Sayfalar

26 Eylül 2011 Pazartesi

Sana Koca Bir Özür Ujfalusi

Galatasaray 2-0 Eskişehirspor

Galatasaray-Eskişehirspor maçı bu sezon itibari ile benim ve sanırım tüm Galatasaray taraftarının umutlarını tazeleyecek bir oyun ve skorla tamamlandı. Hep söylenen tünelin ucundaki ışığı görmek deyimi bu maç sonrasında kullanılsa herhalde yanlış bir yargıda bulunmuş olmam.

Maç kadrosu açıklandığı zaman Galatasaray tarafında ilk göze çarpan 7 Türk ve 4 yabancı futbolcu bu maçın sonucuyla da hareketle bazı sinyaller vermiştir futbolseverlere. Takımın başında teknik taktik beceriyi geçtim motivasyon ustası olan F. Terim varken takımda derdini amacını kolaylıkla anlatabileceği futbolcuları sahaya belki de sürmek zorunda kalması ona da bazı şeyleri anlatmıştır. Bununla birlikte 2 sezondur benim ve benim gibi düşünenlerin anlatmaya çalıştığı “Ne zaman ki bu takımda Türk oyuncular iskeleti oluşturur, yabacı oyuncular ise öldürücü olursa o zaman tekrar Galatasaray ilerlemeye başlar” sözünün mecburiyet sonucunda olsa da gerçekleşmesi beni ziyadesiyle mutlu etti.
Eskişehir maçıyla ilgili göze çarpan en önemli gelişmelerden biri, belki de en önemlisi Fatih Terim’in oyun anlayışının en hayati noktasını oluşturan top rakibe geçtiği anda şok pres ile rakibi hızlı çıkarmama ya da topu kapma oldu. Diğer bir deyişle Selçuk, Elmander, Engin Baytar ve Kazım’ın çok koşması ve topa hep yakın olmaları Melo’nun Galatasaray’ın ligdeki önceki maçlarında yaşadığı orta sahayı tek başına kapama yükünü hafifletip gerektiğinde defans hattına gerektiğinde ofansa da yardım etmesini ve bu akşam hem kendi açısından hem de taraftar açısından oyundan zevk alınmasını sağladı.

Orta sahada bu akşam meydana gelen aktiflikten söz etmişken Engin Baytar’a da bir parantez açmak lazım. Baytar ilerleyen maçlarda eğer şu durumunu korursa sevgili Nevzat Dizdar’ın da dediği gibi takımın as oyuncusu olma yolunda çok büyük adım atacaktır. Tabiki bu akşamki maçta dört dörtlük bir oyun sergilemedi ama Selçuk’un bir türlü cesaret edemediği deplaseleri varyeteleri ve pasları gerçekleştirmeye çalışması ama en önemlisi topa yakın olma isteği görünen o ki Baytar’ın en önemli farklılıkları olacak bu sezon.

Maçı oyuncular bazında ele almak gerekirse Ujfalusi’ye değinmeden olmaz. Maçta her ne kadar Melo muhteşem oyunuyla ön plana çıksa da maçın adamı bana göre Ujfalusi’dir. Geldiği zaman temposuz ve yavaş bir oyuncu olarak tanımladığım Tomas’ın oynadığı maçlarda beni ve benim gibi düşünenleri tekzip edercesine her maç hızı, oyun düşüncesi ve görüşü ile 3-4 kritik dokunuşu düşüncelerimde hatalı çıkmama rağmen beni her maç daha da çok mutlu etmekte. Bu akşamki maç özelinde Melo’nun etrafında kendisine yardımcı olan en az 3 oyuncu varken Tomas’ın yanında yoluna köstek olan Zan’ın olması Ujfa’nın maçın adamı olduğunun ayrı bir göstergesidir.

