Sayfalar

17 Temmuz 2011 Pazar

Sevgili Eşime İthafen!

Şimdi onca konu varken bu nerden çıktı diyeceksiniz. Farkındayım. Ama cobansalatanın özelliği futbol ağırlıklı olmasına rağmen aynı zamanda hayat katkılı olması değil mi? Cenky gibi salatayı bir şaheser olarak görenler iyi bilir nar ekşisinin etkisini. İşte blogda bir nar ekşisi etkisi yaratıyor hayata dair yazdıklarımız. Beni tanıyanlar aşağıda yazacağım satırları benim yazdığıma belki de hiç inanamayacaklar. Ama yazan benim: ozhano

Eşimle üniversitenin ilk senesinde tanışmıştım. 45 kilo üflesem uçacak çıtı pıtı bir insandı. Üzerinde devamlı yeşil tshirtlerle kafeteryada görürdüm. Üniversitede iken çevremin geniş olması sebebiyle oradan buradan nasıl olduysa birbirimizle tanışmıştık. Cenky de çok iyi bilir. Ben o zamanlar 1.87 boya 70-75 kiloluk çiroz bir tiptim. Ama tam fırlama uçarı kaçarı bir öğrenci düşünün. Tam öyle biri işte. İlk anda gerçekten hiç farketmemiştim aynı masa etrafında oturan insanların içinde O'nu. Ama o hemen yaftayı yapıştırmış bana daha sonra söylediğine göre: Ne fazla geyik muhabbeti yapan bir insan bu yaw, susmak bilmiyor! Gerçekten de öyleydim şimdi düşünüyorum da. Neyse gel zaman git zaman ben eşime abayı yakmaya başladım. Ela gözleri bana baktığında sanki beynimden başlayıp kalbimi yakıyor olmuştu. Ama tabiki o bunun hatta benim farkımda bile değildi. Bir gün kafeteryaya girerken karşılaştım, selam verdim, bana "yahu sen kimsin der gibi bir bakış attı" Yıktı geçti anlayacağınız herşeyi bir anda. Ama o gün ona daha da fazla kafayı taktım. Nihayetinde daha fazla hayır diyemedi diyemeceğim 1 sene arkadaşlık falan filan derin yavaş ama emin adımlarla ilerledim. Daha sonra o da anladı herşeyi, onda da duygular karıştı nihayetinde bir araya gelebildik. Birbirimizin ne düşündüğünü, hangi olaya karşı nasıl tepki vereceğimizi daha olay gerçekleşmeden anlıyor olduk bir süre sonra.

Tabi yıllar birbirini izledi okul bitti o Ankaraya ben Sakarya'da. Bendeki delirmeler başladı yavaş yavaş. Daha sonra daha da şiddetlendi ve sonuç olarak beni kapının dışına koydu sevgili eşim. Ama düşünüyorum şimdi de, ben kendime onun bana katlandığı kadar katlanamazdım. Ayrı kalınca, konuşamayınca anladım işte benim hayatımda ne kadar büyük bir yer kapladığını. Neyse insan bir sorar bir ara düzeltir yumuşatır karşı tarafı değil mi? Yok ben paldır küldür geliyoruz seni istemeye, hazırlansın ailen hafta sonuna diye telefonu açtım ona. Tabi reddedildim. İnanmıyordu öyle bir şeyin olacağına büyük ihtimalle, ama geliyorum orada benim sülaleyi toptan reddedersiniz diyince ciddi olduğumu anladı. Daha bir telaş yaptı. Ne oldu gittik istedik beni sevmeyecek insan olur mu :)) Verdiler. Ama ben kedi gibi orada, millet diyor ki aman ne efendiymiş delikanlı falan filan. Bir de kayınpederimin bir bakışı var bana. Tenhada yakalasa ağzımı burnumu dağıtacak gibi aynen. Ancak dediğim gibi isteme sürecinde güvendi herhalde bana, deli değil lan bu bayağı efendiymiş dedi ve dediğim gibi verdi kızını.

