Sayfalar

25 Nisan 2009 Cumartesi

Günleri Sayılı Olan Adam

Herkes Bülent Korkmaz ya da Aragones gelecek sezonu görür mü diye konuşa dursun bence bugünkü Sivas mağlubiyetinden sonra günleri sayılı olan adam Ersun Yanal. Aynı anda hem Alanzinho hem Yattara'yı kanatlara koyup Hayrettin ve Abdurrahman'a aylardır bulamadıkları koridorları açınca hem Trabzon'un şampiyonluk şansını bitirdi hem de kendisinin Trabzon'daki gelecek sezon umutlarını. Çalıştığı her kulüpte yönettiği takımlar aynı performansı verdi, kısa sürede zirve ve serbest düşüş. Bundan sonra kolay kolay kalburüstü takımlarda iş de bulamaz, Yılmaz Vural senaryosunu yaşar gibi geliyor bana. Ne ah etmiş be Hakan Şükür, adamın senelerdir doğrulmadı beli...

Last Shot Sixers

Bu sefer 18'den geri gelen Magic oldu hem de 7 saniye kala Howard'ın 2'de 2 serbest atışlarıyla. Son topu her türlü Magic savunması çirkefliği ve çalınmayan faullere karşın Young baskete çevirip bir kez daha son saniyede bitirdi Orlando'nun umutlarını ve şunlar çıktı ağzımdan maç boyu:

* Böyle bir Alston istemiyorum, sanki Nelson sahadaydı ve en bencil günündeydi.
* Hedo o bro where art u?
* Bu sefer Lee'yi oynatmayacaklar dememiş miydim?
* Allah aşkına şu Iguodala'ya savunma yapmayın, sıkıştırdıkça patlıyor adam!
* Yazık oldu Dwight Efendi'ye!
* Demek ki Howard pota altını domine ederse Magic maç kazanamayacak, çünkü Magic'in şut sokması gerek!
* Pietrus'u daha fazla kullanmalıyız, atletik Sixers'a karşı.
* Neden Magic gibi oynayamıyoruz?
* Ah Lewis vah Lewis, nerdesin be aslanım 2 maç 3 çeyrektir!
* Maçın 2. devresinde yaptığımız savunmayı diğer maçlara yayarsak seri 4-2 biter Magic için.
* Şu Kaan Kural abiden çok sıkıldım, her maç 2 maçlık konuşuyorsun be abicim, kafa bu ama...
* Mehmet'in 430 sayı attığı bir gecede 96-94 kısır bir skor olarak kaldı.
* 4. maçı Magic alamazsa erken rezervasyon yaptırsınlar, Mayıs'ta tatil fiyatları artacakmış.

Daha da yazmıyorum, asabım bozuldu, tepem attı, yatıyorum!

24 Nisan 2009 Cuma

NBA'de Yılın 6.Adamı Jason Terry

32 yaşında kariyer ortalamasının ötesine geçmek hem de 6. adam olarak, benchten gelerek. Övgüyü fazlasıyla hak ediyordu Terry, ödül layık olduğu yere gitti.


2008-09 StatisticsFG 3PT FT Rebounds Misc
G MIN FGM-A FG% 3PM-A 3P% FTM-A FT% OFF DEF TOT STL BLK TO PF AST PTS
Season7433.7541-1168.463167-456.366198-225.8800.51.92.41.31.271.611.913.419.6
Career80033.94770-10604.4501387-3617.3832037-2420.8420.52.42.91.33.202.122.144.916.2

UEFA Haftanın Fotoğrafı

Andrei Arshavin Liverpool taraftarını sükunete davet ediyor. Arshavin'in Liverpool'la 4-4 berabere kaldığı maçtan.

Günün Şapkasını Önüne Koyanı

"Olay anının görüntülerini tekrar izledim ve kendimi tanıyamadım. Bir anlık kontrolümü kaybetmişim ve çıldırmışım. Fakat ben öyle biri değilim. Futbola tekrar dönme arzum yok. Şu an yaşadıklarım benim için en kötü ceza. Tekrar futbola dönme şansım olmadığını görürsem, başka bir şey yapmayı düşünürüm."

Real Madrid'in kontaratının feshedilmesi ya da satılması beklenen savunma oyuncusu Pepe, rakibi Getafe'li Casquero'ya attığı tekme sonrası kendini değerlendirirken...

NBA'de Yılın Çaylağı Derrick Rose


Sanki senelerdir orada, sanki veteran bir süper yıldız. Top eline öyle yakışıyor ki! Jordan beri Chicago'ya gelen ilk lider oyuncu O. Chicago'nun adı gelecek senelede şampiyonluk için geçecekse kuşkusuz en büyük sebebi Rose olacak. Aynı anda hem takımı yönetebilen hem sayı yapabilen ötesinde takımı tek başına taşıyabilen bir oyun kurucu. Paul ve Deron Williams'tan sonra ligin yeni dominant beyni. İmrenerek izliyoruz. Aşağıda son 19 yılın ROY listesi mevcut merak edenler için.