Tabi bu akşam yaşanan tüm bu olumlu gelişmelerle birlikte gelecek hafta oluşturulacak kadroda Eboue’ye yer açılması için bugünkü ısıran, savaşan orta sahanın bozulması hem bu hafta savaşan oyuncuların motivasyonunu düşürebilir hem de tekrar bir geri dönüşe sebep olabilir. Bu da işin negatif yanı olarak söylenebilir. Eğer illaki takımda Eboue’ye yer açılacaksa feda edilecek isim Sabri’dir. Daha ötesi yok…

Son olarak yarın büyük ihtimalle yapılacak Elmander maç boyunca hiçbirşey yapmadı yorumlarına tek bir istatistiki bilgi ile cevap vereyim: Elmander’in 90 dakikada katettiği mesafe 11490 metre. Bu akşam Galatasaray orta sahası daha efektif oynadıysa, Eskişehirspor hızlı atağa çıkamadıysa, Galatasaraylı orta saha oyuncuları boş alan buldularsa ve pozisyon zenginliği yaşanmışsa bunda Elmander’in rakip defansı kendisiyle gezdirmesi, savaşması ve devamlı yer değiştirmesi de yatmaktadır. Eğer bir ileri uç oyuncusu gol atamıyorsa bunları yapmalıdır ki en azından takıma bu şekilde yararı olsun…

Son olarak hem maç sonucunun taraftarda oluşturduğu duygu hem de gecenin anlam ve ehemmiyetine binayen büyük usta Jupp Derwall'den bir söz ile bitirelim: "Galatasaray'ın Adının Olduğu Yerde Umut Vardır."

6 yorum:

Hakan Özkan dedi ki...

Yapmayın arkadaşlar yaa , Gökhan bugün tek bir hata dışında mükemmel bir maç çıkardı. Kilidi açan golü attı. Daha ne yapsın? Önyargılı davranmayalım, iyi oynadığında iyi demeyi de bilelim.

ozhano dedi ki...

Ben bugünkü maç özelinde değil genel olarak, Zan gibi bir el bombası yanında oynaması itibari ile Ujfa'yla ilgili yorumu yazmıştım. Diğer yandan Zan bu akşam 1 değil 2 çok önemli, gole sebep olacak hata yapmış birinde top kaleci de kalmış diğerinde Tomas kademeye girmiştir. Yazılana eğer önyargı olarak bakıyorsanız Gökhan gol atarak değil; bu türden telafisi çok zor, takımın motivasyonunu bitirecek hataları yapmayarak bu önyargıyı yıkmalıdır. Gol atan adam her zaman bulunabilir ama bu hatayı absorve edecek adam her zaman olmaz. Bu akşam Allah'tan vardı...

¢ємαℓ dedi ki...

