Sayfalar

3 Mart 2010 Çarşamba

Akıllı Olun, Adam Olun Lan!

Şu surattaki kızgınlığa, mide ekşiliğine, ilk yakaladığımı tekme tokat döverim edasına bakın sayın ve çok sevgili spor severler. Sonunda Capello'yu bile çıldırttılar. En son Roma - Galatasaray maçında görmüştük Capello'nun böylesi suikastçi yüzünü. İtalyan hoca ziyadesiyle sinirlenmiş durumda, hani utanmasa küfredecekmiş basın toplantısında topçulara. artık özel hayatınıza bir çeki düzen verin, yaptığınız hem ayıp hem günah, ettiniz güzelim Milli Takımın içine diyor öz olarak basın toplantısında Capello Baba.

Terry en yakın arkadaşının sevgilisiyle olmuş, meydana çıkınca hem dünya aleme rezil olmuş hem de performansı dibe vurmuştu. Chelsea Terry'e izin vermiş, takımdan bir müddet uzaklaştırmış, Capello ve FA elemanın Milli Takım kaptanlığını elinden almıştı. Yetmedi Afrika 2010'da takımda olması beklenen aldatılmış arkadaş ve sevgili Wayne Bridge, Terry ile aynı ortamda bulunamayacağı için Terry olduğu sürece tekrar Milli Takım faorması giymeyeceğini söylemiş ve Afrika'ya gitmeme kararı almıştı. Terry yerine kaptanlığa Rio Ferdinand'ın getirilmesine karar verilmiş, Rio'nun da hem seks hem doping skandalları gündeme getirilince bir anda fikir değiştirilmişti. Şimdi takım kaptanlığına getirilen isimse Steven Gerrard oldu. Bütün ülke tarafından sevilen ve saygı duyulan bir oyuncu olsa da Gerrard'ın adı bir çok bar kavgasına karışmış hatta bir dönem hapis cezası alması gündeme gelmişti.

Basın önünde bu derece asabi bir tavır sergileyen Capello acaba antrenmanda başlıktaki ifadeleri kullanıp bir atar yapmış mıdır takımına?

2 Mart 2010 Salı

Ken Block Snowboarding


[0-60] Ken Block's snowboard/rally bit from DC's M

Bu da inanılmayacak türden ama adam bu işi biliyor be kardeşim!

İlk Tutanın Elinde Kalır

Zydrunas Ilgauskas
Michael Finley
Mark Blount
Mike James

Hepsi artık serbest oyuncu. Play-off kadrosunu kuvvetlendirmek isteyen bir çok takımın ağzının suyu akıyordur. Tecrübe desen tecrübe, kariyer desen kariyer. İlga'yı Cavs Shaq'ın sakatlığı sonrası hemen bugün parselemeye çalışacaktır. Finley'i biraz zor paylaşırlar. James iyi bir pg yedeği olur. Blount'ı da isteyen çıkacaktır çok kötü geçirdiği son 2 seneye karşın. Kısacası ilk tutanın elinde kalır bu adamlar.

Ken Block Türkiye'ye Geliyor

Video: Subaru 2009 Ken Block   Benzer: subaru, ken, block, sti
Ken Block, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'da 15-18 Nisan tarihlerinde arasında gerçekleşecek Dünya Ralli Şampiyonası'nın dördüncü yarışında, co-pilotu Alex Gelsomino ile birlikte mücadele edecek. Ralli sporundan önce şov stili farklı sürüş tekniği ile ön plana çıkan ABD'li pilot, 2007 yılında otomobili ile 52.1 metre uzunluğunda bir atlama gerçekleştirip, 'Uçan Amerikalı' unvanının sahibi olmuştu. Bununla yetinmeyip sınırları zorlayan Ken Block, yarış otomobili ile Yeni Zelanda'da snowboardcular ile beraber kayak yapmıştı. (Kaynak: Habertürk)

Bu adamı yarışırken izlemek isterdim. Yukarıdaki video yeteneklerinin bir kısmını gösterir nitelikte. Bir de o uçtuğu görüntüler var ki onları kaliteli bir şekilde bulursam koyacağım. Düşünsenize Ken Block'un kullandığı arabada oturduğunuzu :)

1 Mart 2010 Pazartesi

Mustafa Sarp is...

a) Ön libero
b) Defansif orta saha
c) Hücuma dönük orta saha
d) Forvet arkası
e) Çapa
f) Çengel
g) Gizli forvet 
h) Saklı santrafor
ı) Kanattan bozma orta saha
j) Orta sahadan bozma forvet
k) Defanstan bozma orta saha
l) Göbeğin ikincisi
m) Okeye dördüncü
n) Bilardoya skor tutucu
o) Uzun eşeğe yastık
p) Forma yırtma uzmanı

Sahiden Mustafa Sarp necidir Allah Aşkına!?!

