uluslararası Çalışma Örgütü Anayasası'nın 22. maddesine göre sunacağı raporlarda;
- bu belirlemenin gerekçelerinin devam ettiğine veya
- belirli bir tarihten sonra söz konusu hükümlerden yararlanma hakkından yaz geçtiğine,
ilişkin bir açıklamaya yer verecektir.

Soru: Güvenlik rengi kullanılan tüm işaretleri uygulanan ve aşağıda verilen renk ve tehlikeli hareket(davranış) eşleşmelerinden hangisi doğrudur?

İlan edilen cevap : c)Kırmızı - Yangınla mücadele ekipmanı
İkinci doğru cevap : b) Yeşil - Kapılar,çıkış yerleri ve yolları

Gerekçesi ;GÜVENLİK VE SAĞLIK İŞARETLERİ YÖNETMELİĞİ(*)
(*) 23 Aralık 2003 tarih ve 25325 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır
EK – IİŞYERİNDE KULLANILAN GÜVENLİK VE SAĞLIK İŞARETLERİ İLE İLGİLİ ASGARİ GENEL GEREKLER
4. Aşağıdaki tabloda yer alan hususlar güvenlik rengikullanılan tüm işaretlere uygulanır.
Renk : KIRMIZI
Anlamı veya amacı : Yangınla mücadele ekipmanı
Talimat ve Bilgi : Ekipmanların yerinin gösterilmesi ve ne olduğu
Renk : YEŞİL
Anlamı veya amacı : Acil kaçış, ilk yardım işareti
Talimat ve Bilgi : Kapılar, çıkış yerleri ve yolları, ekipman, tesisler
B ve C şıklarının ikisi de mevzuata göre doğru olduğu için soru iptali gerekmektedir.

Sınavda çıkan üç soru, bu soruların uzmanlarca! hazırlanmış cevapları ve mevzuattan alınan ve olması gereken cevaplar. Şimdi bu sınava giren ve sınavı geçmek için he zaman hem de para veren binlerce aday nasıl emin olacaklar girdikleri sınavdan alacakları puandan. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YETKİLENDİRME DAİRE BAŞKANLIĞI bu işin içinden nasıl sıyrılacak ya da yapılan itirazlarla ilgili açıklamayı yapıp eğri gemi doğru sefer yapabilecekler mi? Ne olursa olsun, hem MEB'in hem bu soruları ve cevaplarını hazırlayanların hem de İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YETKİLENDİRME DAİRE BAŞKANLIĞI'nın yapılan bu sınavdan sonra şapkalarını önlerine koyup gerekli düzeltmeleri yapıp bundan sonraki sınavlarda konuyla ilgili daha ehil insanlardan yardım almalarını tavsiye etmekten başka elimden birşey gelmiyor.

Son olarak bir de itiraz için 15 TL para yatırılması gerekmiyormuymuş bu yolda bu kadar para harcamış adayların cevap anahraını düzelttirmek için tekrar para vermeleri ancak bizim ülkemizde olacak birşey sanırım. Neyse bekleyelim görelim. Tek beklentim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın işe el atması ve yanlışların düzeltilmesi. Bizim de elimizden sesimizi duyurun diyen adayların seslerini duyurmaktan başka birşey gelmiyor. İnşallah düzeltilir yanlışlar ve herkes hakettiğini alır...

Euroleague Top 16 Grupları

Cim Bom Efes bir arada, sanırım Euroleague'de ilk kez oldu bu Türk Takımlarına. İspanyollarsa F grubunda birbirlerini kıracak.

Carlos Arroyo Beşiktaş'ta (Ama Futbolcu Olanı!!!)

Televizyonlarda görünce ismiyle benzer olan NBA patentli basketbolcu Arroyo aklıma gelmişti ama meğerse Beşiktaş beklenmedik bir hareketle ilk yarı ortasında sözleşmesi feshedilen futbolcu Guti'nin yerine oyuncu transfer etmiş. Ya da başka bir hipotez; Carlos Arroyo adında Porto Riko sahillerinde bulunan bir futbolcunun, büyük ihtimalle kalecidir, Beşiktaş Milangaz basketbol takımında oyun kurucu olacağı. Ne diyor bu demeyin. Sabah Spor öyle diyor. Ben onların yalancısıyım...

25 Aralık 2011 Pazar

Sabri'den Daha İyi mi Galatasaraylısınız???

Uzun bir zamandan beri cobansalata’yı rafa kaldırmış sadece dışarıdan bir okuyucu modunda bloga katkıma devam ediyordum. Hatta yalan olmasın belli bir zamandır takip etmek bile aklıma gelmiyordu. Bugün öğle saatlerinde Ankara’nın soğuk havasında gezmek yerine bloga bir bakayım dedim; bakmaz olaydım. Sevgili Cenky, sahibinin kimin olduğu ve o kişinin kimlere hizmet ettiği belli bir sitenin haberini bloga koyup yorumsuz görünen ancak altında çok büyük anlamlar yatan bir post yayımlamış. Açıkçası blog hakkında bir bilgim olmasa doğrudan Galatasaray’ın rakibi olanlarca açılmış bir blog derdim.