Daha sonra söz nişan derken geldik 17 temmuz 2005 tarihindeki düğüne. Hala inanamıyordum eşimin benimle evlendiğine ama. Çünkü bildiğin deli, çılgın, para pul kendine yetecek kadar var ama evleniyor yanımdaki insan. O gün onun bana ne kadar sonsuz bir güven duyduğunu çok iyi anlamıştım. Güzel bir düğün sonrasında nikah memurunun hayırlı olsun lafından sonra artık biz birbirimizin olmuştuk.

Eşimi çok seviyordum hala da seviyorum o ayrı da ama deliyim, yaş 23 daha ne ki; saçma sapan hareketler, açıkça söyleyeceğim daha fazla dayanmak mümkün değil, evliliğin ilk yılı odunluğun tarihini tekrar yazıyordum. Her lafımın arasında bana nasıl katlandı demek size de bıkkınlık vermiş olabilir ne var ki gerçekten nasıl katlandı bilemiyorum. Evlilikte gelgitler bile olmaya başlamıştı artık. Odunluktan öteye geçmeye başlamıştım ama Allah'ı var.

Birbirimize şunu söylüyoruz o günleri hatırlayınca: Yahu biz birbirimizi o kadar tanırken bu kadar çatışıyorsak millet nasıl idare ediyor evliliklerini? Yani kaç yıl okumuşum sözde çağdaş zımbırtılarından bir örneğim. Ama daha bir evliliği yürütmekte zorluk çekiyorum. İşte eşeklik baki kalıyor naapacaksın...

Korkmayın, 6 senedir devam ediyoruz, güzelin dahi ötesine geçmeyi başarmaya başladık evliliğimizde. Ama kavgalar gürülteler yok mu? Tabiki sonuna kadar. evliyiz da insan eşiyle kavga etmeden olur mu? İnsanoğlunun fıtratında var bu. Ama her kavganın sonunda birimizden birimiz gelip diğerinin kalbini bir gülüşü, bir sarılması ile alıyor. Evliliğin de anahtarı bu herhalde. En azından bizimkinin bu. Sabahtan akşama kadar deli gibi çalışsam da ayağı kalkacak bir gram mecalim olmasa da onun gülüşüyle yanıma gelip konuşması, konuşmasın sadece bakması bile tüm yorgunlukları üzerimden alıyor ve bitiriyor tüm olumsuz düşünceleri kafamdaki.

Dediğim gibi bugün itibari ile 6 senemiz doldu evliliğimizin. Canım benim, seni çok seviyorum, hadi ben deliyim yapacaklarımın haddi hesabı yok ta sen nasıl 22 yaşında iken bu deli hayta ile evlenmeyi kabul ettin aklım hayalim almıyor. Ama sanırım başarıyorum artık bazı şeyleri evlilikte. Her gün evimize elip seni gördüğümde diyorum ki iyi ki hayatımdasın, iyi ki Allah seni bana getirmiş ve iyiki ben seninle çabucak evlenmek için onca deliliği yapmışım. Ve son olarak bir şey itiraf etmem gerekiyor: Önceden senin bana yetişmen için çabalayıp dururken artık sen beni geçtin ve artık ben sana yetişmeye çalışıyorum. Seninle gurur duyuyorum. Evliliğimiz ilelebet sürecek ondan eminim kuşkum yok da korkuyorum ecelin bir terslik yapmasından. Seni çok ama çok ama çok seviyorum.

Yazan: Özhan

Not: Biliyorum hatırlayınca kan beynine sıçrıyor ama yazmadan edemeyeceğim; evlilik töreni esnasında duvağını açıp o ela gözlerini görünce alnından öpmeyi unutup eli ayağına dolaşarak heyecandan asker arkadaşıyla selamlaşır gibi tokalaşıp yanaklarından öpen insan ebediyen senin yanında olacak. Ama unutma ki o insan her ne koşulda olursa olsun hep senin yanında olacak...

