Sayfalar

24 Kasım 2008 Pazartesi

Skibbe'nin Mumu

Tardini Büfe'de parma maniac'ın Skibbe üzerine yazdığı bir yazı vardı. Sadece o yazıyı okuduktan sonra az biraz "acaba haksızlık mı ediyoruz bu adama biz ya" diye düşünmüştüm. Ama şu son maçta da görüldü ki ortada haksızlık falan yok, aksine az bile söylüyoruz. Adam tam anlamıyla ömür törpüsü. Takım maç sonu oynayamıyor, hemen çaptan düşüyorlar, sahada yürüyecek hali kalmıyor bazı adamların. Aceto "Bu yeni transferler ilk geldiklerinde daha formdaydılar" demiş, çok doğru söylemiş. Baros geldi fişek gibiydi, Kewell zıpkındı, Meira gayet iyi oynuyordu. E ne oluyor bu adamlara gün geçtikçe? Takım git gide sakatlar ve hastalar ordusu haline dönüşmeye başladı. En geniş kadro denilen kadro her geçen gün daralıyor. Skibbe aynı adamlara takmış vaziyette, sezon başında şans verdiği bazı isimleri ise sanki unutmuş gibi. Tamam istediği adamların hepsi alınamadı ama hangi hocanın her istediği alınabiliyor ki dünyada! Klasik laftır ama Galatasaray Skibbe'ye 2 gömlek büyük geldi. Bundesliga'da en büyük başarısı 5.lik, bıraktığı takım o gittikten sonra kafaya oynuyor. Senelerce hep Völler ile çalışmış, şimdi başındaki adam Adnan Sezgin. Demek ki Skibbe hala yetişmekte, Sezgin de Völler değil!

Bu takım 1,5 yabancıyla Cevat Hoca'nın elinde pırlanta gibi parladı, şimdi nasıl oluyor da +4 yıldızla aynı takım örümcek bağlıyor, anlamak mümkün değil. Yok efendim Galatasaray kültürüymüş de en kötü devre arasında kovulurmuş hoca! Bırakın Allah aşkına bu işleri de biraz yöneticilik yapın. Bu takıma ya ekibi ve camiayı tanıyan bir hoca getireceksiniz ya da adı bile futbolcuları hizaya sokacak bir yabancı. Hedefsiz ve kimden aldığına, kaç puan kaybettiğine bakmadan, aldığı her puanı nimetten sayan bi adamın koca Galatasaray'ın başında işi ne! Üfleyin şu muma, karanlıkta ayıp gözükmez!

Hiç yorum yok: