Sayfalar

EuroBasket 2009 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EuroBasket 2009 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2009 Cumartesi

Türk Basketbolu Üzerine 3 Cümle

Türk Basketbolunun üçlük atma, kullanma, üçlükle kısa yoldan maç kazanma sevdasından altyapıdan başlayarak kurtarılması şarttır (Potaya atmak değil potaya gitmek).

Türk Basketbolcusu yine altyapıdan başlayarak temas almaktan korkmayan bir kafa yapısında yetiştirilmeli ve faul çizgisi korkulan değil orada olunmak istenen yer olmalıdır (Blok yemekten korkan değil aksine teması almak isteyen kafa yapısı).

Savunmanın alasını yapan bir ekol haline gelen Türkiye'nin sorunu asla kendi yarı sahasında değil, aksine karşı sahada işi bitirecek kendine güvenen, güçlü skorer yetiştirememektedir (Kendini önemli şutör-skorer zanneden bir çok vasat hücumcuya sahibiz).

Ne bu şimdi diyenlere bknz: Eurobasket 2009; Slovenya-Türkiye ve Yunanistan-Türkiye müsabakaları

16 Eylül 2009 Çarşamba

O Son Oyunu Kim Çizdi?

Slovenya maçının son oyununu, uzatmayı belki de maçı getirecek oyunu kim çizdi çok ama çok merak ediyorum. Oyun muhteşem, kat, koşu, perdeden çıkan adam, pas ve bomboş şut muazzam bir tahlilin ürünü. Ama o oyunu çizen ulu insan, o topu kullanacak adam Engin Atsür mü Allah aşkına ya! Ömer Onan var açılmış atıyor, Hidayet var turnuvaya geri dönmüş, olmadı Ersan var eli titremez, beğenmiyorsan bunları Sinan Güler var ki en zor şutları en rahat kullanan adamlardan. Neden Engin, neden o köşe, neden üçlük, üstelik 2 adıma vakit varken!

Çok güzel laftır "Aza tamah etmeyen çoğu hiç bulamaz.". Korkmuş, geri adım atmış Slovenleri uzatmada ipe dizerdik ipe! O son oyunu kim çizdi kardeşim, Allah aşkına söyleyin, önce kendisini bir öpeceğim sonra da tokatı indireceğim suratına. Oraya buz kesmiş Engin mi konur be kardeşim!

Kafayı çizdim, kaçtım...

Burası "İstan"Bul

Bugün Basketbol Milli Takımımız için çok önemli bir gün. Bugünkü maçlar sonucunda gruptaki nihai sıralamamız ve çeyrek finaldeki rakibimiz belli olacak. Slovenya'yı yener ve 1. olursak Hırvatistan, Slovenya'ya yenilir ve 2. olursak Yunanistan ile karşılacağız. Sonuçta bugün bir "İstan" Bulacağız ama hangisini. Ben olsam Slovenya maçını kazanmak için elimden geleni yapmaya çalışırdım. Keza o durumda "İstan"ların daha zayıf olanıyla, Hırvatistan'la eşleşip çok ciddi bir final şansına erişme imkanı yakalardım. Grup 1.si olup Hırvatistan'ı geçtiğimiz anda karşımıza çıkacak ekip Rusya ile bizim grubun 3.sünü karşı karşıya getirecek eşleşmenin galibi. Oraya gelecek o 3. takım için 4 ihtimal var. Onlara da aşağıda bakalım.

* Bizim geldiğimiz gruptan çıkan Polonya ve Litvanya şanslarını tüketmiş vaziyette. Gerçi Polonya'nın artık mucizelere bağlı olan bir 4.lük şansı var desek de pek ihtimal vermiyorum ben buna. Polonya İspanya'yı, Sırbistan Litvanya'yı yenerse bizim maça bakmadan ikili averajda Polonya 4. olur. Ancak rakip İspanya olunca Polonya için bunu dşünmek bile bir hayalden öteye geçemez diyorum ben.

* Yukarıdaki nedenden ilk 4'te 3 C grubu takımı olacağı kesin gibi. İlk 2'yi ise Türkiye ve Slovenya parsellemiş durumda. 3. ve 4. sıra için geriye Sırbistan ve İspanya kalıyor. Sırbistan'ın Litvanya'yı, İspanya'nın Polonya'yı yenmesi durumunda ikili averajda İspanya önde olduğu için 3. İspanya oluyor.

* Eğer Sırbistan Litvanya'ya kaybederse Polonya'nın İspanya'ya her türlü galibiyeti İspanya'yı 5.liğe atıyor. Polonya'nın İspanya karşısındaki 10 sayı ve üzeri galibiyeti ise Polonya'yı 3. Sırbistan'ı 4. yapıyor ki sanırım bu ihtimal verdiğimiz en düşük ihtimal. Asıl mucize bu olur herhalde.

* Bundan biraz daha yüksek bir ihtimal olmakla beraber olmasına yine pek olasılık vermediğimiz seçenek ise Sırbistan'ın Litvanya'ya kaybetmesi, İspanya'nın Polonya'yı yenmesi ve Slovenya'nın bize kaybetmesiyle bir anda Sırbistan'ın 3.lük için devreden çıkıp işin İspanya - Slovenya 2'li averajına kalması. Bu durumda C grubundaki maçı Slovenya önünde İspanya kazandığı için İspanya 2. Slovenya 3. oluyor. Zor diyorum, Sırbistan Litvanya'ya kaybetmeyecektir.

* Eğer Sırbistan ve İspanya kazanırsa bu sefer gözler bizim maça çevrilecek. Keza Slovenya kazanırsa sıralama Slovenya - Türkiye - İspanya - Sırbistan olurken, Slovenya'nın kaybetmesi durumunda 3'lü averaj devreye girecek ve C grubundan gelen takımlar arasında en kötü 3'lü averaj İspanya'da olduğu için Sırbistan 3. olurken İspanya 4. sırada kalacak. O nedenle bizim 22:00'de yapacağımız maçın sonucu turnuvanın yol haritasını belirleyecek gibi duruyor.

* Eğer kazanırsak Hırvatistan'la oynayıp, ki rahat geçeceğimizi düşünüyorum, Yarı Final'de Rusya Sırbistan galibiyle karşılacağız. Bu Sırbistan olursa psikolojik üstünlüğümüz ve onları çözmüş olmamız önemli bir avantaj ve bize Final yolu açabilir. Rusya ise bize genelde ters gelen bir takım olmasına karşın sert savunmamız iş görebilir diye düşünüyorum.

* Eğer kaybedersek Yunanistan'la oynayacağız ki, onların da Rusya gibi bize çok ters geleceğini ve maçın ortada olduğunu düşünüyorum. Onları geçersek bu sefer çok büyük ihtimalle Fransa - İspanya eşleşmesinden gelecek olan takım ile karşılacağız. Ben Fransa - Türkiye eşleşmesi çıkarsa Final'deyiz diye kabul ediyorum. İspanya olursa rakibimiz tıpkı Sırbistan'a olan avantajımız gibi onlara karşı da artımız olacaktır.

Sonuç olarak bugün İspanya ve Sırbistan maçlarını kazanıp bizim maçı beklemeye başlayacaklar. Tanjevic diğer maçlarda olduğu gibi takım içi dengeyi koruyabilirse son ana kadar kafa kafa gitse de stresi daha iyi kaldıran ve maçı alan tarafın bizim takım olacağına inanıyorum. Tahmini Çeyrek Final eşleşmeleri de şöyle olur diyip kaçıyorum:

Fransa - İspanya
Rusya - Sırbistan
Slovenya - Yunanistan
Türkiye - Hırvatistan

12 Eylül 2009 Cumartesi

Tanjevic'ten Özür Diliyorum

Turnuva öncesinde;