10 yorum:

koala dedi ki...

Özhan çok güzel yazmışsın. Benim söylememe gerek yok ama sıkı sıkı sarılın birbirinize, bu boktan, sevgisiz dünyaya inat. Deli adam güzel adamdır.
Çok yaşayın, mutlu yaşayın.

Unutamadığım

Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın,
Tavşan kanı, kınalı-berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri...

Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı.
Gözlerin hani?

"To be or not to be" değil.
"Cogito ergo sum" hiç değil...
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.

İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?

Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan değil,sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellad,
Kemendi...

Duymak,
Gözlerinde duymak üç-ağaçları
Susmak,
Gözlerinde susmak,
Ustura gibi...
Gözlerin hani?

Ahmed Arif

koala dedi ki...

Umarım kusura bakmazsın twitter'da paylaştım

ozhano dedi ki...

@koala
Çok sağol güzel dileklerin için. Dünyaya biri bakar lanetliğini görür, biri bakar güzelliğini. Evet gerçekten kötü ama elimizdeki güzellikleri en azından sıkı sıkı tutalım da iyice batmayalım. Karamsarlığa düşüp yenilgiyi kabulenmeye gerek yok. Savaşa aynen devam...

ozhano dedi ki...

@koala
Bu arada istanbul'a gelince görüşelim. ben cenk murat falan senin tanışma sayısı bizim gibi 1 den 4 e çıkar :).
Twitter'daki güzel başlığın ve bizim için söylediklerin için de tekrar teşekkürler...

Adsız dedi ki...

Duyguları bu kadar gösterişten şatafattan uzak bu kadar yalın ve bu kadar güzel anlatabilmek. Size ve özellikle eşinize imrenmemek elde değil. Allah nazardan saklasın evliliğinizi

hayatvefutbol dedi ki...

Aşk başlayınca Hayat biter, mutluluğunuz daim olsun... Delinin derdi sevdiğiyledir :)

sevgiler

Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ нandan dedi ki...

ne kadar güzel, samimi bir yazı. erkeklerde böyle duyguların içlerinde bir yerlerde oldugunu sanırdım ama sen nasıl da güzel yazmışsın kelimelerle süslemeden cümleleri içinden geldiği gibi.. Allah sizi bir ömür mutlu etsin ve ayırmasın..

Cenky dedi ki...

Çok farklı bir adamsın sen. Zaman içindeki gerçek Özhan'ı açığa çıkardı. Bundaki en büyük pay illa ki Ebru'nun. Ama şu gerçek de artık yadsınamaz: Hayatımın çok önemli bir parçasısın ve bu kadar harika bir adam olduğun için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bir yastıkta kocayın, bizim de kocadığımızı görebileceğiniz bir açıdan...

Sizi çok seviyorum!!!

ozhano dedi ki...

@hayatvefutbol,@handan
Güzel dilekleriniz için çok teşekkürler. Bazen erkeklerin de dilleri çözülüyor ve edebiyatını, cafcaflı laflarını vs. serpiştiremeseler bile duygularının arasına, katışıksız anlatabiliyorlar sevgilerini benim gibi zor olanlar dahi.

@Cenky
Sana ne yazayım bilmiyorum ki!

EBRULİ dedi ki...

Kıymetli eşim...Senin gibi zor bir adam böyle bir yazıyı nasıl yazdı bilmiyorum ama beni çok mutlu ettiğin kesin.Her evlilik yıl dönümümüzde beni ağlatmayı başarıyorsun ya artık diyecek birşey bulamıyorum.Düğün şarkımızda da dediği gibi senin gibi bir adamla evli olunca insan ne dünya üzebiliyor ne de ölüm korkutabiliyor. Son nefesimde elimi tutan kişi olman dileğiyle...Sen benim en kıymetlimsin...