Sezon

Oyuncu

Takım

Draft Sırası

1992–93

O'Neal, ShaquilleShaquille O'Neal

Orlando Magic

01 1

1993–94

Webber, ChrisChris Webber

Golden State Warriors

01 1

1994–95

Hill, GrantGrant Hill

Detroit Pistons

03 3

1994–95

Kidd, JasonJason Kidd

Dallas Mavericks

02 2

1995–96

Stoudamire, DamonDamon Stoudamire

Toronto Raptors

07 7

1996–97

Iverson, AllenAllen Iverson

Philadelphia 76ers

01 1

1997–98

Duncan, TimTim Duncan

San Antonio Spurs

01 1

1998–99

Carter, VinceVince Carter

Toronto Raptors

05 5

1999–00

Brand, EltonElton Brand

Chicago Bulls

01 1

1999–00

Francis, SteveSteve Francis

Houston Rockets

02 2

2000–01

Miller, MikeMike Miller

Orlando Magic

05 5

2001–02

Gasol, PauPau Gasol

Memphis Grizzlies

03 3

2002–03

Stoudemire, AmareAmare Stoudemire

Phoenix Suns

09 9

2003–04

James, LeBronLeBron James

Cleveland Cavaliers

01 1

2004–05

Okafor, EmekaEmeka Okafor

Charlotte Bobcats

02 2

2005–06

Paul, ChrisChris Paul

New Orleans/Oklahoma City Hornets

04 4

2006–07

Roy, BrandonBrandon Roy

Portland Trail Blazers

06 6

2007–08

Durant, KevinKevin Durant

Seattle SuperSonics

02 2

2008–09

Rose, DerrickDerrick Rose

Chicago Bulls

01 1

23 Nisan 2009 Perşembe

Lanetli 18 ve Sac Ayakları

İlk maçtaki bozgundan sonra bu maç kazanılmazsa olmaz maçtı Orlando Magic için. Şüphe yok ki Sixers da bu maçı turu getirecek maç olarak görmüştü. Magic cephesinde beklenenler Lewis ve Hidayet'in hayat bulması, Howard'ın resitaline devam etmesiydi. Sixres cephesi Iguodala'nın kanatlanan omuzlarına destek çıkacak Miller ve Young'ı bekliyor, Howard'ı durdurmanın yollarını arıyordu. İlk maç Magic'te Lewis ve Hidayet'in sakatlıklarının da etkisiyle ilk adımlarını alamadıklarını şut ritmlerini bulamadıklarını söylemiştik. Howard çok ciddi bir performans vermiş, akip uzunları ezmişti ancak forvetlerinden katkı bulamayınca maçı tek başına alamamıştı. Ayakta kalan sürpriz isim Lee zaten DiLeo'nun riske etmesini beklediğimiz adamdı ve 2. maçta da büyük itimalle 2 kez arka arkaya aynı oyunu tekrarlayamacağı düşünülüp yine riske edilecekti. Sakat olan Hidayet'in savunması biraz yumuşatılıp Howard'a baskıyı arttıracaktı DiLeo.

Tıpkı düşüdüğümüz gibi oldu tüm maç. Lee riske edildi, 24 sayı attı. Hidayet'in savunması ve ikili sıkıştırmaları azalınca devamlı penetre etti, bolca faul yaptırıp 16 sayı buldu, Lewis de ilginin Howard'da odaklandığı dakikalarda bir çok penetre ve şut sansı yakaladı, şutları girmese de faulleri sokarak can yaktı. Howard'ı sinirklendirip performansını neredeyse sıfırladılar ama diğer sac ayakları sapasağlam ayakta kalınca Sixers taktiği bu sefer tam anlamıyla işlemedi.

Maç aslında dengeli başladı. 2. çeyrekte ve 3. çeyreğin başında tıpkı ilk maçta olduğu gibi Orlando öne çıktı ve farkı 18 sayıya kadar çıkardı. Lanetli 18'e. İki maçtır fark 18 sayı olduğu anda sanki Sixers oyuncularına sihirli bir değnek değiyor ve birden farklı adamlarmış gibi oynamaya başlıyorlar. Herhalde bu sevgili dostum Alkın'ın söylediği gibi gençlik ateşi. Bu sefer bu ateşi söndürecek kadar suyu buldu Magic; Lee, Hidayet ve Lewis.

Sanırım bundan sonraki maçlarda Sixers Lee'yi riske etmeyecek, özellikle tepede Hidayet'e, alçak postta Howard'a ikili sıkıştrma getirmeye devam edecektir. Lewis içeri girdikçe zarar verir. Bir aydır şutu çok kötü, benzer şekilde Hidayet de kötü atıyor, demek ki ondan daha çok penetre izleyeceğiz ve çoğu da faulle sonuçlanacak. Alston fena hücumda fena oynamıyor ama savunmada Miller'a biraz hafif kaldı. Zaten 2. maçın sonunu Johnson ile oynayarak Van Gundy o zaafı gördüğünü anlatı bizlere.

Sixers için 3. maç çok önemli, eğer kazanamazlarsa seri 4-1 bitebilir. Cumartesi sabahı serinin geleceği çizilmiş olacak, Magic kazanırsa 4-1'e giden Sixers kazanırsa belki de 7 maça uzayan bir seri izleyeceğiz. Bu arada 3. maç Cuma'yı cumartesiye bağlayan gece sabaha karşı 3'te NTV'de olacak.

21 Nisan 2009 Salı

Hidayet ve Sezon Sonu Bitecek Kontratı

Hidayet'in Orlando Sentinel'den Brian Schmitz'e vermiş olduğu röportajdan alıntılar var aşağıda. Hoopsworld'den aldım ben de. Özetle Hidayet sezon sonu kontratındaki 1 senelik devam opsiyonunu kullanmayıp büyük ihtimalle serbest oyuncu olacağını söylüyor. Ben burada Hidayet oldum burada kalmak istiyorum ama ailemi de düşünmeliyim diyor. Opsiyonumu kullanmazsam gelecek sene yine aynı sorular olacak kafamda bu ister istemez beni etkiliyor diyen Hidayet en az 4 senelik bir kontratla kafam rahat olursa kendimi tamamen basketbola verip daha faydalı olabilirim diye de ekliyor. Global krizden etkilenen kulüplerin oyunculara verdikleri parayı kısmaa çalışacaklarını bi çok kez duyduk. Bu kulüplerden biri de Magic. Eğer Hidayet illa 10 milyon civarında bir kontrat istemezse Otis Smith'in seneliği 7 milyondan Hidayet'i takımda tutmak isteyebileceği de yine konuşulanlar arasında.Orlando'da daire satın alan ve eşi, çocuğuyla kurduğu düzeni bozmak istemeyecek Hidayet'in de böyle bir kontrata evet diyeceğini düşünüyorum açıkçası. Röportajın ayrıntılarını merak edenler aşağıda alıntıları okuyabilirler.

