Sayfalar

4 Haziran 2012 Pazartesi

Çoban Salata Ulusal Basında Ama Sıkıntı Var...

Blogun takipçisi olan dostlarımız haber verdiler bu bilgiyi. TFF seçimi ve ertesinde kurulların seçilmesinden sonra blogumuzdan yayınladığımız Tahkim Kurulu Başkanı Av. Engin Tuzcuoğlu ile ilgili yazımızdan Akşam gazetesinden bahsedilmiş.

http://www.aksam.com.tr/iste-parmaklari-kesecek-kurullar--101916h.html


Av. Engin Tuzcuoğlu ile ilgili on5yirmi5.com adına Engin Dinç tarafından yapılmış röportaja da buradan ulaşabilirsiniz. Yani röportajı Çobansalata blogu yapmamıştır. Yazının içeriğinde de röportajın kaynağıyla ilgili gerekli bilgi mevcut. Haklarını teslim etmemiz lazım...



Çoban Salata Yerel Medyada...

Sakarya Yenihaber Gazetesi bizden bahsetmiş. Teşekkür ediyoruz kendilerine...

Sakarya Yenihaber Gazetesi köşe yazarı Zeynep Soydan'ın Köşe Yazısı:


http://www.sakaryayenihaber.com/koseyazisi-40628-sakaryali-coban-salata-tam-tadinda.aspx

SAKARYALI "ÇOBAN SALATA" TAM TADINDA

Hayatın internet üzerinden bilgisayarlar aracığıyla yaşandığı bir devrin insanlarıyız. Aklınıza gelecek çoğu şey, size bir bilgisayarın tuşu mesafesinde. Sanal sosyal ortamlarla birlikte hayatımıza “blog” denilen kavram da girdi.

Bloglar, hiçbir teknik bilgiye gerek duymadan kolayca oluşturulabilen, kişilerin istedikleri her şey hakkında içerik oluşturdukları günlük tarzı web sayfalarıdır. Blog, dünyada daha çok önemsenen ve ciddiye alınan bir kavram olmasına rağmen, Türkiye’de 2005 yılına kadar çok fazla fark edilmiş değildi. Mayıs 2005 tarihi Google’da Türkçe sayfalarda blog kelimesi 65400 kez yer alırken, Mayıs 2006’da bu sayı 5 milyona yaklaşmış, Mayıs 2008’de 10 milyonun üzerine çıkmış.

Bu  iş geniş bir pazara hitap ediyor; kısaca dünyaya hitap ediyor desek daha doğru! İnternete ulaşabilen her kişiye dokunuyor, interneti olan her evin içinde... Öyle büyük ve önemli ki dünya üzerinde önemli blog ödülleri mevcut. Blog ödülleri, Dünya’nın her ülkesinde farklı kategorilerde blogları derecelendirmek için yapılan yarışmalar. Kategorilerdeki en iyi blogları, internet kullanıcıları veya belli bir jüri seçiyor.

Dünya çapında böyle büyük önem arz eden blog dünyasına şehrimizden yapılan önemli katkılar, yerel medyada pek de ses getirmemiş. İşte “Çobansalata” şehrimizin bu sanal dünyanın zenginliklerine kattığı önemli değerlerden. “Çobansalata” bir internet blogu. Kurucuları bizden, içimizden, şehrimizden...

Blog, 28 Mayıs 2008’de kurulmuş. Trendus isimli kültür-sanat dergisinde Türkiye’nin en iyi spor blogları arasında gösterilmiş. "Çobansalata" kurucuları Cenk ve Özhan, Tivibu’da da 77. Kanalda Murat Türker’in Şeyda Baykal ile hazırlayıp sunduğu Blogtivi programında; Tolga Becer’in Bugün Tv’de olan CanlıGool programında canlı yayın konukları olmuşlar.

Fakat ilk göz attığınızda göreceksiniz ki kesinlikle motamot spordan bahsedilmiyor. Ayrıca Türkiye’de spor denince ilk akla gelen futbol da “Çobansalata” için tek kaynak değil. Kurucular Cenk ve Özhan Sakarya Üniversitesi akademisyenlerinden. İkisi de Mühendislik Fakültesi hocaları. Kendi sitelerini “Spor ağırlıklı hayat katkılı blog” olarak tanımlıyorlar. Şu anda sitelerinde Cenky, ozhano, alkinality ve Tolga olmak üzere 4 “şef” var. “Şef” tabiri blogun isminden geliyor. Bu isimlerin her biri “Çobansalata”nın o nefis tadını oluşturmak için siteye elinden gelen katkıyı sağlıyor.

“Çobansalata” da yazarların maç izlemeye giderken yaşadıkları maceralardan, sevgili eşlerine itafen yazılmış yazılara, kitap tavsiyelerine, basketbol maç yorumlarına kadar her şeyi en doğal içeriğiyle bulabilirsiniz.

“Çobansalata”dan herkesin alacağı tat başkadır, nihayetinde bu iş damak tadı meselesi. İşte size benim en hoşuma giden kısmı:

“Yazan:Özhan

Not: Biliyorum hatırlayınca kan beynine sıçrıyor ama yazmadan edemeyeceğim; evlilik töreni esnasında duvağını açıp o ela gözlerini görünce alnından öpmeyi unutup eli ayağına dolaşarak heyecandan asker arkadaşıyla selamlaşır gibi tokalaşıp yanaklarından öpen insan ebediyen senin yanında olacak. Ama unutma ki o insan her ne koşul olursa olsun hep senin yanında olacak...”

Blogun spordan fazlasını içerdiğini söylemiştim, değil mi?