Sayfalar

21 Ocak 2010 Perşembe

Bosh'a Giden Rekor ve Bizimkiler


Bu sabaha karşı Toronto ve Milwaukee Bradley Center'da karşı karşıya geldiler. Doğu Konferansı play-off yarışında önemi ne kadar büyükse bu maçın bizim için de önemi üst düzeydeydi. Sonuçta 2 milli oyuncumuz takımlarında ilk 5 çıkacaklardı derken bir de baktık ki Ersan Skiles'tan kesik yemiş. Ersan'ın yerine Delfino ilk beşe yerleşmiş. Son maçlardaki, özellikle Redd gittikten sonra, formuyla Delfino bunu çok hakediyordu.

Maça çok hızlı başlayan Toronto, Bosh ve Hidayet'i gördük ancak Bogut ve Delfino'nun skorer oyununu 2. yarıda ciddi savunma enerjisiyle birleştiren Milwaukee, önceki akşam Lebron ve tayfasından dayak yemiş Toronto'yu yenmeyi başardı. Bogut normal şartlarda ne Bargnani ne Bosh'a bu kadar sert gelmemeliydi savunmada ama daha dün gece Shaq ve Varejao'nun çemberinden geçmiş 2 nispeten yumuşak adamı adeta hamur gibi yoğurdu Bogut. Ancak Bosh söz konusu pota rakibin olunca orada adeta devleşti. Tam 44 sayı yaparak Normal sezonlardaki en yüksek skoruna ulaştı. Bir çok basket faul aldı Bosh ama kesin olan bir şey var ki bu maçı ve rekoru pek de keyifle hatırlamayacak yıldız oyuncu. Devre arasında verdiği röportajda pota altında mücadele etmemiz ve ribauntları toplamamız şart diyordu. Haklıydı, Bucks tam 17 hücum ribaundu çekti ve bunların 4'ünü 1,5 senedir parkeye çıkmamış, dizleri sorunlu, yeni takımıyla ilk maçına çıkan Jerry Stackhouse aldı. Sonuçta boşa giden bir rekor ve çaba oldu Bosh'un ki.

Hidayet'in ilk çeyreğin başında gözüktükten sonra ancak son çeyrekte bir daha ortaya çıktığını görebildik. Ocak ayı onun için adeta kabus gibi. % 34 şut yüzdesi ve 10 sayı ortalamayla oynuyor bu ay Hidayet. Benzer şekilde Ersan da düzensiz Bucks hücumunda fazlasıyla istikrarsızdı. Ocak ayında % 35 şut yüzdesi ve 8.2 sayı ile oynuyor ve bu düşen formuyla ilk beşteki yerini de kaybetmiş durumda. Mehmet'in de Ocak'ta % 40'la 12 sayı attığını düşünürsek resim daha net çıkıyor ortaya. 3 oyuncumuz da sanki Türkiye'de ligleri tatile girmiş futbolcular gibi. Sanki bu oynadıkları maçlar Ziraat Türkiye Kupası maçları da kendilerini sıkmıyorlar. Üçünün birden bu durumda olmasının tek açıklaması Türk mantalitesi. Üçü de kendini tam anlamıyla maça veremiyorlar ve oyunlarından memnun olmamalarına rağmen dizginlerini ele alıp kendilerine gelemiyorlar. Maçlardaki yüz ifadelerine bakın, hep keyifsizler. Bu hem şutlarına hem oyunlarına yansıyor. Üçüne de biraz kafa dinleyecek süre gerek aslında. All-Star arasına kadar kendilerini toparlayamazlarsa son çare o arada yataktan kalkmamak. Hem kendilerine hem de onları takip eden bizlere sabırlar. Bugünleri negatif pik noktası olarak düşünüp doruğa çıkacakları günleri bekliyoruz artık.

Bu arada yukarıdaki fotoğrafta tribünlerin halinin ne kadar içler acısı olduğunu fark etmişsinizdir sanırım.

1 yorum:

CB dedi ki...

sevgili hocam paraya doydu bunlar.oynamak eziyet veriyor artık.beni osahaya bi atsalar bak nasıl oynarım.