Yok Artık!

Ayağa Kalkmayan Fenerli,
Oturmayan Beşiktaşlı,
Tek ayak üstünde durmayan Trabzonlu,
Tek eliyle şınav çekemeyen Bursalı,
Islık çalamayan Sivaslı,
Kulaklarını oynatamayan Siirt Köy Hizmetleri Sporlu,
Tuvalete çıkamayan Swansea City'li olsun!

28 Şubat 2010 Pazar

Sakarya Tatankalar 14 - 0 Yaşar Üniversitesi (Admirals)

Bu sezon hem Korumalı Futbol Türkiye 2. Ligi'nde hem Üniversitler Ligi'nde mücadele ediyoruz Sakarya Üniversitesi olarak. Bugün Üniversiteler Ligi'ne Yaşar Üniversitesi maçı ile başladık kendi sahamızda. Ağır bir sahada, zorlu Koç Üniversitesi 2. Lig müsabakasından sonra hırslı ve istekli Yaşar Üniversitesi müsabakası oldukça zorlu geçti. Hem Türkiye Ligi hem de Üniversiteler Ligi'nde oynamış olmanın getirdiği öğrenci olmayan oyuncularımızın forma giyememesi zorunlu rotasyona itiyor takımı ki bu da son derece tecrübe artırıcı bir faktör aslında. Bu maçla beraber faydalandığımız oyuncusu sayısı 40'ı geçmiş oldu ki bu da gelecek seneler için umut verici.

Üniversiteler Ligi'nde garipsediğimiz bir kural değişikliği çeyreklerdeki süre kısaltımı oldu. Perşembe günü faksla aldık bilgisini, normalde 15 dakika olan çeyrekler 12 dakikaya indirilmiş vaziyette. Bu bence iyi olmamış. Buna bir de sürenin sadece saati tutan başhakem tarafından biliniyor oması ve neye göre değişiyor olduğunun tam olarak anlaşılamaması eklenirse Üniversiteler Ligi'ne ilişkin bazı sıkıntıların yaşanacağı bugünden söylenebilir. Sözü fazla uzatmayalım grubun diğer maçında Anadolu Üniversitesi kendi sahasında Selçuk Üniversitesi'ne 14-20 kaybetti.

Gelecek hafta Ege Üniversitesi SK ile bir anlamda 2.Lig'de 2. sıra mücadelesine çıkacağız. Sonraki hafta ise Selçuk Üniversitesi'ni misafir edeceğiz Sakarya'da. Tatankalar savaşıyor!

27 Şubat 2010 Cumartesi

Adam Değilsin John!

Bridge kendinden bekleneni yaptı ve bugünkü City - Chelsea maçının başlangıç seremonisinde Terry'nin elini sıkmadı. Verdiği mesaj bence başlıkta ve Terry'nin yüzü de durumunun rezilliğini apaçık anlatıyor. Değer miydi be John! Bu arada City Chelsea'ye Bridge'in şerefine 4 çaktı :) Skor 4-2 City galibiyeti.

Power Bitti Yaşasın Virgin Radio!

Çok büyük iş yaptılar. Daha önce açıkçası adını bile duymadığım bir radyo istasyonuydu Virgin. Ama yaptıkları şu iki önemli transferle hem Power FM'in belini kırdılar hem de yabancı müzik yayını yapan radyolar arasında bir anda öne fırladılar. Geveze ve Bay J alışılmış saatlerinde yani 06:30-10:00 ve 18:20 saatleri arasında en azından benim neşem olmaya devam edecekler. Bay J "Şu ortamda Power FM'in verdiğini verecek zor çıkar, buradan ayrılmam zor" türünde çok laf söylemişti programında, demek ki çok ciddi paralar aldılar. Helal olsun, fazlasıyla neşelendiriyorlar insanı sesleriyle. Sırf onlar değil, aşağıdaki resimde diğer transferleri de bir inceleyin, radyolar arası transfer şampiyonu olmuşlar adeta. Virgin Radio Doğuş Grubu'nun bir medya kuruluşu tıpkı NTV ve kanalları gibi. NTV'nin milli maçları almasının ardından böylesi önemli bir atılımın daha gelmesi pazar paylarını arttırmak için Doğuş Medya yöneticilerinin çaba içinde olduğunun göstergesi. Dilerdim ki Geveze'nin ekibi de Virgin'e geçsin ama sanıyorum onlar daha komedi ağırlıklı bir içerikle devam edecekler Power FM'de, onlara da başarılar dileyelim
 Zaman zaman sabahları Power FM'i yoklayacak olsak da artık asıl radyomuz Virgin'dir (hem yeni medeni halime de uygun, he he).