* Çılgınca rotasyon yapmaktan vazgeçebileceğine,

* Zamanında ve doğru oyuncu değişiklikleri yapacağına,

* En doğru anda mola alacağına,

* Takımdaki her oyuncuya adaletle davranacağına inanmadığım için

Bogdan Tanyevic'ten özür diliyorum. Belki Orhun, belki Harun ya da bir başkası katkı yapmıştır bu dengeyi ve istikrarı yakalamasında ama sonuçta takımın Baş Antrenörü O ve O ne derse o olur. Bu yüzden tekrar tekrar özür diliyorum Tanjevic'ten. Aleyhinde tek kelime söylemeyeceğim turnuva bitene kadar, hala Milli Takımın başında görmek istemiyor olsam da kendisini turnuva bitene kadar bütün defterleri rafa kaldırıyorum kendi açımdan. Bu turnuvayı böyle iyi götürürken kendisine tek laf söylemek ancak ayıptır. Önce özür sonra başarı diliyorum Tanjevic'e.

10 Eylül 2009 Perşembe

Milli Takımın F Grubu ve Maç Programı

GROUP F
RankTeamPWLP forP agGoal avg.Points
1. Turkey2201711451,179 4
2. Slovenia2111641591,031 3
3. Serbia2111351370,985 3
4. Spain2111471500,980 3
5. Poland2111551620,957 3
6. Lithuania2021511700,888 2

12.09.2009
F/3Turkey
Spain
-- Lodz, POL 16:45
F/1Poland
Serbia
-- Lodz, POL 19:15
F/2Lithuania
Slovenia
-- Lodz, POL 22:00
14.09.2009
F/4Spain
Lithuania
-- Lodz, POL 16:45
F/5Slovenia
Poland
-- Lodz, POL 19:15
F/6Serbia
Turkey
-- Lodz, POL 22:00
16.09.2009
F/8Lithuania
Serbia
-- Lodz, POL 16:45
F/7Poland
Spain
-- Lodz, POL 19:15
F/9Turkey
Slovenia
-- Lodz, POL 22:00

