Sayfalar

6 Eylül 2010 Pazartesi

Yeter, Bıktırdınız!!!

Yeter vallahi de billahi de yeter. İsyan noktasına getirdiniz en sonunda. Şu referandum geçse de kurtulsam hepinizin muhabbetlerinden. Çok biliyorsunuz herşeyi. Sanki çok önemliyim, sanki arkamdan çok büyük kitleleri sürüklüyormuşum gibi nedir bu baskınız bana? Eğer öyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz; sadece bir kişiyim, bir oyum var. Rahat bırakın Allah aşkına. Anlayamıyorum, etrafımdaki arkadaş dediğim insanlar ya beni tanıyamamışlar ya da ben kendimi onlara yeterince iyi tanıtamamışım. Böyle konuları konuşmayı sevmediğimi bilmiyorsunuz sanki. Hele bazılarınızın ısrarlı hareketleri, konuşmaları iyice nefret ettirdi kendinizden. Ama, konuyu açtığınızda kesmedim laflarınızı, düşüncelerinizi açıklamanıza izin verdim, biraz yumuşamış gördünüz ya üşüşün hepiniz birlikte üzerime. Biriniz gelir, değişikliklerin üşenmeden çıktısını alır, altına kendi yorumlarını ekler ya bir okusana der; başkası gelir, yeni düzenin artılarını eksilerini anlatır tabi yine kendi siyasal düşüncesine göre. Hatta bazıları ileriye bile gider eğer evet ya da hayır artık düşüncesi neyse o olmazsa acısını siz de çekersiniz, çekenlerin sorumluluğu sizde de olur der.

Yahu benim aklımın olmadığını mı düşünüyorsunuz? Benim düşüncelerimin anlattıklarınızla değişeceğini mi ya da şimdiye kadar siyaseti bilmeyip sizin sözlerinizle bir görüşümün mü olacağını zannediyorsunuz? Bu kadar mı zayıfım bu konuda ki beni bir kutba eklemeye çalışıyorsunuz? Nasıl "ya bizdensin ya onlardan deme" cesaretinde bulunabiliyorsunuz? Siz karşıtların birbirleriniz arasındaki konuşmalarınıza katılmadığım için mi bu kadar baskı yapıyorsunuz bana? Şunu bilin o zaman, ben siyaseti sevmiyorum arkadaşlar. Ne konuşmayı seviyorum ne de yorumumun sorulmasını. 10 senedir tanıyorsunuz, kaç kere siyaset konusu açtım ya da hangi görüşümü söyleyip size dikte emeye çalıştım? Beyler bayanlar, belki unutmuşsunuzdur, benim işim eğitim, ben eğitirim, öğretirim; Bunu yaparken öğrencinin siyasi görüşüne bakmam. Benim için önemli olan vatan sevgisidir. Bana yüklenen misyonu elimden geldiğince mükemmel bir şekilde karşımdaki ihtiyaç sahiplerine akıtmaya çalışırım. Ve ben, olduğum yere siyasetin girmesini sevmedim, sevmem, sokmam da. Konuşursanız kusura bakmayın eskiden olduğu gibi yine üzülürsünüz.

Artık kimse kusura bakmasın, hepinizle ilişkilerimi referandum sonuna kadar askıya almak zorundayım. Yoksa sizi üzeceğim, ben de üzüleceğim. Ne acayip değil mi böyle bir olaydan dolayı arkadaşlıkları bitirmek. Ama yeminle gına getirdiniz. Tanıyamıyorum hiçbirinizi. Sizin gibi güzel insanlar nasıl bu hale geldi anlamıyorum? Kısacası lütfen rahat bırakın beni. Niye mi buraya yazdım bunları? Hepiniz burayı takip ediyorsunuz, bunu da okuyacaksınız. Son defa söylüyorum, benimle muhabbetinizi devam ettirmek istiyorsanız bırakın bu konuşmaları. Yoksa bu şekil saçma sapan hareketler, laflar yüzünden etrafımda olamayacaksınız ve ben bunu yaptığım için kusura bakmayın ama hiç pişman olmayacağım.

3 yorum:

canarino giallo dedi ki...

aynen öyle çoğu insan olmayı unuttu seçim uğruna

B.R.T dedi ki...

Gerçekten son on gündür ne yaşıyorsam aynı şeyleri yazmışsın.

Adsız dedi ki...

Ölüm kalım meselesi değil sonuçta yine değişir bir şekilde. haklısın evet.sanki karşıt görüşten olunca vatan hainiymişsin gibi algılanıyorsun. evet için de hayır için de aynı şey geçerli.ben bile bıktım siyasetten...