"Magic forward Hedo Turkoglu is not a 100%, he's been hobbled by injures for most of March and April and he has struggled to stay in front of 76ers forward Andre Iguodala in the opening game of the NBA Playoffs as a result.

Regardless of his health, Hedo said yesterday that he is still leaning towards opting out of his current contract and hitting the free agent market in July. Sources close to the situation say initial concepts have been exchanged with Turkoglu's camp looking for a $10 million per year deal, while the Magic are thinking something closer to what Turkoglu makes now - $7 million and simply giving him the 4 or 5 years of security he claims to be seeking.

"If I'm coming out, I'm coming out for one reason — to secure myself, my family," explained Turkoglu to Brian Schmitz of the Orlando Sentinel. "Not wait for the NBA lockout and stuff. The only reason I'm making that decision — if I decided that — is not to worry about another year."

"Listen, the market is going to be bad, anyway, this year or the next year. I'm just thinking about doing my best for this team and go from there."

"I just don't want to go through this stuff again and have to worry about injuries and lockouts and other stuff ... and just have a clear mind. Just knowing that I'm secure for another four or five years and just focus on my game."

"I want to stay here. This is how I become Turkoglu," Hedo said. "The organization gave me an opportunity and has been good to me. But I always say this: It has to be on both sides, not just my side."

The odds the Magic willfully make sweeping changes to a team that won 59 games without All-Star Jameer Nelson is unlikely, but the Magic are up against next season's projected Luxury Tax so keeping Turkoglu at a crazy deal seems unlikely. Sources close to the club said keeping Turk was more likely than not, it would simply be up to Magic GM Otis Smith to negotiate a reasonable deal"

20 Nisan 2009 Pazartesi

NBA'de Yılın Koçu: Mike Brown

Takımı NBA birincisi, herkesi silindir gibi ezip geçiyorlar, üstelik her şeyi Lebron yapmıyor. Cavs iyi bir takım olduysa onun sayesinde. Senelerce çok tartışıldı koçluk yeteneği. Her geçen gün üzerine koyarak devam ediyor. Lebron onun için bir şanstı, şansı fırsata çevirmeyi bildi, başkaları gibi yıldızına yaslanıp beklemedi. Kim ne derse desin NBA'de yılın koçu o, o Mike Brown!

Gerçek Galatasaraylı!

Rehavetin Bedeli

3. çeyrekte bir ara farkı 18 sayıya çıkaran Orlando Magic, geçen sezondan beri bir türlü kurtulamadığı hastalığına yine tuuldu: Rehavet. Karşında genç bir takım var, fark o kadar açılmış, moralleri bozuk gençler çabuk atışlar arıyor. Artık bu noktada tek yapmak gereken tempoyu oldukça düşürmek, saati tüketmek, en iyi adamlarına topu indirmek. Hiçbirini yapmadı Van Gundy'nin öğrencileri. 18 sayı öne geçmek maç kazandırmıyor, son ddük çaldığında önde olmak kazandırıyor. Bu mağlubiyet çok iyi bir ders oldu Orlando Magic takımına ve Van Gundy'e. DiLeo ve öğrencilerini tebrik ediyorum, özellikle de son topta suratında Hidayet'in kolu varken o muhteşem şutu çıkarıp maçı bitiren Iguodala'yı, sırf o şuttan değil muhteşem oyunundan dolayı da.

Dün gece içinde maç tecrübesinin ne kadar önemli bir etmen olduğunu gördük şutör performansında. Lewis 3 maç, Hidayet 2 maç kenarda oturmuş, 10 gündür maça çıkmamışlardı. Çaylak Lee ise tüm maçlarda görev almış ve fiziken hazır durumdaydı. Sixers maça başlarken hafta içinde yazdığım gibi Howard'a yoğunlaştı. İkili hatta zaman zaman üçlü sıkıştırmalar geldi. Howard da topu dışarıya çıkarmadı çoğunlukla ve faul almaya çalıştı. Aldı da ve hatta bir çok da basket buldu. Ancak DiLeo'nun sürpriz hamlesi Hidayet üzerineydi. Hidayet rakip sahada topu her aldığında penetre yollarını tıkayacak ikili sıkıştırmalara maruz kaldı. Maç boyu sadece 2 penetre yapabildi, ilk adımını atacağı yerde hep bir Sixerslı vardı. Kayarak savunma yapan Sixers Lee'yi riske etti maç boyunca. İlk 4 şutunu kaçırdıktan sonra iyice rahatladılar ancak bu sefer Lee çaylak duvarından geçti ve arka arkaya isabetlerle takımını oyunda tuttu. Yine de Lee'yi riske etmeye devam etti Sixers. Lee daha ne kadar atabilir ya da Magic daha ne kadar Lee üzerinden oynayabilir diye düşündüler sanırım. Haklıydılar. Lee bu takımın ilk beşindeki 5. skor opsiyonu ve işler kızıştığında diğerlerinden ona pek de top kalmıyor. Son çeyrekte skor kafa kafaya geldiği dakikalarda Alston ve Lewis'in buldukları boş atışları sayı yapamamaları Sixers'ı ileriye taşıyan başka bir faktör oldu. Iguodala'nın 2.2 saniye kala yaptığı basketle öne geçen rakibini Van Gundy'nin son hücumda maçı uzatmaya götürmeden yenmek istemesi takımının fiziksel durumuna güvenemediğinin bir göstergesiydi, öte yandan bu hücumu Hidayet üzerinden kullanması bütün maçı kötü oynamış da olsa ona ne kadar güvendiğini gösteren bir işaretti. DiLeo'nun taktiklerini maç kazandıran hale getiren de son çeyrekteki Donyell Marshall hamlesiydi. Üçlük fakiri Sixers'ın kadrosunda neredeyse hiç düşünülmeyen Marshall, son çeyrekte ilk kez oyuna girdi ve 15 yıllık tecrübesini Magic potasına akıttı son çeyrekte ve genç Sixers'a momentum getiren adam oldu. Sanırım diğer maçlarda DiLeo onu daha çok kullanacaktır.