8 Eylül 2009 Salı

Dün Geceye Dair - Kendime Cevap

1- Bogdan Tanjevic
1. çeyreğin sonu ve 2. çeyrekteki oyuncu tercihleri oldukça başarısızdı ancak Litvanya koçu da aynı hataya düşüp, Litvanya düşük yüzdeyle atınca handikapımız ortadan kalktı. Baskı kurabilecek nitelikte kısa bir beşle başlaması da Litvanya'nın oyun kurmasını zorlaştırdı.
2- Ribauntlardaki muhtemel Litvanya üstünlüğü
Beklenmedik şekilde maça konsantre olamamış Javtokas faul problemine de girince iş Petravicius'a kaldı ancak ne kadar skorer olsa da Litvanya karakterinde bir uzun değil bu oyuncu. Kısalar ribaunta yardıma gitmeyince haliyle bir anda ribauntlarda öne çıktık.
3- Sarunas Jasikevicius'un olmaması
Tek adamlı sistemlere karşı daha başarılı olduğumuzu gördük hep bugüne kadar. O tek adama yardım getirecekleri kilitlediğimiz zaman yorulan yıldız takımı alıp götüremiyordu. Jasikevicius ve o yokken Maciujkas'ın da olmamasının Litvanya'da rolleri eşit paylaştıracağını düşünmüştüm. Üzerine son İspanya galibiyetinin görüntülerinde izlediğimiz paylaşımcı oyun kurucuları ve setleri koyunca bir adım öndeydi Litvanya. Ama kısaya baskılı savunma sonuç verdi.
4- Aşırı üçlük denememiz
Sanırım Ömer Onan'ın olmayışı bir etken oldu bunda. Kutluay sonrası en iyi üçlükçümüz olmayınca uzak mesafe yerine perde üzerinden katlar, tepe ikili oyunları ve orta mesafe şutlarıyla yüklendik hep. Litvanya'nın 25'te 9 soktuğu bir gecede sadece 13 üçlük deneyip 7'sini sokmak mental bir başarıdır.
5- İkili oyunlara çare bulamayışımız
Bulamadık. Türk basketbolunun sanırım en büyük eksiği bu. İkili oyunları bir türlü durduramıyoruz. Bunu bildikleri ve ikili oyunları en iyi okuyan adam da Hidayet olduğu çin, onun adamını köşeye çekip yaptılar hep bu oyunları. Durduramadık defalarca kez, o pas hep geçti uzuna. Çok şükür ki oyun kurucuların pasları ya çok kötüydü ya da uzunlar olması gerektiği gibi kontrol sağlayamadılar. Ancak bize karşı o pasları düzgün atan-tutan bir takım ikili oyundan hem çok ekmek yer hem de bizi yer.
6- Aşırı rotasyon
İlk yarı çok sinirlendim. Bir ara sahada Sinan-Ender-Semih-Bekir-Oğuz beşi vardı. O dönem çok az sayı üretebildik. Hep zorlama atışlara kaldık. Bu milli takımda pas ve oyun organizasyonunu sağlayabilmek istiyorsak Hidayet ve Kerem'den biri mutlaka sahada olmalı. İlk 5'in bütün adamları kenarda oturuyor, daha maçın 10-11. dakikasında tüm yedekler sahada ve organizasyon ziyadesiyle bozuk. Sadece enerjiyle basketbol oynanmaz. 2. yarı bu işten vazgeçildi ki tahminim bu sene Orhun Ene'nin Tanjevic üzerinde fazlaca etkili olduğu yönünde.
7- Hidayet'i olması gerektiği kullanamayacak olmamız
Kullanamadık. Hücumda 2. topu onun eline veremedik. Ne zaman ki ribauntunu çekti, topunu kaptı rakibin o zaman Hidayet'in organizesinde çok güzel hücumlar izledik. Çok iyi tepe ikili oyunu oynayan adama bu işi yaptırmadık maç boyu. Hep kendi şutunu yaratmak zorunda kaldı. Oyuncularda bir de otomatikman top Hidayet'e gelince durup izleme refleksi gelişmiş. O nedenle hücum hareket etmeyince onun işi de zorlaştı. Top Hidayet'te iken mutlaka dolaşan adamlara ihtiyaç var. Sen pozisyon alacaksın ki topu sana indirebilsin. Bu iş üzerine çok çalışmak gerek.
8- Oyuna en çok müdahale etmesi gerektiği anlarda yapacağı hatalarla yine Bogdan Tanyevic
4. çeyrekte oyuna hiç müdahale etmemesini hayretle izledim. En müspet müdahalesi de buydu zaten oyuna. Suskun e daha az bağırıp çağıran bir Tanjevic beni şaşırttı. Yukarıda dediğim gibi kenar yönetim bu turnuvaya Ruanda ve Efes faciaları sonrası mental olarak sağlam gelmiş. Usta bir pg sakinliğinde idi kenardakiler. Burada Orhun Ene'nin ciddi bir etkisi olduğu kanaatindeyim dediğim gibi. Tanjevic sonrası için sanki o hazırlanıyor, çok da iyi oluyor. Tanjevic'in rotasyon çılgınlığını dizginleyebildikçe ileri gideriz.

Bir de ilave bu kadar iyi faul atabileceğimizi maçtan önce söyleseler inanmazdım. Seneler sonra rakipten fazla gidip çok daha isabetli faul attık ve rakip Litvanya idi. İspanya galibiyetinin gözümüzü fazlasıyla boyadığını zaten Sırbistan'ın İspanya'yı perişan etmesiyle de görmüş olduk. Akılcı ve sakin oynayarak neler yapacağımızı da gördük. Bugün eksiklere yoğunlaşıyordur umarım Tanjevic, o görmediyse de Orhun görmüştür.