Sayfalar

26 Mayıs 2011 Perşembe

Selçuk İnan ve Marjinal Fayda Olasılığına Perspektifsel Bir Bakış

Evet; Galatasaray'ın 2011-2012 sezonuna yönelik ilk transferi gerçekleşti ve hem Türkiye'den hem de Avrupa'dan önemli teklifler aldığı söylenen Selçuk İnan iyi bir para karşılığında Galatasaray ile anlaştı. Tabi şu anda sadece anlaşma sözkonusu bildiğim kadarıyla. Sadece ön protokoller yapılmıştır. Eğer bir Mehmet Topuz olayı daha vuku bulmazsa transfer sezonunun açılmasıyla kendisini 5 yıl Galatasaraylı yapacak sözleşmeye imzasını atacak. Gerçi Sezer Öztürk ve Emenike transferlerinden sonra Aziz Yıldırım'ın Selçuk'a bulaşacağını sanmıyorum. Neyse her Galatasaraylı'nın düşündüğü gibi inşallah öncelikle sakatlık belası O'ndan olabildiğince uzak ve performansı en az Trabzonspor'da olduğu kadar iyi olur. Gelelim olayın diğer bir tarafına. Bilindiği üzere zaten transfer döneminin bonservissiz alınabilecek en iyi oyuncusu Selçuk İnan'dı ve alındı. Ne varki işin maddi boyutu eğer konuşulanlar doğru ise bir hayli kafamı karıştırdı. Yazılan odur ki, Selçuk Galatasaray'dan ilk yıl için 6 milyon Euro, diğer yıllar için ise 3'er milyon Euro alacakmış. Yani toplam bedel 18 milyon euro. Primler, ekstralar içinde mi değil mi, garanti para mı yoksa bir kısmı oynadığı maç başına mı bilmiyorum. Ama bir gerçek var ki maliyeti Galatasaray'a bu rakamlar etrafında Selçuk'un. Açıkçası, her sezon başı söylenen "Takımdaki maddi dengeyi sarsmadan gerekli takviyeleri yapacağız" açıklaması daha ilk transfer ile Galatasaray için rafa kalkmış oldu. Takımın en önemli oyuncusu dediğimiz Arda Turan 3 milyon Euro civarlarında oynarken Selçuk'un 2 katı ile takıma katılacak olması Arda Turan'ın, sözleşmesinde sağlam bir iyileştirme yapılmadan artık bu kulüpte kalamayacağını düşünmeme sebep oldu. Tamam, Galatasaraylılık, takım sevgisi falan filan eyvallah da kendi kalibresinde anca olabilen bir futbolcunun, özellikle Avrupa'da kendini Arda Turan kadar kanıtlamamış bir futbolcunun gelip az buz değil maddi olarak 2 katına oynaması istemese de canını sıkmıştır. Artı kulüp yöneticilerinin ve Terim'in Arda ile yaptığı görüşmeden sonra bu kadar ağır bir transfer yükü ile Selçuk'u almalarının diğer bir anlamı da Arda'nın kafasında artık Terim'in varlığında bile Galatasaray'ın olmadığıdır kanımca ve gidecektir Avrupası'na. Diğer yandan bu bedel Selçuk için de ağır bir yük olacaktır. Yabancı oyuncular için bu maddi farklılık fazla bir öneme sahip olmayabilir pozitif anlamda olduğu müddetçe. Ancak takım içerisinde kendisine her yan bakışta her ters harekette bu farklılık sıkıntı yaşatabilir. Tabi Gönül diliyor ki inşallah çatır çatır futbolunu oynar ve hem taraflı hem tarafsız herkes çok para aldı ama kuruşu kuruşuna hal ediyor, helal olsun der.
Evet ben de farkındayım, kulüp bu kadar önemli bir transfer yapmış ve ben transferin ne tarafıyla ilgileniyorum. Ama ilgilenebilecek ya da eleştirilebilecek tek tarafı işin maddi yönü. Yoksa Barış, Sarp, Ayhan'dan oluşan orta sahadan sonra Selçuk'un ölüsü bile bize güzel hazlar yaşatacaktır. Tabi Cana'yı satmamaları gerektiği de ayrı bir gerçek. Çoğu Galatasaraylı'ya ters gelecektir muhakkak ama ben yine de diyeceğim; Barış da sadece futboluyla ilgilense bu takıma kesinlikle yararlı bir futbolcudur, en azından alternatiflik bazında önemlidir.

Sözün özü, bu sezonki Galatasaray'ın orta sahasının tel tel döküldüğü göz önüne alınırsa Selçuk İnan gibi önemli bir oyuncunun bu bedelle de olsa kulübe kazandırılması önemlidir. Emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım. Bu bedelden sonra da denge menge artık ortadan kalkmıştır. Bu takıma Drogba da gelir, bir başka maliyeti yüksek oyuncu da. Yeter ki iş parada bitsin. Sanırım yeni yönetimin ilkesi bu sezon için şu: "Maliyet önemli değil, yeterki gelmek istesin ve Terim de istesin. Ya batacağız ya çıkacağız..."

Edit: Galatasaray Selçuk'un alacağı ücreti İMKB'ye bildirmiş. Buna göre; "Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş’den, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına (İMKB) gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda yer alan açıklamada, "Profesyonel futbol oyuncusu Selçuk İnan ile 2011-2012 futbol sezonundan başlamak üzere 5 futbol sezonu için sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşmeye göre oyuncuya her bir sezon için 2 milyon avro sabit transfer ücreti ve maç başına 15 bin avro ücret ödenecektir." Bu yancı medya hiçbir zaman pes etmeyecek belli oldu. Bakalım bu 18 milyon haberlerini servis edenler şimdi nasıl bir döneklik ile işi rayına oturtabilecekler?

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Terim Farkı'na "İnan"dı...

Bugün Selçuk İnan'ın Milli Takım'da ve Trabzonspor'da gösterdiği performans sonrası Avrupa'da talibi de varken ve belki de daha fazla para kazanabilecekken Avrupa Kupaları'na katılamayan ve tarihinin en kötü dönemini geçiren Galatasaray'ı seçmiş olmasındaki tek sebep Fatih Terim olarak açıklanabilir. Manisaspor'dayken kendisini Milli yapıp basamak atlamasına ve Trabzonspor'a transfer olmasına en büyük sebep tabii ki Terim'dir. İnan Terimin verdiği elle tırmanmaya başlamıştır basamakları ve bugün vefalı evlat rolünü üstlenmiştir. Daha toy bir delikanlıyken kendisine güvenip yücelten adama borcunu ödemeye gelmiştir Galatasaray'a İnan. Terim farkına "İnan"mıştır. Takımın bel kemiği olacağını kavramıştır, o senelerdir aranan orta saha kanı olmaya en yakın adamdır Türkiye sınırları içinde. Ve küllerinden doğmaya çalışan o volkana ilk kıvılcımı veren adam olmuştur.

Takım aynı takım, kulüp aynı kulüp ama rüzgarı istediği yöne çevirmeye muktedir tek bir isim, sanki negatif tepeyi gören camiayı ayağa kaldırmaya yetecekmiş gibi...

Hoşgeldin Selçuk. Bazı şeylere "İnan"abileceğimizin ispatı oldun. Var ol...