Dediğim gibi postun içeriği zaten Tahir Kum adı verilen zata ait bir sitenin haberi olduğu için bu bloga konmasına sonuna kadar karşıyken sevgili Cenky’nin başlığa “Sarbi” diye başlaması beni ziyadesiyle şaşırttı. Tamam, Sabri’yi sevmeyebilirsin, takım içerisinde görünce mutsuz oluyor olabilirsin, hatta sakatlanınca mutlu bile olabilecek kadar ileri gidebilirsin; (bu konuda Cenky’ye kesinlikle bir ithamım yok ama bu şekilde düşünen Galatasaraylılar hiç de az değil…) ama bir Galatasaraylı olarak nasıl olur da rakiplerin dalga muhabbetlerine katkı yapacak, ekmeklerine yağ sürecek şekilde böyle bir başlıkla post yayımlayabilirsin, aklım kesinlikle ermiyor.

Sabri acaba bu tip Galatasaray taraftarlarına ne yaptı da bu hale getirildi? Takımdaki bazıları gibi ikililik mi yaptı takım içinde? Bazıları gibi yediği kabı pisleyecek şekilde takım kadrosunu rakiplere mi jurnalledi? İhtiyaç duyulduğu anlarda ben sakatım, oynamam etmem mi dedi? Ya da ilk önce gitmeyeceğim deyip ilk fırsat bulduğu anda sözünü yiyerek arkada kendine güvenenleri ve inananları p.ç gibi ortada mı bıraktı? Ya da saha içinde veya dışında yaptıklarıyla yüzünü mü kızarttı, Galatasaraylılığınızla utanacak duruma mı getirdi sizi?

Evet, Sabri saha içinde performans olarak etkisiyle, yaptıklarıyla ya da yapamadıklarıyla beklentileri karşılayamayabilir. Ama beklenti ne? Önemli olan Sabri’ye sallayanların beklentileri mi yoksa teknik direktörlerin mi? Lucescu’su, Fatih Terim’i, Rijkaard’ı, Hagi’si ya da Gerets’i vs. hiçbir şey bilmiyor da siz mi biliyorsunuz? Bir futbolcuya futbol aleminde Avrupa arenasında ismi olan bunca t.d. güveniyorsa bir nedeni ya da birçok nedenleri vardır demek bu kadar mı zor?
Denilebilir ki, yahu bu kadar diyorsun da Sabri bu kadar önemli bir futbolcu mu takım için? Sabri takım için illa olması gereken bir oyuncu olmayabilir ama Galatasaray kulübü için olmazsa olmaz bir oyuncudur. Galatasaraylılık diyince Servet’i mi öne atacaksınız ya da Balta’yı mı veya başka bir Türk oyuncuyu mu? Ya da Melo’nun saha içinde hareketlerine bakarak “konsantrasyonuna bak” ya da Baytar terinin son zerresine kadar savaşıyor diye tribünden avuçları patlayıncaya kadar alkışlayan sizler Sabri’nin hangi maçında kaçak güreştiğini gördünüz? Bu takım 10 yıldır kendi öz çocuklarını bir çırpıda sildiği için bu hale geldi. Bu takımı anca bu takımın içindeki bazı aklıevveller bu hale getirebilirdi ki gönülleri rahat olsun dibe koydular markayı. Ama yine aynı şekilde bu sezon eğer bir şekilde şu ana kadar başarı varsa o başarının özünde yine o çocuklar ile kulüp arasındaki barışın sağlanması ve yönetim tarafından bu çocukların kulübe hizmet için alınması vardır.

Ama siz haklısınız, Sabri sizin çocuğunuz, Sabri’ye sallarsınız rakibinizin ergen muhabbetleri üzerinden devam edersiniz ve onu takımdan ayırmaya çalışırsınız. Ama Sabri kızmaz, sen konuşma otur şöyle köşede dersiniz o da ses çıkarmaz kendine yapılan onca yakıştırmalara rağmen çıkar topunu oynar. Zamanında Sabri gibi bu kulübe parayla değil gönülden bağlı olanları öyle ya da böyle küstürüldüğü için dibe kadar gitti bu takım. Ünal Aysal ve yanındakiler bunu bildikleri için ilk önce iç barışı sağlayıp ve Galatasaray’ı, Galatasaray’ı bilenlere bıraktığı için bu durumda. Aynı şekilde bu durumdandır ki Fatih Terim, yönetimden ilk etapta Sabri’nin sözleşmesinin yenilenmesini istemiştir. Çünkü Sabri’nin takım içinde olmasa bile kulüpte olması Galatasaray ruhunun ne olduğunu anlatacak ekstra bir kişinin olması demektir. Siz devam edin dalga geçin, istemeyin Sabri’yi ya da laf çarpın Sabri’ye. Ama Sabri’yi sadece saha içindeki performansı ile değerlendirdikçe bu kulüp mehter takımı gibi devam eder. Allah’tan Fatih Terim ve yönetimdekiler sizler gibi düşünmüyor ve biliyorlar ki Sabri gibi gerçek Galatasaraylıların kulüp içerisinde kalması kulübün her zaman için menfaatinedir…