Sözün özü bu mağlubiyet çok güzel bir ders oldu, rehavetin bedelini ağır ödediler. Aynı maçı bir daha oynamaz Magic. Seri buradan 4-1 de bitebilir ama kuvvetli ihtimal 4-2'ye uzamış durumda. Magic mutlaka deplasmanda yenecektir Sixers'ı, ama kaç kere?

18 Nisan 2009 Cumartesi

Leo Franco

Sami Yen'deki 3 direğin arası ona mı emanet edilecek? Yakışır bence.

17 Nisan 2009 Cuma

Gurbetçilerimizin Lig Performansları

Mevlüt Erdinç - Sochaux - 29 maç, 9 gol, 6 asist
Nihat Kahveci - Villarreal - 12 maç, 0 gol, 1 asist
Tuncay Şanlı - Middlesbrough - 27 maç, 6 gol, 3 asist
Tugay Kerimoğlu - Blackburn Rovers - 24 maç, 1 gol, 0 asist (Milli Takımı bıraktı)
Halil Altıntop - Schalke 04 - 25 maç, 3 gol, 4 asist
Hamit Altıntop - Bayern München - 7 maç, 1 gol, 1 asist
Yıldıray Baştürk - Stuttgart - 4 maç, 0 gol, 0 asist
Nuri Şahin - B.Dortmund - 18 maç, 1 gol, 0 asist
Sinan Kaloğlu - Bochum - 16 maç, 3 gol, 2 asist
İbrahim Kaş - Getafe - 6 maç, 0 gol, 0 asist
Fatih Tekke - Zenit - 24 maç, 10 gol, 1 asist*
Caner Erkin - CSKA Moskova - 19 maç, 1 gol, 0 asist*
Çağdaş Atan - E.Cottbus - 24 maç, 2 gol, 1 asist (murarty'nin ilavesi)

*(2008 ve 2009 sezonu toplamı, Rusyada sezonlar aynı yıl içinde oynanıp bitiyor)

** 17 Nisan 2009 itibariyle

Şu performanslarına bakalım ve hangileri Milli Takımda tercih ediliyor hangileri edilmiyor tekrar düşünelim. Sanki içerdeki ve dışardaki bazı isimlere haksızlık yapılıyor gibi değil mi?

Tugay Kerimoğlu

Tugay 24 Ağustos 1970 doğumlu. Galatasaray'daki yıllarında herkesin çok iyi bir kumaşı var ama kendisini geliştirmiyor diye şikayet ettiği, kızdığı, hatta adı "el freni" takılmış bir oyuncuydu. Bundan 9,5 sene önce 30 yaşındayken, ki bu yaş Türkiye'de futbolcuların artık yaşlı sayılmaya başladığı yaştır, büyük bir cesaretle, UEFA yürüyüşü esnasında hem de, İskoçya'ya transfer oldu. "Bunu hem kendim hem ailem için yapıyorum, çocuklarımın eğitimi her şeyden önde gelir, mutlaka bir kaç dil öğrenmeliler." diyerek Türk futbolcusunda görmediğimiz bir karakter sergilemiştir Tugay. Gittiği sezon Rangers'la Lig Şampiyonluğu ve Kupa sevinci yaşamış, daha sonra transfer olduğu Blackburn Rovers'la Lig Kupası sevinci yaşamıştır. Bu takımda kaptanlığa kadar yükselen Tugay, taraftarlar tarafından efsane futbolcular arasında gösterilmektedir. Bu sezon 14'ü ilk 11'de olmak üzere 24 EPL lig maçında görev alan Tugay Kerimoğlu, 7 maçta ise 18'de yer bulmuş ve 39 yaşında takımın devamlı oyuncularından biri olmayı başarmıştır. Kulübünde 8 sezonda şu ana kadar tam 276 resmi maça çıkmıştır. Bugün Blackburn taraftarı ondan 1 sezon daha oynamasını beklemekte. Kendisini ailesine adayıp, tam anlamıyla profesyonelce bir hayat süren, 30 yaşından sonra dil öğrenen, 40 yaşına gelmişken EPL'de top oynayan kaç futbolcu tanıyoruz biz Türkiye'de, bu cesareti gösterebilen ya da gösterebilecek kaç oyuncumuz var?

Önünde saygıyla eğiliyorum Tugay Kerimoğlu!

Magic - Sixers Eşleşmesi Üzerine

Normal sezon sonunu sakatlıklar ve Pistons’la eşleşmeme cinliği eşliğinde, üstelik 2. sırayı yakalamışken 3. bitirdik. 59-23’lük normal sezon derecemiz kulüp tarihinin 1995-1996 sezonundan sonraki en başarılı derecesi. Sezon başından beri hedefin 60 galibiyet olduğunu söylüyorduk, ancak asıl play-offlarda ihtiyacımız olacak yıldızları kaybetme korkusunun da etkisiyle zayıflayan kadro 59’da kaldı. Sezon geneline öyle pek sevmesem de istatistiklerle bakacak olursak neden Magic’in bu sezonki en önemli takımlardan biri olduğunu çözebiliriz:


Sayı Ort: 101.04 (10.)

