Sayfalar

29 Eylül 2010 Çarşamba

Özlemeyeniniz Var mı?

İlk olarak şunu demeliyim ki Burhan Uslu benim gözümde UEFA finalinde Bülent Korkmaz'ı kırık kolla, Capone'yi topal bacak ile oynatabilme yetkinliğine sahip olması sebebiyle Miyagisan'ın gerçek hayattaki eşdeğeri konumundadır. Aynı Miyagisan'ın bacağı kırılan Daniel'e yaptığı kürden sonra gidip rakibini yenmesi gibi Burhan Uslu'nun da ona benzer uhrevi güçlerinin olduğunu düşünüyorum. Eğer zamanın ve teknolojinin ilerlemesi ile tıpta sağlığa ulaşma süresi ters orantılı ise diyecek bir şeyim yok. Ancak ayağı milyonların ortasında ortadan ikiye bölünen Okan Buruk 6 ayda geri dönüp Buruk efsanesini jübilesine kadar devam ettirebilmişse burada, bugün yaşadığımız sağlıksal problemlerde, bu problemlerin halledilmesini sağlayan ekipte ya da takım içerisindeki oyuncularda veya antrenman programlarında bir sorun var demektir. Ne kadar zor görünüyor sorunu bulabilmek. Ama sağlık ekipleri, teknik ekip ile koordineli çalışan kulüplerde ki, Burhan Uslu ile Fatih Terim'in arasında o zamanlardaki iletişimin oldukça sağlıklı olduğu hatta antreman programlarıyla ilgili Terim'in Uslu'dan tavsiyeler aldığı ile ilgili haberleri yaygındır, bu sorunlar minimuma indirgenmiştir. Hiç görmedim ama Burha Uslu zamanlarında Florya'da medikal bir üssün olduğundan hep bahsedilmiştir. Fakat şu anda o üssü işletenler Uslu'nun yanında olmayı geçtim 10 mt. arkasında olabilecek bile kalibreye sahip değilller ki kulüpte yaşanılan sakatlık sorunlarının çözümünde ne kadar başarılı oldukları aşikar.

Diğer yandan takım içerisinde sakatlık bakımından bir çizelge olduğunu düşünmeye iyiden iyiye başladım. Takım rahat rahat üç maç tam kadro ile oynayacak duruma gelmedi. Ama şöyle de bir durum var ki, kulübün içerisinde sanırım "Sakatlanacaklar" diye bir çizelge mevcut. Mesela Arda sakatlandı, 3 hafta sonra iyileşecek, o zamana kadar sakat olan Baros iyileşiyor çat sahanın içinde; daha sonra tam Arda iyileşecek bu hafta onbirde falan lafları söyleniyor, ama bakıyorsun Baros 3 hafta gidik. Büyük ihtimalle Baros'un yaklaşmasına yakın Harry Kewell'dan bir sakatlık haberi bekliyorum ben ciddi olarak. Ya da Sabri'nin sakatlığı iyileşirken Serkan Kurtuluş'un ya da Balta'nın geri dönmesine yakın Insua'da aynı haberleri göreceğimizi düşünüyorum.

Son olarak en fazla takık olduğum sakatlık haberi, futbolcunun 3-4 hafta sonra geri dönecek olması. Geçen hafta halı almak için mağazaları geziyorum. Birine girdim ismi lazım değil, bir halı sordum anlattı anlattı halının özelliklerini fiyatı dedim 480. İyi, başka bir halı sordum yine anlattı anlattı durdu sonra fiyatı:480. Tesadüf dedim, bir tane daha sordun fiyatı ne kadardı? 480. Kaç halı sorduysam istisnasız akrilik, shaggy vs. hepsi 480. Tabi merak varya 480'den farklı bir fiyata sahip halı var mı diyince gösterdi bir halı 1000 tl. El halısıymış ta ondan pahalıymış. 480 olanların da aslında fiyatlarını bilmiyormuş, maksimum fiyat 480 imiş, ben 480 diyeyim de sonra sana .... olur diyerek müşteriyi mutlu hale getiriyorlarmış. Aynı yaşadığım bu olay gibi futbolcu sakatlanmalarında da herhalde bu doktorlar biz bir 3 -4hafta diyelim de erken iyileşirse herkes mutlu olur anlayışındalar sanırsam. Yoksa her sakatlık aynı iyileşme süresine sahip olamaz ki!

Neyse, aslında ne ektiysek onu biçiyoruz zamanında önceki oynadıkları takımlarında oynama sürelerine bakıp transferlei ona göre yapsaydı yöneticiler, bu anda böyle sorunların yaşanamayacağını düşünüyorum. Ama Harry gelince sevinmedim mi sevindim, Pino gelince Keita'nın yerini tutar en azından hızlı demedim mi dedim. Ama hepsini geçtim, Burhan Uslu'yu kulübe küstürenler kimse en büyük darbeyi vurmuşlardır Galatasaray'a.

2 yorum:

il Capitano dedi ki...

Hıncal Uluç 6 yıldır bunu söylüyor.Burhan Hoca gelmeden düzelmez diyor ama ne yapılmışsa hocaya artık kapısını çalmaya dahi utanıyorlar heralde.Burhan Hoca'nın ahından mıdır nedir hiç sakatlık görmeyen Cana,Linderoth gibi adamlar dahi bize gelince bi sakatlık yaşıyor.

ozhano dedi ki...

Valla Hıncal Uluç ta "çağıramazlar, onlarda o yüz yok, olamaz da" türünden laflar etmişti Uslu'nun kulübe tekrar dönmesi konusunda. Sanırım çok yanlış hareketler yapıldı dediğin gibi ve şimdi de ahların çıkma zamanı. Gerçi ah konusuna girersek Bülent Korkmaz'dan Ümit Davala'ya kadar sırada o kadar çok eski GS'li var ki takımın belini ömür boyu doğrultamaması lazım.