26 Şubat 2010 Cuma

Welcome Back to Big Momma's House

Herkes annesinin evine döndü sonunda.
Başı önde, pişman, elindekini göz göre göre kaybetmiş...
Ama işte maalesef treni bir kez kaçırdın mı bir daha aynı trene binemiyorsun...
Tren sen olsan da olmasan da, hatta sen olmayınca daha hafif ve daha hızlı, uzaklaşıyor...
Başka seferlere bakmak gerek artık, hiç birinin Hamburg'a gitmeyeceğini bile bile hem de...
O muhteşem annenin o muhteşem ligine tekrar hoşgeldiniz...
Haydi devam birbirinizi yemeye!

25 Şubat 2010 Perşembe

Zorla Verilen Özgürlük...

Baldan Tatlıymış!!!
Çok Şükür Ya Rabbi!!!

Meclis Görev Başında! Hiddink'in Maaşı

Bir arkadaşımızın yorumuyla haberimiz oldu gelişmeden, keşke Adsız olarak yazmasaydı da adını da öğrenseydik. Yaza yaza sonunda meclisin gündemine getirdiniz bu konuyu demiş yorumcu dostumuz. Son dönemde 2 kez üzerine yazdığımız konuydu Hiddink'in maaşı. Meclisi göreve davet etmiştik. Acaba Terim olduğu için mi bu kadar tepki veriliyordu yoksa gerçekten vekiller vekilliğimizi yapıp bu işleri kovalıyordu merak etmiştik. Terim'in 1,5 milyonuna kazan kaldırılırken Hiddink'in 3,5 + primlerine nasıl bir tavır takınılacaktı acaba dedik hep. DSP Genel Sekreteri ve Denizli milletvekili Hasan Erçelebi de bu işi doğru bulmayanlardan. Erçelebi hem Hiddink'in aldığı paraya hem de Milli (!) Takımın başına milliyeti başka olan bir çalıştırıcının gelmesine takmış durumda. Demek ki 1 kişi de olsa meclis de bizim gibi düşünenler varmış. Bakalım Erçelebi'nin soru önergesine ne cevap gelecek?

Roman Yeniden Yazılıyor

Euro 2008'in yıldızı, bir çok kulübün peşinden koştuğu ama İngiltere'yi tercih edip 20 Milyon Pound'a Spurs'e gelen Pavlyuchenko'nun düşüşü de çıkışı gibi çok hızlı olmuştu. Geçen sezon ligde 28 maçta sadece 5 gol çıkarabilen Rus yıldız, FA ve Lig kupalarında kolay rakiplere karşı 9 gol üretmiş bu da kimseyi tatmin etmemişti. Bu sezon bu hafta sonuna kadar sadece 4 kez ligde forma bulabilen Pavlyuchenko gol atamamıştı. Pazar günkü Wigan maçı onun yeniden doğuşu oldu adeta. Oyuna sonradan dahil olup attığı 2 gol Celtic'e verilen Keane sonrası beyaz formayla neler yapabileceğini hatırlattı Redknapp'a. Dün geceki FA Cup tekrar maçında Bolton'a karşı ilk 11'deydi uzun süre sonra yeniden Roman. Bembeyaz bir sayfaya başladığını tekrar deklare etti adeta 2 gol de Bolton ağlarına gönderirken. Ada'da Roman yeniden yazılıyor, hatta Roman kendi kendini yazıyor, bir kez daha.

24 Şubat 2010 Çarşamba

Kaput

Sol diz ön çapraz bağlarını yırttı Josh Howard. Daha formasını terletemeden sezonu kapadı Washington'da. Ne faydası oldu yeni takımına? Diğer oyuncular da şut atabilecekler!

Günün Sözü

 

Ancelotti: Italy will unite behind Chelsea against Inter.

 

İtalya Inter'e karşı Chelsea'nin arkasında birleşecektir.