Yediği Sayı Ort: 94.35 (6.)

Attığı-Yediği Farkı: 6.69 (4.)

Rakip Şut Yüzdesi: %43.1 (3.)

3 sayı Yüzdesi: %38.1 (7.)

Rakip 3 Sayı Yüzd.: %34.2 (2.)

Rakip Asist Ort.: 18.14 (2.)

Ribaund Ort: 43.25 (3.)

Blok Ort.: 5.35 (6.)

Rakip Blok Ort.: 3.75 (2.)

Yüz Sayı Attığında Kazanma Oranı: %91.3

Rakip Yüz Sayı Attığında Kazanma Oranı : %57.1


Sayılar bize Orlando’nun ne kadar eleştirilse de Howard dışında da takım savunmasında başarılı olduğunu göstermekte. Rakipler Howard tehdidi nedeniyle şuta mecbur kalmakta ve bu noktada gardlar ve forvetler de bir hayli etkili savunma yapmakta. Howard gibi bir adama sahip olunca normal olarak blok ve ribaund kategorilerinde önde gidersiniz ancak hem Howard hem de Lewis, Hidayet, Alston, Pietrus, Lee, Redick gibi şutör adamlara sahipseniz bu sefer rakibi şut bombardımanına da maruz bırakırsınız. Kısacası eşleşme ve savunma sorunları yaratması nedeniyle 2 sezondur Orlando Magic adeta kabus yaratan takım durumunda. Bu sezon Detroit’le eşleşmemiş olmamak en azından psikolojik etkenleri de lehe çevirmiş durumda. Üstüne bir de Garnett’in play-off’ların en az 2 turunu kaçırma ihtimali eklenince Orlando’da iyiden iyiye bir Konferans finali havası oluşmaya başladı.


Sixers Serisi


Diz sakatlığı bulunan Lewis ve ayak bileği sakatlığı bulunan Hidayet çok büyük bir aksilik olmazsa Sixers’a karşı sahada olacaklar. Tam kadro bir Magic ile Young’ı sakatlığa kurban vermiş bir Sixers’ı kıyaslamak aslında hem adil hem de doğru değil (Edit: Yazı bir kaç günde yazıldığı için Young'ın son iki maçta oynamış olduğu ayrıntısını atladık, son gelen haberler oynayacağı şeklinde ama oyuncunun sakatlığı açısından ne derece doğru orayı tartışmak gerekir. Hatırlatan Adsız arkadaşa teşekkürler.). Sezon içinde oynana maçların tamamını Magic kazanarak Sixers’ı süpürdü. Dalembert’in bu maçlarda çoğunlukla Howard karşısında kaybolduğunu gördük. Üzerine bir de Howard’ın omuzlarında yükselen boyalı alan savunmasını aşamayınca 3 sayı fakiri olan Sixers bir hayli üretkenlik sıkıntısı çekti hep. Bunlara bir de hiç olmayan Brand’i eklersek bu eşleşmenin sonucu en baştan görülüyor gibi.


Bir çokları Andre Miller’ı, Iguodala’yı neden saymıyorsun diyecektir bu yazıyı okuduktan sonra. Denilebilir ama o sayılan adamlar birer kişidir, karşılarındaki rakip ise 2 sene sonunda iyi bir takım olmayı başarmış oyuncular topluluğu.


Sixers’ın Magic’i durdurmak için tek bir şansı var, o da şanslarının yaver gitmesine bağlı. Geçen seneki Pistons-Magic serisi hatırlanacak olursa Ratliff’in Howard’a sertliği ve tecrübesiyle neler yaşattığı gözlerimizde tekrar canlanabilir. Dalembert daha sağlam durmaya çalışarak, Ratliff o tecrübesiyle ve rotasyondaki diğer isimler de faul yapmaktan korkmayarak Howard’a yoğunlaşırlarsa Magic dış şutlara ve zorlama penetrelere mecbur kalır. Eğer ilk şutlarını sokamazsa Magic şutörleri o zaman Sixers psikolojik bir avantaj yakalar ve maç kazanma ihtimalleri doğar. Aksi bütün senaryolar ve eşleşmelerde Magic hep birkaç adım önde. Bu dış şuta mecbur bırakma ve üçlüğü riske etme pozisyonlarında Howard’a ikili sıkıştırmalar getirildiğinde riske edilecek isimse ilk defa play-off tecrübesi yaşayacak olan çaylak Lee olmalı Sixers açısından. Şutları kullanan o oldukça diğer yıldızlar da soğuyacaktır.


Di Leo’nun ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışıyorum, gerçi Mehmet, Alper bu konuda devamlı takip ettikleri koçları hakkında daha doğru değerlendirmeler yapabilirler ama, savunma noktasında benimle aynı fikirleri paylaştığını sanıyorum. Hücumda da çoğu zaman hızlı hücuma çıkmayı deneyeceği kanaatindeyim. Eklem sakatlıkları bulunan Lewis ve Hidayet hızlı tempoda geçen oyunlarda fazlasıyla zorlanıp yorulacaklardır. Set oyunu ve perde üzerinden katları tercih eden sistemiyle her hücumda en fazla 1 kişiyi koşturan Stan Van Gundy takımını hep ekonomik kullanmaya çalışıyor. Bu nedenle devamlı koşan bir takıma karşı şutörleri yorulursa şut ritmleri de bozulur. O açıdan kısa oyuncuları genç olan Sixers bu düşünceden yola çıkarak, savunmada Magic oyuncularını yormak isteyecektir. Hem 100 sayı altında yeme gayretinde olup hem de hızlı hücum yapma çabasına girerlerse bu sefer Alston, Lee, Pietrus gibi atletlerini ve Hidayet gibi beysbol pas atan adamlarını devreye sokacak olan Magic Sixers’ı bu noktada da sıkıntıya sokabilir.