Galatasaray Eskişehirspor karşısında adeta kendini buldu diyebiliriz.Eskişehirspor karşısında oynayan takımların oyun hızını düşürmemeleri dikkat çekici.Bir takımın karşısında pas trafiği iyi olan rakip çıktığında yapacak iş bellidir. Rakibi kendi oyunuyla vur.Bu maçta Eskişehirsporun pas traiğine engel olan bir takım vardı.Normalde Eskişehirspor topu iyi kullanan bir takım görünümüne sahip.Bu maçta Galatasaray Eskişehirspora orta sahada bir duvar gibiydi.Karşılaşmanın 70. dakikalarında isabetli pas kullanımı Galatasarayın 200 Eskişehirsporun 71lerde olduğunu gördüm.Arada uçurum var.Dünya kuluplerine baktığımızda da klasik örnek Barcelona.Barcelona iyi top kullanan bir takım.Rakiplerini paslarıyla yoran bir takım.Onlar da yenilebiliyor.Nasıl oluyor bu? Karşılarında aynı garanti paslarla oynayan bir takım olduklarında oluyor.Eskişehirspor gibi topa iyi sahip olup olumlu paslarla kaleye gelen bir takımın sahada olmadığını görmek şaırtıcı değil. Orta sahada Galatasarayın 'garanti paslarla' oyunun yönünü değiştirerek forvet hattına topu akıllıca vermesi sayesinde bu gerçekleşti.
Her takımda mutlaka her an yaptıklarıyla takımının pimini çekecek bir oyuncu var.Galatasarayda da Gökhan Zan.Gökhan Zan'ın oyun stiline baktığımızda her an top kaybedecekmiş hissi uyandırmıyor değil.Beşiktaşta da bu durum böyleydi.Bu yüzden takım arkadaşının bazen çektiği pimi görüp Ujfalusi gibi oyuncuların bomba düzeneklerinden anlaması gerektiğini farkına vardık.Beşiktaş bunu yapamadı ki bombayı Galatasaraya verdi.Galatasaray 'cam adam' lakaplı bu oyuncunun hatalarını en aza indirme yoluna gitmiş.Maça da bakıldığında bunda da başarılı olmuş diyebiliriz.Eskişehirsporda da Batuhan bana göre adeta canlı bomba gibi.İnsanlar meslek hayatlarında yaptıkları hareketler ve sergiledikleri başarılarla saygı görürler.Batuhan Eskişehir sporda kendini bulduğuna inanıyor.Ama bir metre yol ilerleyemedi.Gol atar mı atar.Sağlam futbolcu tabiriyle dediğimiz bir oyuncu mu hayır.Galatasaray 'Zan' altında kalmamak için aklını kullanıp bu oyuncunun eksik yönünü azaltmayı bildi.Gökhan Zan, defans bölgesinde savaşcı bir transfer olan Ujfalusi sayesinde Batuhan gibi bombanın elinde patlatmasına izin vermedi.
Gelelim yabancı türk uyumuna.
Yıllardan beri Türk oyuncuların yedek kulübesinde daha çok durduğunu görüyorduk.Hala da öyle.Oyunun savaşan kısmında Türk oyuncusunun olması gerekir tabi yanında da yardımcı güç olan ithal kaliteli bir makine.Galatasarayda bu makine Felipe Melo olmuş durumda.Ortasahada Eskişehirsporun top kullanmasına izin vermeyenlerin başında Melo vardı.Ortasaha oyuna hazırsa forvete iyi top taşıma gerçekleşir.Forvet hattında Elmander'in peşinde adam koşturması Eskişehir defansının zor anlar yaşadığını gösterdi.Elmander olduğu yerde hiç durmadı.Devamlı yer değiştirdi.Rakibin aklını bulandırdı diyebilirim.Beşiktaş'ta Almeida gibi bir ithal ürün var.Derler ya hani "Demir mi yuttun be adam!" Aynen öyle .Bu oyuncular top beklerler iyi gelen topları güzel kullanıp golü atarlar.Forvet oyuncusu bu mudur? Kesinlikle hayır.Bu oyuncu sağlam değildir.Bu yüzden Beşiktaş çözüm için Edu'ya başvurmuş durumda .Başarılı bir iş olacak mı ilerleyen günlerde göreceğiz.Galatasaray Hakan Şükürden sonra böyle oyuncuya hasret kalmıştı.Forvet oyuncusu gol atamıyorsa peşinde adam koşturarak diğer takım arkadaşlarına gol şansı vermeye çalışmalıdır.
Söylemeden edemeyeceğim .Ama hala bir düzelme göremedim.
Hırslısın.Hücuma katkı sağlıyosun.Çok koşuyosun.Pres gücün yüksek.Ama artık düzgün orta aç be Sabri.Hem takımın hem de milli takımın yararına bunu yap lütfen.Önündeki tek adama nasıl topu çarptırabiliyosun aklım almıyor.Bazen öyle bir orta açıyosun ki işte diyorum Sabri böyle olmalı.Ama bazen öyle bir pas ya da öyle bir top kullanıyosun ki saç baş yolduruyosun ve çoğu kez güldürüyosun.Niye mi güldürüyosun?Sinir bozucu olduğu için.
Herkese saygılarımla. Kolay gelsin.

ozhano dedi ki...

Cemal, ne yaptın gözüm sen? Tamam medyadansın, muhabirsin, DHA'nın gülüsün anladık ama coşmuşsun bir BJK'lı olarak. Devamını bekliyorum bir görünüp kaçmak yok öyle...

¢ємαℓ dedi ki...

Eee mekik dokuyoruz artık olsun o kadar demi. Beşiktaşlı olmak her şeye eleştirel gözle bakmayı bilmektir.Her şeyden öte her takıma aynı hakkı vermektir. Devamı gelecektir Özhan abi.

Adsız dedi ki...

yerinde tespitler.son söz muhteşem...