23 Şubat 2010 Salı

Hertha Çökerken Seyreden Adam

Hertha Berlin'in Benfica ile Avrupa Ligi'nde deplasmanda oynadığı maç henüz sona ermedi ama bundan sonra maçın skorunun ne olacağının bana göre pek de önemi kalmadı zaten. 60. dakikada 4-0 önde Benfica. Bir efsane akım, bir başkent takımı, hem de öyle hikayeden bir takım değil, son 10 sezonda 2 kez Almanya Kupası kazanmış, Şampiyonlar Ligi oynamış, bir çok kez ilk 4'te Bundesliga'da kendisine yer bulmuş olan Hertha Berlin bu sezonki engellenemez dibe seyahatine devam ediyor. Hertha Berlin çökerken bunun sorumlusunu pek uzaklarda aramaya bence gerek yok. Takımın başına Ekim ayında geçen Funkel değil müsebbib, o adamın adı Michael Preetz. Evet o bildiğimiz eski Alman Milli forvet, Berlin efsanesi adam. Tam 7 sene terlettiği o formayı en tepeye taşısın diye takımın Genel Menjerleğine getirilen Preetz. Haziran ayında Futbol Takımının sorumluluğuna geldiğinden beri yapılan transferler, hoca tercihleri Hertha'yı adeta bitirdi. Transfer sezonunda en önemli oyuncuları Pantelic'i, Babic'i, Chahed'i, Simunic'i kaybeden, takıma çok şeyler katan Voronin'i takımda tutamayan, Cufre'yi harcayan Preetz, bu adamların açıklarını eften püften adamlarla kapamaya çalışınca sonuç felaket oldu. Janker dışında elle tutulur tek transferi yok Berlin'in. Bu gece Benfica'dan fark yerken, Bundesliga'da son sıraya demirlemişken Preetz o koltukta daha ne kadar oturacak çok merak ediyorum. Bu takımın geçen sezonu 4. bitirirken sahip kadro kalitesi ve oynadığı topu hatırlıyorum da Preetz'in hala istifa etmemiş olması beni hayrete düşürüyor. Her şeye rağmen Berlin ligden düşerse bizim büyüklere gelebilecek hala bir kaç oyuncusu mevcut. Fink Beşiktaş'ta oynayabiliyorsa Friedrich, Janker, Dardai, Wichniarek, Turkcell Süper Lig'de çok iş yaparlar.

22 Şubat 2010 Pazartesi

Lanet Getirdiniz!

Bürokrasi denilen acayip düzen içerisinde, hasbel kader bir makam ve koltuğa sahip olmuş, ciğeri beş para etmez adamların eline bakmak zorunda kalmak çok acı. Sorun çözmek değil sorun çıkarmak, yardımcı olmaya çalışmak değil işi yokuşa sürmek, paylaşarak büyümek değil paylaşmadan ezmek için var olan bu adamlar gece yataklarında nasıl rahat rahat uyuyorlar, öbür tarafı hiç mi düşünmüyorlar anlayamıyorum!

Gün gelecek yetki sahibi olanlar değişecek, insan olan, adam olanlar oturacaklar o ve daha yukarıdaki koltuklara. İşte o gün hakkaniyet nedir, hizmet nedir, insanlık nedir öğrenecek halk. O vicdan fakirleri de hak ettiklerini bulacaklar.

Lanet getirdiniz gençliğe! Defolun gidin artık! Ya da bekleyin ,sizi def edeceklerin gelmesi yakın, o zevki bizlere bırakın!

21 Şubat 2010 Pazar

Sakarya Tatankalar 24 - 8 Koç Rams


Bu 4 yıllık bir özlemin son bulduğu maçtı. 
Bu galibiyet emeklerin boşa olmadığının kanıtıydı.
Bu skor inananın neler yapacabileceğinin göstergesiydi.
Bu sonuç çalışanın kazanacağının ispatıydı.
Bu skorla 3 yıl önce bir hayalin peşinde çıktığımız yolu vücuda getirdik.

Sahaya çıkacak ekipmanı olmayan Sakarya'yı bugün getirdiğimiz yer planlı çalışmanın, hedef koymanın ve vazgeçmemenin sonucudur. Her geçen gün üzerine koyan, her maç öğrenen, her hafta tecrübelenen, disiplinli ve vazgeçmeyen bir takımız var. 7 Mart'taki Ege maçını da kazanırsak çok büyük bir hayalin eteklerine yapışmış olacağız. Ege galibiyeti gelirse 17 Nisan'da 1. Lige yükselme maçına çıkacağız. Rakibimize saygı duyuyoruz, geçen sene bizi kendi sahamızda mağlup ettiklerini unutmuyoruz ve odaklanıyoruz.

Bu çocuklar, bu ekip her türlü övgüyü hak ediyor. Hepsini alnından öpmek boynumun borcu. Özellikle savunma takımımızı bir ayrı tebrik ediyor ve kucaklıyorum.

Ekip olarak bu galibiyeti senelerdir her türlü cefamızı çeken annelerimize armağan ediyoruz.