Sonuç olarak iki takımı kıyasladığımızda tartının ağır basan kefesi Orlando Magic tarafı. İlk 2 maçı çok zorlanmadan kazanacağını sanıyorum Magic’in. 3. maç Sixers için dönüm maçı olur. Kendi seyircileri önünde bu maçı alabilirlerse seriyi uzatma şansları olur. Ancak o maçı kazanamazlarsa seri 4-0 biter. Şahsi kanaatim 3. maça Sixers’ın fazlasıyla asılacağı yönünde. Ancak deplasman fatihi Magic 4. maçı alıp 5. maçta işi bitirecek ve en az 6 maça uzayacağını sandığım Celtics-Bulls serisinden rakibini beklemeye başlayacaktır.


Seri Pazar gecesi, Pazartesi gününün ilk saatlerinde başlıyor bizim zaman periyodumuza göre. Şu an için ilk 2 maçın NBATV’den naklen yayınlanacağını öğrendik. Diğer maçlara ilişkin NTV’den sevindirici haber bekliyoruz.


Not: Bu Yazı NBAKolik.com için yazılmıştır.

Orlando - Philadelphia İlk Tur Maçları


1. Maç Pazartesi20 Nisan00:30 a.m. TSİ@OrlandoNBATV
2. Maç Perşembe
23 Nisan02:00 a.m. TSİ@OrlandoNBATV
3. Maç Cumartesi
25 Nisan03:00 a.m. TSİ@PhiladelphiaNTV
4. Maç
Pazartesi
27 Nisan
01:30 a.m. TSİ@Philadelphia?
5. Maç
Çarşamba
29 Nisan02:30a.m. TSİ
@Orlando ?
6. Maç
Cuma
1 MayısBelirlenecek
@Philadelphia
Gerekirse
7. Maç
Pazar3 Mayıs
Belirlenecek
@Orlando
Gerekirse

Sezona Veda, Play-Off'a Merhaba

Sezonun son maçında hafif sakatlıkları bulunan Hidayet ve Lewis otururken, Howard bu sefer sahadaydı ama o da sadece 2 çeyrek oynadı. Bobcats galibiyeti daha ziyade yedekler açısından bir moral maçı oldu. Battie, Pietrus gibi adamlar takımı sürükleyen isimler oldular ve güven tazelediler. Bu pozitif enerji onların play-offlardaki tamamlayıcılıklarına katkı sağlayacaktır. Aynı akşam Chicago Toronto'ya yenilirken, Philly sürpriz şekilde deplasmanda Cleveland'ı mağlup edince 6-7 sıralaması bir anda değişti ve Philly 6. sıraya tırmandı. İnsanın aklına ister istemez acaba Chicago ve Cleveland hinlik mi yaptı sorusu takılıyor ama ufak ihtimal tabii. Gerçi pota altını Miller kısa rotasyonunu Salmons ile kuvvetlendirmiş olan Chicago Garnettsiz Boston'u Orlando'ya da tercih etmiş olabilir ama Philly'nin Cavs'i yeneceğini nereden bileceklerdi. Belki de Cavs Sixers değil de Bulls Boston'a diş geçirebilir diye düşünüp Sixers'a da yatmış olabilir, ama son saniye de yatılır yatılsa. Aman komplo teorileri işte. Dün bütün gün Adliye'de olunca bilirkişilik dolayısıyla kafam bunlara çalışmaya başladı herhalde :)

14 Nisan 2009 Salı

Play-off'u Beklerken

Büyük üçlü olmayınca normal skor. Şimdi bekliyoruz bakalım Chicago Detroit'i yenip Sixers'ın önüne geçti, hangisi 6. olacak?

12 Nisan 2009 Pazar

Hidayet Sakatlandı, New Jersey Tokatladı

Herhalde tarihi fark yediğimiz New Orleans maçından sonra sezonun en sıkıcı ve sonucu başından bu kadar belli 2. maçını oynadık. New Jersey ve Bucks'a karşı dizinde esneme ve ağrı olan Lewis'i dinlendirme kararı almıştı Van Gundy. Howard ve Hidayet'in de sürelerini son maçlarda azaltacağını söylemişti. Lewis yerine Battie çıktı beşte ve ço verimli oynadı. New Jersey ise Battie ile hiç ilgilenmeyerek bütün dikkatini Howard üzerine verdi ve tıpkı Rockets maçında olduğu gibi Howard'ı sindirip bitirdile. 7 sayı 8 ribaund nasıl bir top oynadığının göstergesi. İlk devre şutlar girmedi ve iğrenç bir savunma yapıldı. 2. devre takım biraz toparlandı Pietrus, Alston ve Hidayet takımı maçta tutmaya çalıştı. 4. çeyrekte takım oyuncusu süveterini çıkarıp Bay 4. çeyrek pelerinini giyen Hidayet tam maça ortak etmişti ki Magic'i 2 daika önce dudağını patlatan Yi Jianlian'la girdiği bir pozisyonda sol bileği ciddi şekilde dönünce acılar içinde yerde kaldı ve bir daha maça dönemedi. Şu saat itibariyle sabah ezanı okuyor, ne durumda olduğuyla ilgili bir bilgi yok ve ben Allah'a önemli bir şey olmaması için yakarıyorum. Gecenin tek sevindirici gelişmesi Detroit'in Indiana'ya yenilmesi oldu bizim için. 6. sıradan biraz daha uzaklaştılar. Tahminim hem Hidayet hem Lewis önümüzdeki son 2 maçta sahada olmazlar. Dedim ya zaten biz kepenkleri çoktan kapattık.

11 Nisan 2009 Cumartesi

Hidayet'e Sacramento Kancası

NBA kariyerine Sacramento'da başlamıştı Hidayet Türkoğlu. Orada Vlade Divac ve Peja Stojakovic ile birlikte oynamaya başlaması ve bu ikiliyle yakaladığı uyum yetenekleriyle birleşince ona NBA'de uzun bir kariyer fırsatı sunmuş oldu. Özellikle 2. sezonunda takaımın 6. adamı olması ve maç kazndıran performanslarıyla taraftarın sevgililerinden olmuştu. Ancak 3. sezonuna girerken menejeri tarafından dolduruşa getirilip "Ben bu takımda ilk 5 oynarım, Doug Christie yerine ben çıkmalıyım." sözleri onun Kings kariyerini sonlandırdı. Sacramento'daki 3. senesi sonunda San Antonio'ya takas edildi, ertesi sene de Magic günlerine başladı Hidayet.

Hidayet Saramento tarihinin en fazla üçlük isabeti bulan ve yüzdesi yakalayan oyuncularından ve özellikle play-off'lardaki Lakers maçlarında verdiği performanslar onu taraftarların gönlüne kazamış durumda. Bu sezon sonunda kontratındaki opsiyonunu kullanıp serbest kalacağını daha önceden açıklayan Hidayet gönlünden Magic'te kalmak geçse de teklifleri görmek istediğini de belirtmişti. Bu sezon biten kontratları ve boşalan bütçesiyle önemli hamleler yapması beklenen Sacramento da takıma lider oyuncu arayışında Hidayet'e yönelmiş durumda. Pete Carrill'in takıma, teknik kadroya geri dönmesiyle birlikte triangle offense'e geçmesi beklenen Sacramento'nun başına geçecek isim de büyük ihtimalle Eddie Jordan olacak. Kings'te 1992-97 arasında asistan koçluk 1996-97 ve 97-98 sezonlarında da koçluk yapan Jordan tplamda 33-64'lük derece yakalamış ve dolayısıyla kovulmuştu. Daha sonra Wizards'ta yakaladığı başarılar ve kendini geliştimesi onu yine Sacramento'nun radarına soktu.

Sacramento Kings'in sahibi Maloof kardeşler ekonomik krizin kendilerini de bir hayli vurduğunu ve kesinlikle lüks vergisi sınırına yaklaşmak bile istemediklerini söylemişlerdi. Bu fikir dahilinde kontratı biten büyük ıldızlara yönelmektense bir takım oyuncusu ve tamamlayıcı, birleştirici yetenekleri ile ön plana çıkan Hidayet'i takıma getirmek onlar için de önemli ekonomik bir kazanç olacaktır. Keza Hawes ve Thompson beklenin ötesinde olgunlaşmış durumdalar ve triangle'a oturma ihtimalleri Hidayetli bir seçenekte oldukça yüksek. Sacramento Udrih'i elinde tutarak Hidayet'i takıma getirebilirse gelecek senenin can yakan takımlarından biri olabilir. Onlar açısından sorun kariyerinin tamamını play-off yapan ve çoğu zaman tepeye oynayan takımlarda geçiren Hidayet'in parayı başarıya tercih edip etmeyeceği.

Kepenkleri Kapattık

2 maç önce yazdıklarımın doğru olduğunu anıtlayan bir maç izledik. Stan Van gundy maçları kazanmaya çalışmıyor. Rotasyonda öne çıkması gereken Pietrus varken onu pek kullanmıyor, Redick'i deniyor. Farklı savunma stratejilerine ve maç sonu oyuna bakıyor. Hidayet dışındakilerse bunu anlamışcasına takılıyorlar sahada. Memphis maçından sonra dün de skora isyan edip tek başına oynayan yine oydu. Ama Magic çoktan kepenkleri kapattı, 3. sıraya razı 6.yı bekliyor.

10 Nisan 2009 Cuma

Gerçek Galatasaraylı

Maça sırtındaki 10 numaralı forma ile gelip, maç boyu 1 dakika oturmayan Arda Turan.

Ağlamak İstiyorum!

Erkeklerinden, futbolcularından beklerken kızları getirdi Avupa Kupasını Galatasaray'a. Her serbest atışın kupa değerinde olduğu maçı uzatmaya götürüp orada bitirdiler rakiplerini. Çok değil 3 sene önce küme düşmüştü bu takım. Yatırım yapılmıyordu, parasını zamanında isteyen gönderiliyordu. Ama bugün NBA'in en büyük yıldızları ile desteklenmiş kadrosu ve Galatasaraylılığı efsane olmuş kaptanı ile Avrupa kupasını kaldırıyorlar. Söylecek söz bulamıyorum bu kızlara, sadece ve sadece ağlamak istiyorum!

9 Nisan 2009 Perşembe

Kral Süleyman Döndü!

Fenerbahçe resmi sitesinde Basketbol şubesinin Willie Solomon ile yeniden anlaştığını açıkladı. Toronto'da bir süre düzenli forma bulduktan sonra birden gözden düşen ve takasların son gününde Sacramento'ya postalanan Solomon uzun süredir ciddi anlamda basketbol oynamıyordu. Play-off sürecinde Fenerbahçe'ye ne katabilir, eski Solomon olur mu, takımını bir gömlek yukarı çeker mi bilinmez ama taraftarın Kral Süleyman'ı geri döndü. O eski King Solomon tezahüratları tribünlerde yeniden moda olacak. Türk basketbol seyircisi için tuttuğu takıma bakmadan bir kazançtır Solomon ve play-off serisi artık kesinlikle daha renkli geçecek. Belki de o gittiğinden beri Fenerbahçe'ye karşı yeniden üstünlük kuran Efesliler şimdiden tedirgin olmaya başlamışlardır.

Memphis'te Ayı Avı


"Hedo is our hero," Dwight Howard explained after the contest. "In the fourth quarter we look at Hedo to bring us home. That's what he does best."

