Sayfalar

24 Ağustos 2011 Çarşamba

TFF'NİN DEĞİL UEFA'NIN ŞİKE-TEŞVİK KARARI

UEFA, 23 Ağustos 2011'de Türkiye Futbol Federasyonu'na gönderdiği yazıda, ülkemizde sürmekte olan şike soruşturması çerçevesinde, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan çekilme kararı vermesi gerektiğini, kulüp bu yola gitmeyecek olursa, Türkiye Futbol Federasyonu'nun Fenerbahçe'yi 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan men etmesi gerektiğini, bu 2 yoldan herhangi birisi benimsenmeyecek olursa, UEFA'nın kendi disiplin soruşturmasını başlatabileceğini ve Türkiye Futbol Federasyonu yani ülkemiz aleyhine disiplin yaptırımları uygulama yoluna gideceğini bildirmiştir.

Bu yazı üzerine durum TFF tarafından yazılı olarak derhal Fenerbahçe Kulübü'ne bildirilmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü, 24 Ağustos'ta TFF'ye gönderdiği cevabi yazıda, TFF'nin bu konuda iddianamenin mahkemece kabulünün beklenmesine yönelik kararına saygı duyduğunu ve kendisine tanınan kısa süre içinde böylesine önemli bir konuda herhangi bir karar almasının fillien mümkün olamayacağını bildirmiştir.

Bu gelişme karşısında, durum 24 Ağustos'ta TFF Yönetim Kurulu'nun yapmış olduğu olağanüstü toplantıda ele alınmış ve gerek Fenerbahçe'nin maruz kalabileceği, ağır disiplin yaptırımları gerekse Türkiye Futbol Federasyonu'nun yani ülkemizin maruz kalabileceği disiplin yaptırımları göz önünde bulundurularak, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan men edilmesine karar verilmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

1. Alınan karar TFF değil UEFA'nın kararıdır. UEFA'nın sopasını kafasına yemeyen TFF asla böyle bir karar veremezdi. UEFA büyük ihtimalle şu an için olması gereken kararı ver bana bırakırsan hiç yan yollara sapmam çatır çatır çakarım cezaları ki bu da öyle 1-2 sene ve sadece kulüplere yönelik olmaz dedi TFF'ye. Zamanında TFF'nin gereken iradeyi gösterememesi sebebiyle ülkenin Şampiyonlar Liginde temsil edilememesine sebep olmuş olay olmuştur bu.

2. TFF Başkanı etik kurulla ilgili açıklama yaparken adı geçen kulüplerin Avrupa Kupalarına katılması hususunda insiyatifi takımların kendisine bırakırken olayların buraya geleceği açıktı.

3. İddia ediyorum bu karar günlük bazda düşünüldüğünde hem Türk futboluna hem de Fenerbahçe'ye maddi ve prestij kaybı vermiş olsa da ileriye dönük daha da büyük zararlardan kurtarmıştır. Mahkemenin vereceği karara göre ise halen daha Beşiktaş ve Trabzonspor'un bu zararlara uğrama tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır.

4. Çoğu kişide olduğu gibi bende de oluşan en önemli düşünce niye 1 gün kala bu kararın verildiği. Burada da TFF'nin işleri ağırdan alması geliyor.

5. Bu alınan karar bu zaman kadar her açıklamasında tü kaka haline getirilen Ünal Aysal'ın söylemlerinde ne kadar da doğru olduğu gerçeğini de göstermiştir.

6. Zamanlama açısından TFF başkanının sayın Cumhurbaşkanımız ile görüştükten ve sanırım oluru aldıktan sonra kararı kamuoyuna gönül rahatlığıyla aktarmıştır. Çünkü biri saldırırsa valla Cumhurbaşkanı'na dedim o yap dedi diyecektir. Malum hiçbir konuda üzerine hiçbir mesuliyet almadığı bilindiği için.

7. Elin adamı Şampiyonlar Ligi'nin prestijine önem veriyor, markanın kirlenmesine neden olacak tüm oluşumları her ne pahasına olursa olsun elinin tersiyle itiyor, bizim adamımız ise çokça dillendirdiği Türk futbolunun marka değeri adına olayları zamana yayıyor, halen daha top çeviriyor. Nasıl bir marka değeri anlayışı bu ben anlayamadım doğrusu...

Prestij yerlerde, UEFA tokatlayıp gitmiş zaten, ülke puanları da artık 1980'li zamanlara döndü, taraftar hızla futbol sahalarından çekiliyor. Tüm bunların sebebi kim: Galatasaray ve Ünal Aysal. Hadi Oradan...

1 yorum:

selaminko dedi ki...

Şike soruşturması başladığı ilk gün alması gereken kara şuydu: Şike dosyasında adı geçen kluplerimizin hiçbirini avrupa kupalarına göndermiyoruz. düreç sonunda masum oldukları kanıtlanırsa maddi zararları federasyonumuzca ödenecektir. Ligler bir karar alınabilecek konuma gelene kadar ertelenmiştir.