19 Şubat 2010 Cuma

Neft Yağı

Resimde görülen bitkiden elde ediliyor neft yağı, turpentine diye geçiyor yabancı kaynaklarda. Ekseriyetle deli gibi koşmasını istediğiniz kişi ya da mahlukun belirli bir bölgesine tatbik edildiğini söylüyor uzmanlar. Dün geceki Atletico Madrid - Galatasaray maçından sonra Vicente Calderon'un soyunma odalarını temizlerken misafir takım soyunma odasında boş bir neft yağı şişesi bulmuş temizlik görevlileri. Bizim kültürümüzde önemli bir yeri olduğundan neft yağına ilişkin özdeyişlerin ben tahmin edebiliyorum kime ve nasıl tatbik edilmiş olabileceğini. Keza her iki devrede çok ayrı 2 karakter sergiledi bu topçumuz, ilk devre adım atacak hali yokken, ikinci devre yerinde duramadı, koşmadan, depar atamadan edemedi. Her kim öğrettiyse Rijkaard'a tebrik ediyorum kendisini. Belki de Rijkaard değil de Arda'nın başının altından çıkmıştır. Asıl merak ettiğim kim tatbik etti elemana neft yağını?

18 Şubat 2010 Perşembe

Meclisi Göreve Davet Ediyoruz! Yeniden!


Aşağıdaki yazı sevgili ozhano'nun 10 Şubat'ta kaleme aldığı yazı. Bizim düşüncemizde hiç bir değişiklik yok. Anlaşılan Hiddink'e 3,5 milyon artı primler sözü verilmiş gibi ki bu da yaklaşık 5 milyon yapar. Bakalım Türk futbolunun bekçiliğini yapan Fatih Terim karşıtı kıymetli vekillerimizin sesi ne kadar çıkacak. Yazıyı aynen koyuyorum aşağıya.

Türk Milli Takımı'nın başına kimin geleceği ile ilgili haberlere bakılırsa, takımın başına geçecek kişi TFF'nin de başından beri söylediği gibi ünlü bir yabancı teknik adam olacak. Türkiye'yi tanıması, Türk Futbolu'na adapte olması, futbolcu mantalitesine alışması vs. epey bir vakit alacaktır. Ancak gelecek yabancı t.d. ün altına 3-4 tane Türk teknik adam yerleştirilerek adaptasyon ve tanıma süresinin olabildiğince kısalmasını sağlamaya çalışılacaktır. Ne var ki bu gelecek isimlerin söylenmeye başladığı ilk günden beri aklıma takılan takılan bir soru var.

Tamam, gelecek bu teknik direktör Milli Takımı çok ileri götürebilir, başarıların altına imzasını atabilir. İnşallah, beklenti de bu olmalı zaten. Gelecek t.d. kim olursa saygı duyulmalı, destek verilmeli.

Ancaaak, işin bir de maddi boyutu var. Şimdi ismi geçenlerden en ucuzunun yıllık maliyeti 3 milyon euro civarlarından başlıyor. Hele üzerinde en çok durulan isim olan Hiddink de ise bu maliyet 6 milyona kadar çıkıyor. Şimdi Fatih Terim Milli Takımın başında iken yıllık aldığı 1,4 milyon euro'ya laf edip, fazla bulup mecliste bu durumun görüşülmesini isteyenler, hatta konuyla ilgili soru önergesi verenler takımın başına aşağı yukarı 6 milyon euro ile Hiddink gelirse ne yapacaklar? Türkiye şartlarında Türk bir t.d. olunca aldığı 1-1.5 milyon euro fazlayken yabancı olunca 6 milyon euro normal bir bedel mi olacak? Açıkçası bu soruları Fatih Terim'in aldığı maaşın yüksek olduğunu düşünüp mecliste görüşülmesi talebinde bulunanların ya da soru önergesi verenlerin, yaptıkları bu olayı yanlış bulduğumdan değil; Fatih Terim için böyle bir şeyi yapanların, onun aldığının 3-4 katını alacak biri gelince nasıl bir faaliyet gerçekleştireceklerini merak ettiğim için soruyorum. Yoksa Fatih Terim'in maaşına takanların derdi devletin parasının har vurulup harman savurulması değil, Fatih Terim'in kendisi, kişiliği, Galatasaraylılık kimliği vs. daha başka birşey miydi?

Bakalım, TFF yarın öbür gün yeni t.d.'yi açıklayınca meclisten biri de çıkıp " Kardeşim, bu milletin % bilmem kaçı yoksulluk sınırında yaşarken, biz daha 1 yıl önce Fatih Terim'in aldığı parayı çok bulurken, onun aldığının 3-4 katına Federasyon'un bir t.d. getirmesini kesinlikle kınıyorum" diyecek mi? Sizce der mi?

Eski Toprak

 
Fotoğraflar uefa.com'dan

T-Mac Takas Edildi! Takaslar Durmuyor!

T-Mac artık bir Kings oyuncusu ve tekrar basketbol oynayabilecek. Kings Tyreke Evans'ı Kevin Martin'e tercih etti ve yıldız skorerini Houston'a verdi. Bu takasla Kings de sezon sonunda genç nüvesine bir süper yıldız ekleme şansına sahip oldu. T-Mac'in 23,5 milyonluk kontratı sezon sonu bitiyor.

Houston: Kevin Martin, Sergio Rodriguez, Hilton Armstrong, Kenny Thomas
Sacramento: Tracy McGrady, Joey Dorsey, Carl Landry

Edit: Biz bu satırları yazdıktan sonra yaklaşık TSİ ile 21:30 gibi takasa Knicks de dahil oldu. Yorumlarda detaylı bir analiz yapan Ege arkadaşımızın dediği oldu ve takas üç takıma çıktı. Netice itibariyle sabah Sacramento'ya yola çıkan T-Mac akşam New York'a vardı. Takasta takım değiştiren adamlar şu şekilde:

Houston: Kevin Martin, Hilton Armstrong, Jordan Hill, Jared Jeffries, Larry Hughes ve Knicks'in 2012 1.tur draft hakkı
Sacramento:  Carl Landry, Joey Dorsey
Knicks: T-Mac, Sergio Rodriguez
Sacramento:

Bu arada sezon sonu D.Wade'e talip olması kuvvetle muhtemel olan Bulls John Salmons'ı Bucks'a Elson ve Kurt Thomas karşılığında takas ederek yaz sezonu için maksimum bütçe açıklığını yakalamış durumda. Aynı durum Kings için de mümkün. Sözün özü Kings ve Bulls ellerindeki genç ve yetenekli malzemeye birer süper yıldız ekleyebilirler.

2003 yılında Carmelo Anthony, Chris Bosh ve D.Wade'in önünde 2. sırada takas edilen Darko Milicic'in New York günleri de sona erdi. Milicic Brian Cardinal karşılığında Minnesota'ya takas edildi. Bu takas sezon sonu için Knicks'e 1.8 milyon daha bütçe rahatlığı getirmiş oldu. Yaz piyasasında Knicks'in tek hedefi Lebron James'i New York'a getirebilmek. Son yılların en büyük draft hayal kırıklığı olan Milicic bu sezon sadece 8 maçta, o da maçların son dakikalarında, forma giymişti. Cardinal'in kontratının satın alınarak salıverileceği ve bu oyuncunun Knicks tarafından kadro yer açmakta kullanılacağı söyleniyor. Keza Knicks ve Boston şu saatlerde olası bir Nate Robinson takası pazarlığındalar.

Bir Dev Takas Daha! Jamison Cavs'te!

 3 takımlı bir takas gerçekleşti dün gece. Clippers, Wizards ve Cavs önemli takaslara imza attılar.

Cavs: Antawn Jamison, Sebatian Telfair
Clippers: Drew Gooden
Wizards: Zydrunas Ilgauskas, Al Thornton, Emir Preldzic'in NBA hakları

Wizards biten bir kontrat, aktif bir potansiyel yıldız adayı ve bir gün gelmeye karar verirse N:BA'de etki yaratabilecek bir kısa kazandı bu takasla. 2010 yazı onlar için tam bir FA avı olacak.

Clippers Camby'i gönderdikten 1 gün sonra sezon sonua kadar pota altı rotasyonuna adam bulmuş oldu. Üstelik Gooden'ın kontratı sezon sonu bitiyor.

Cavs ise Lebron ve Shaq'la birlikte takımı şampiyonluğa taşıyabilecek çok önemli bir 4 numara ile West'in problemleri yüzünden sorun yaşadıkları 1 numraya vasatın üzerinde bir isim katarak çok ciddi bir iş yaptı.

Bu takas tutarsa sezon sonu Lakers-Cavs finali izlemeye hazır olun.

17 Şubat 2010 Çarşamba

Blazer Camby

Bu forma da yakıştı Camby'e. Batı'da önemli işler yapmak isteyen ama önce Oden sonra Przybilla'yı kaybedip pota altında sadece Pendergraph, Aldridge ve bitik Juwan Howard'a kalan Blazers'a Camby ilaç gibi gelecektir. Uyumlu, çalışkan ve iş ahlakına sahip adam Marcu Camby, Roy'un da dönmesiyle Portland2ı bu sezon sürpriz bir finale taşıyabilir. Clippers'a Camby karşılığında giden adamlar Blake ve Outlaw oldu ki bu adamlardan muhakkak verim alınır Clippers'ta. Özellikle Blake Davis'i çok rahatlatacaktır. Bakalım takas süresi dolmadan böylesi faydalı yeni takas haberleri gelecek mi...

Uygun'dan Maç Öncesi Uyarıları

Bu uyarıları dinleyeceksin, başkasını değil rakibi delip geçeceksin! Akıllı olun topçular, haddinizi aşmayın, duracağınız sayıyı bilin, makul saatte yatın, adam olun lan!

S. Tümer: İşin ehlini bulmuşken soralım; hani bir efsane vardır ya "cinsellik futbolcunun performansını düşürür" diye bu doğru mudur?
B. Uygun: Futbolcuların maçtan önce boğa gibi olması için o tarz işleri yapmaması gerekiyor tabii ki! Çünkü arenaya çıkıyorlar, her türlü saldıracaklar!
S. Tümer: Peki ne, neyi etkiliyor?
B. Uygun: Uykusuzluk en büyük sorun. Futbolcu mutlaka iyi uyumak zorunda. Evli arkadaşların hayatları daha düzenli ama bekar arkadaşlar bazen uykusuz kalıyor, sahada da performansları düşüyor.
S. Tümer: Peki uykusuzluk mu, cinsellik mi performansı daha çok düşürüyor?
B. Uygun: %70 uykusuzluk düşürür, % 30 ise haddini aşarsan düşürür.

16 Şubat 2010 Salı

The Box

Esrarengiz,
İlk yarım saati ile ilgi uyandıran,
Yavaşlayan,
Az biraz hızlanan,
Merak ettiren,
Görüntü yönetmenliği başarılı,
Şaşırtmak üzereyken vaz geçen,
Ne alaka dedirten,
Türü anlaşılamayan,
Mesajı çözülse de neden diye sorduran,
Bir acayip biten,
Son sahnesiyle "E yani dedirten",
Türünü cidden çözemediğim,
Senaristi ile fırsat olsa da konuşsam dediğim,
Cameron Diaz'ın oyunculuğunu hiç beğenmediğim,
2 saatlik zaman kaybı mı değil mi anlayamadığım,
Acayip bir film.

All-Star'da Mide Ekşitenler


Son yılların hem en zevkli All-Star maçını yaşadık hem de bir seyirci rekoruna şahit olduk, 108.713 seyirci Dallas Cowboys Stadında bu maçı efsanevi bir boyuta ulaştırdı. Wade, Lebron muhteşemdi Bosh, Howard, Melo, Dirk fazlasıyla renk kattı maça. Onlar katmasına kattı da 3 gün süren All-Star etkinliklerinde benim bir kaç senedir midemi ekşiten olaylar kendini tekrarladı. Bu böyle devam edecekse ya önlem alınmalı ya da organizasyon yeniden düzenlenmeli. Tamam doğrudur, reklam pastası, yayın hakları satışı yani işin ekonomik kısmına hizmet ediyor bu organizasyon fakat bu sene hem o muhteşem stada hem de o muhteşem maça rağmen mideler ekşimekten kurtulamadı. Benim midemi ekşitenler hemen şu aşağıdakiler:

1- Oynamayan Starlar
Milyonlarca insan üşenmeden internetten oy veriyor, mektupla oy yolluyor, cep telefonundan adam seçiyor ve toplamda 24 yıldızı alıyor o All-Star kadrosuna koyuyor. Amaç ne? Ligin en önemli ve spektaküler adamlarını o sahada görmek, onların kendilerini eğlendirdiğine şahit olmak, verdiği paranın ve emeğin karşılığını almak. Ancak bir kaç senedir Tim Duncan başta olmak üzere, gerçekte ciddi bir sakatlığı bulunmayan, bu hafta sonunu aktif dinlenme olarak geçirmeye çalışan abiler maça öylesine bir uğrayıp kaçıyorlar. İnanılacak gibi değil en çok oyu alan adamlardan Tim Duncan, Kevin Garnett, Paul Pierce ve Steve Nash'in toplam süresi 58 dakika, yani tek bir oyuncunun alabileceği toplam süreden biraz daha fazla. Bu ince hesaplar hiç mi hiç yakışmıyor bu büyük başlara.

2-Gençler
Rookies-Sophomores maçına neden 9'ar kişi seçiliyor, bu oyuncuları kim seçiyor, hiç anlamıyorum. Bir çok önemli adamı izleyemedik o maçta, neden izleyemedik? En azından DeRozan hak etmiyor muydu orada olmayı. Adamı smaç yarışmasına al, Rookie Challenge'a alma. Ekşitti midemi.