"Hedo bizim kahramanımız, Dördüncü çeyrekte işi bitirmesi için hepimiz Hedo'ya bakıyoruz. Bu onun en iyi yaptığı şey." Maçtan sonra Dwight Howard'ın son çeyrekte 10 sayı atarak maçı kurtaran Hidayet Türkoğlu için söyledikleri.

Başka söze ne hacet!

8 Nisan 2009 Çarşamba

Sörler de Hata Yapar!

Sen bunu sat, şunu koy takıma, Ah Ferguson vah Ferguson!

Sevgili Alper Öcal'ın şu yazısını okuduktan sonra dün geceki Man. Utd. - Porto maçı tabiri caizse cuk oturdu yerine. Öcal harika bir analiz yapmış, Evans da herhalde lambuja'yı takip ediyor ki okuyunca morali falan bozuldu maçtan önce. Johnny Evans nerde Pique nerde1 Ah be Ferguson böyle hataları yapacak adam mıydın sen, yaşlanıyor tabi sayın Sör!

Farklı Hedefler Peşinde Bir Takım


Houston deplasmanında alınacak bir galibiyet Orlando'yu 2.lik hedefinde potada tutacaktı. Keza aynı şekilde Toronto maçı verilmese de aynı durum söz konusuydu. Houston da Batı'da en az finallere kadar Lakers'tan uzak durmak istiyor bu yüzden 2 ya 3. sırayı zorluyordu. Her iki takımın da mutlak kazanması gereken bir maç anlayacağınız. Lige girdiğinden beri Howard'ı adım adım takip eden biri olarak Yao ile eşleşmesini dört gözle bekliyordum. Ligin bütün pivotlarını madara eden "Adam Çocuk" Çinli Dev'e karşı neler yapacaktı. Her ikisinin de bu kadar formdayken karşılaştığını görmemiştik. Açıkçası maç sonunda bu konuyla ilgili düşüncem "aman bir daha görmeyelim!" oldu. bu sefer madara olan Howard oldu. Daha kullandığı ilk iki topta bloğu yedi Yao'dan yetmedi bütün reverselerinde karşında Çin Seedi duruyordu, o da yetmedi morali bozuldukça diğer Houston uzunları adeta Howard'la kedinin fareyle oynadığı gibi oynadılar. bir dönem Hakan Şükür için söylenirdi maça nasıl başlarsa öyle gider diye Howard da gerçekten öyle. Koca sezonda en fazla 2-3 kez yaşadığı sıkıntıyı bu sabah tam 48 dakika hissetti. Yao tam anlamıyla ezdi Howard'ı.

Buraya kadar her şey normal. Tanıdığımız Van Gundy böylesi bir durumda Howard'dan oynamayı keser, Yao'yu koşturur, dış şutlarla Howard'ı unutturur sonradan devreye alırdı. Ama Van Gundy tam aksine bütün maç bütün topları Howard'a indirtti. Adeta o sıkıntıyı, acıyı yaşamasını istedi oyuncusunun. Houston play-off sertliğinde oynuyordu ama Yao Ming final serisinin son maçında gibiydi. Howard'dan çözüm üretmesini bekledi sanırım Van Gundy. Maçın sonuna doğru Yao'nun biraz da olsa yorulduğu anlarda Howard yay dışına çıkardığı paslarla savunmasını biraz yumuşattı ancak bu sefer dış şutlar isabetli olmadı Magic'te. Son dakikalarda Houston üst üste hücumlardan boş dönerken 3'ü Howard'ın pasında tam 5 boşluk kaçırdı Magic. Belki onlar girse maç alınabilirdi ancak Van Gundy'nin hiç maçı almak istiyor gibi bir görüntüsü yoktu kenarda. 20 sayılarla önde olunan maçlarda bile yerinden hoplayan adam hep oturdu. Hatta ötesinde son 1,5 dakikada fark 10 sayıyken tam saha pres, taktik faul ve çabuk şut çalışması yaptırdı adeta takımına ve son ana kadar da devam etti. Rockets seyircisi bayağı yuhaladı Van Gundy'nin son 1,5 dakika kalan bütün molalarını kullanıp bu anlayışı gütmesini. Sonuç olarak T-Macsiz Rockets muazzam bir savunma takımı olduğunu ve konsantrasyon sağladıklarında her rakibi yenebileceklerini gösterdi.

Van Gundy'nin tavrını gördükten sonra aklıma doğrusu bir tek şey geliyor. Van Gundy 2. olmak istemiyor. Aksine 3. sırada kalmak istiyor sanki. Nedeni de Detroit Pistons. Senelerdir Orlando'ya kabir azabı niteliğinde bir sıkıntı yaratan tek takım olan Pistons'ı 7. veya 8. olma ihtimaline göre Cavs veya Celtics'le başbaşa bırakmak istiyor. Gözüken o ki fikstürü Chicago'ya göre biraz daha iyi olan Pistons konferansı 7. bitirecek, bu durumda konferans 2.si Boston. Garnett'in sakatlığının ne olduğu belli değil, Rondo devamlı bileğini burkmakta ve Pistons'ta R.Wallace geri dönmüş durumda. Orlando-Detroit eşleşmesi psikolojik açıdan Pistons'ı bir adım öne taşırken, benzer şekilde daha ilk turda Detroit'le oynayacak olmak Boston'ı kafaca yoracaktır. Ha Detroit 7 olmadı da 8 kaldı diyelim bu sefer Cavaliers'ın işi ilk turda çok zor olacak. Nereden bakılırsa bakılsın Magic saha avantajını bir tarafa bıraktı, Detroit'le oynamaktansa Miami ya da Philadelphia'yı istiyor. Kızamam, eleştiri yapamam, psikolojik etkenler çoğu zaman avantajları yok etmekte.