Sayfalar

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Perde Kapanırken...

Taraftar ah be kardeşim başına ne geldi derken çok güzel özetledi bu yılki durumu aslında. İnsanın canını yakan bir yıl geçirdi Galatasaray ve onunla birlikte tabiki bizler. İçimdeki sevgiden birşey eksilmese de yaralandık tabiki, üzüldük, incindik. Neden mi?

Her takım çok iyi kadro kurup hedeflerine ulaşamayabilir. Buna da kimsenin diyeceği olmaz. Ama sen ortaya bir ruh koyamazsan, taraftara küsüp layıkıyla futbol oynamazsan, sakatlıkları fırsat bilip ülkene kaçarsan, zaten sıkıntılı ilişkilerin olduğu takımlara kendi evinde puanlar verirsen, şampiyonluk beklerken Avrupa' ya İnter Toto' dan katılma gibi bir tehlikeyle karşı karşıya kalırsan seni yürekten seven, bunlara rağmen tribünleri dolduran, kredi kartından hattına kadar sana para kazandıracak tüm ürünlerini alan taraftarına bu şarkıyı söyletirsin şampiyonluk şarkıları yerine. Kimileri Fenerbahçe'nin kupayı 28 yıldır alamamasına laf eder kendi haline bakmadan. Kimileri Bursa şampiyon olsun der Türkiye' nin en büyük kulübü şampiyonluktan bu şekilde ve bu kadar uzaklaşmışken. Ne kadar saçma istekler ve sevinçler. Galatasaray kupayı alamadıktan sonra, Galatasaray şampiyon olamadıktan sonra bana ne kim şampiyon olursa olsun. Adnan Polat örneğin...Sana ne Bursa' nın şampiyonluğundan? Fener para kazanacakmış, şampiyonluk sayısı bizden çok olacakmış. Aziz Yıldırım 7 maçlık hüsranı sonlandırmak için elinden geleni yaparken başkan aynı duruma düşen takımına sen ne yaptın? Tamam başkan ne derse desin olay sahadaki futbolcularda bitiyor ama krizi layıkıyla yönetmek için elinden geleni yaptığına inanıyor musun? Yapılan onca gereksiz transferin hesabı ne şekilde verilecek?

Taraftar hesabı ödüyor zaten. Bence Adnan Polat Galatasaray için bir şanstı. Ama o önceki yıllarda Fenerbahçe'nin yaptığına benzer bir yol izliyor transfer konusunda. Verdiği demeçler zaman zaman bir başkana yakışır türden de değil. Rijkaard zaten futbolcuları kurtlar sofrasına sürmüş buyrun yiyin diyor ne gerek var onun üstüne destekleyici açıklamalar yapmaya. Kulübün içinde halledilirdi eskiden bu tür işler medyanın haberi bile olmadan. Belki de birşeyler yapılmıştır ama yetmemiş görüldüğü gibi. Peki ne için şans diyorum? Çünkü parasal olarak çok zor bir döneme girdiğin anda elini taşın altına koydu. Takımın başına geçti ve kabul edelim çok iyi işler yaptı. Sportif başarı gelmedi henüz ama maddi bakımdan GS çok iyi bir noktaya geldi. Sportif başarıyı getirmek istiyorsa takıma ruh katacak, hırslı, dinamik ve birbirini tamamlayacak futbolcular almalı.

Bu yıl artık herşey geride kaldı GS ve taraftarları için. Önümüzdeki yıl yapılacakları bekliyor herkes. Umarım güzel şeyler olur. Çünkü gördük ki GS eğer iyiyse Milli Takım da iyi. Alt yapıdan bir-iki futbolcu çıkmalı seneye. Emre Çolak yetmez sadece... İşte Polat bence bunu istemeli Rijkaard' dan. Unutulmamalı ki GS büyüklüğünü GS ruhu taşıyan yerli futbolculara ve kendini ispat etmek zorunda olan yabancılara borçludur. Başarılar böyle kazanılmıştır.

NOT: Bence Hakan Şükür, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş, hatta Necati Ateş ve Ümit Karan, Ümit Davala bu adamlardan helallik alın. Zira bence onların laneti dolaşıyor takımın üzerinde- ki hepimiz çok da ümitliydik bu kadrodan her ne kadar ben sezon başında 2. olacağını düşünsem de... Bu düşüncenin de tek sebebi erken form tutmamızdı.

1 yorum:

ksenophanes dedi ki...

özellikle necati'nin.. Sociedad'ta sefillere oynadıktan sonra neredeyse tekme tokat kovuldu takımdan.. Öyle ya da böyle şu aralar adı milli takıma çağrılacak muhtemel futbolcular arasında geçiyor.. Onu da geçtim o gittikten sonra baros dışında hiçbir santrafor dikiş tutturamadı..