3-Smaç Yarışması
Olmaz olsun böyle yarışma arkadaş. Robinson'ın son smacını çıkar, DeRozan'ın Weems'in üzerinden vurduğu smacı da birlikte çek al oradan geriye ne kalıyor? Kusura bakmayın ama Amerikalılar'ın deyimiyle çöp! Ligde  o kadar smaççı eleman varken bunlar kim Allah aşkına! O kadar mı zor yıldızları smaç yarışmasına getirmek. O kadar mı mahkumuz Wallace, Brown, Gordon'a!?!

4-Cumartesi Gecesi Etkinlikleri
Tamamen kıytırıktan ve sırf sponsor edinmek için uydurulmuş bu yarışmalara mecbur muyuz? Mecburuz, midedeki ekşimeler zorunlu.

5-Üçlük Yarışması
İlla o sezonki iyi üçlük atan adamlar mı gelecek kardeşim bu yarışmaya. Bu ligde en az 10 tane üçlük profesörü varken bu asistanların orada işi ne? Arkadaş Frye'ın üçlük yarışmasına katılmasının mantığı nedir, Frye bu sezona kadar çizginin arkasından şut atmayı mı biliyordu ki bugün orada olmayı hak ediyor!?! Redick nerede kardeşim!?!

Budur, sanki 3 gün boyunca alay edilmiş gibi hissediyorum. Maçı bir kenara koyunca kandırılmış adam psikolojisindeyim.

15 Şubat 2010 Pazartesi

Bursa Leverkusen

Bu geceki maç da Bursaspor'un son dakikalarda yediği gol bana 2001-2002 sezonundaki Bayer Leverkusen'i hatırlattı. O dönem Yıldıray'ın da formasını giydiği Leverkusen 2 hafta içinde hem Almanya Kupasını hem de Şampiyonlar Ligi'ni finalde kaybetmiş, Şampiyonluğu da son hafta Bayern Münich'e kaptırmıştı. Hatta 3 kupayı birden kaybeden Leverkusenli futbolcuların psikolojik çözküntüye girdiği ve bir çoğunun terapi aldığını hatırlıyoruz. Bursaspor'un kaybettikleri Leverkusen'in kaybettikleri kadar değil belki ama, uzun seneler sonra ilk kez böylesi dolu dizgin giden Bursaspor'a son dakikalarda yazık oldu geride kalan 5 günde. Fenerbahçe ve Trabzonspor'dan son dakikalarda yediği tokatlar futbolcuları bir hayli etkilemiş durumda. Sahadan çıkarken hiç bir Bursalı topçu önüne bakamıyor, yüzlerini yerden kaldıramıyorlardı. Umarım Leverkusenlilerin yaşadığı psikolojik yıkıma uğramaz ve lig sonuna kadar futbolumuza renk katmaya devam ederler. Ertuğrul Sağlam için de çok önemli bir kariyer testi olacak şu önümüzdeki 2-3 hafta.

14 Şubat 2010 Pazar

İstanbul AFK B 0 - 36 Sakarya Tatankalar

Aslında üzerine uzun uzun yazmak gerekir ama ben gelecek haftaki Koç Rams maçını bekliyorum. O maç sonrası bu sezonki hikayemizi anlatacağım. Hem ofansta hem defansta her geçen gün gelişme gösteren takımımı kutluyorum. Profesyonel liglere tarihinde ilk kez iştirak eden Tatankaların bu ilk galibiyeti tarih sayfalarındaki yerini aldı. Hedef önümüzdeki 2 maçı da kazanarak wild card oynayabilmek ve 1. Lige terfi edebilmek. Ama her şeyin ötesinde centilmence, sportmence ve zevk alarak, eğlenerek spor yapmak, yaptırmak. Ayrıca Sevgili dostum Taner Şengül'e de sonsuz teşekkürler. O olmasa bugünkü durumumuza gelemezdik.

Çalışan ve inanan kazanır, kaybetse bile...

Dev Takas! Butler Dallas'ta

Caron Butler, Brendan Haywood, Deshawn Stevenson ve nakit para karşılığında Washington Josh Howard, Drew Gooden, James Singleton ve Quinton Ross'u aldı. Butler bu takasın nüvesi olarak gözükse de bence Haywood Dallas'a çok şey katacaktır. Cuban yine bir sezon ortası takasıyla şampiyonluk yakalayabilir miyim hevesi içinde güzel para saçtı diyebiliriz. Keza sezon sonu Wizards yaklaşık 15 milyonluk bir yükten kurtulurken Cuban'ın nurtopu gibi bir kontratı daha oldu. Wizards lotarya ve tasarruf peşine düştüğünü yeniden ispat ederken acaba sıradaki hareketleri Mart ayında çıkacak bir Arenas kontrat feshi olabilir mi diye insan düşünmeden edemiyor.