Sayfalar

22 Aralık 2009 Salı

Rıza Çalımbay-Youla-Profesyonellik

1-2 gündür Eskişehirspor'da teknik direktör Rıza Çalımbay ile Youla arasında cereyan eden olaylar spor kamuoyunda biliniyor. Youla, Eskişehirspor'un ilk yarıdaki son lig maçı olan Diyarbakırspor maçından sonra sakat olduğu gerekçesi ile Türkiye Kupası maçında oynamak istemiyor ve yılbaşı için erkenden ülkesinin yolunu tutmayı planlıyor. Youla'nın bu planı Rıza Hoca'nın reddi ile bozuluyor. Youla da bunun üzerine tası tarağı toplayıp ülkesinin yolunu tutup Rıza Hoca'yı medya yoluyla topa tutuyor. Aslında yaşananlar her sezon yılbaşları öncesi takımlarda yabancı oyuncularla kulüpler arasında yaşanan yani spor kamuoyunun hiç yabancı olmadığı bir olay. Burada çoğu kulüp, oyuncusunun suyuna gidip gerekli izni kendilerine veriyor ama arada Rıza Hoca gibi kararlar alanlar da çıkıyor. Hocanın yaptığı yanlış mıdır doğru mudur onu bilemem ama her iki tarafın medyada birbiri hakkındaki demeçleri hiç doğru değil. Youla'nın Fransa'ya iner inmez Rıza Hoca için yaptığı "sahtekar" açıklamasına Rıza Çalımbay'dan "nankör" açıklaması ile karşılık geliyor. Ama bunlar hep medya yolu ile oluyor. Yani kol kırılır yen içinde kalır sözü bu olayda kesinlikle işlemiyor. Hatta herkes duysun istenircesine özellikle medya kullanılıyor gibi geliyor bana. İşin ilginç yanı, olanlara ve açıklamalara bakılırsa Eskişehir yönetimi de ne Youla'ya ne de Rıza Hoca'ya "sus be kardeşim, niye medya ile sürekli konuşuyorsun?" demiyor ya da diyor ama yönetimi de takan yok. Youla zaten kadro dışı onun takmamasını anlarım da Rıza Hoca'nın bu şekilde Youla'nın kişiliğine zarar verecek kadar ileri giden açıklamaları yönetim tarafından da destekleniyor sonucu çıkıyor tüm bu olaylar ve açıklamalardan sonra. Yani olaya genel olarak bakıldığında baştan aşağıya yanlışlarla dolu. Yanlışlar ne peki?
1. Youla'nın izin isteğinin reddedilmesinden sonra takımdan ayrılması en baştaki yanlış. İş sözleşme imzalamaya gelince profesyonelim diye ortada dolaşanlar o profesyonellik ilkeleri kendi ayaklarına dolaşınca da susmasını, kafasını öne eğip istenileni yapmasını da bilmeliler.

2. Rıza Hoca'nın Youla'nın isteğini reddetmesi olağan ama eğer Youla'yı kaybetmek istemese güzel bir üslup ile bu işi bu kadar arapsaçı olmadan çözebilirdi. Belki de Diyarbakırspor maçında kaçırdığı gollerin siniri ile üstüne bir de izin isteyince patlamış olabilir Youla'ya.

3. Youla'nın şimdiye kadarki futbolculuk kariyerinde hiçbir teknik direktörle kavga ettiğini hatırlamıyorum. Muhakkak kendisini çok zedeleyen bazı olaylar yaşamıştır ki kendi iddiasına göre 2 aydır sakat sakat oynuyormuş. Nitekim bunların sonucunda teknik direktörü ile bu kadar aşağı seviyelerde kavga edecek duruma geldi ama yine 1. maddedeki gibi ben profesyonel futbolcuyum diyip ondan sonra profesyonelce alınmış bir karara saygı duymamak ve kafasının estiğini yapmak Youla'nın Eskişehirspor'daki futbol hayatını bitirdi.

4. Gelelim Rıza Çalımbay'a. Bir teknik direktörün futbolcusu ile aralarında ne yaşanırsa yaşansın olayla ya da futbolcu ile ilgili medyaya çıkıp bu kadar derinlemesine konuşması hatta işi futbolcunun kişiliğine saldıracak cümlelere kadar getirmesi de yanlış. Teknik direktörün böyle bir olayda diyebileceği tek söz " Futbolcu profesyonelliğe yakışmayacak br harekette bulunmuş ve bunun sonucunda kadro dışı bırakılmıştır." olmalı. Futbolcu ne söylerse söylesin...

5. Eskişehirspor yönetimi de bu olaydaki en suçlu görünen taraf. Olaylar bu şekilde gerçekleşirken olayın içine girip yaşananları bıçak gibi kesecek mevki kulüp yönetimidir. Onlar da Youla'nın maliyetinden kurtulmak için sanırım Youla'nın kaçması için gerekli ortamın oluşmasını beklediler.

Sonuç olarak Youla'nın Eskişehirspor kariyeri sona erdi gibi görünüyor. Sona erdi diyemiyorum çünkü biz birbirlerine küfür edip daha sonra sarmaş dolaş olanları da gördük bu ülkede. Ama Eskişehirspor gibi Türkiye Liglerinin saygın bir kulübünün adının futbol başarılarının yerine bu tip olaylarla medyaya taşınması beni bir futbolsever olarak çok üzdü.

3 yorum:

Cenky dedi ki...

Dediğin çok doğru hocam, kol kırılsa da yen içinde kalmalı. Bu olayda ikisi de kaybetmiştir, çünkü her ikisi de alenen konuşmuştur. Susabilmek erdemdir, susup işini yapan, hayatına devam eden yara almadan çıkar bu ve benzeri işlerin içinden ama düşünmeden ve ileri geri konuşan kaybeder, kaybolur.

İkisi de kariyerlerine leke sürmüş oldu, Allah yardımcıları olsun.

' baha ' dedi ki...

Olayi yakin bir yerden izleyebildigim icin sunlari soyliyim, Youla bu yil gecen yila gore cok mutsuz. bilmiyorum nedendir ama muhtemelen Adem Sari'nin beklenenden iyi cikmasi da onu biraz bozdu gibi. Zaten yeteri kadar oyuncu vardi o mevkiide ve kaliteleri de birbirine cok yakin. sebep bu olabilir ancak emin oldugum tek sey Youla boyle artik bezmis gibi takiliyor sahada. Bu da ne taraftarin ne de yonetimin hosuna gidiyor tabii ki.

ozhano dedi ki...

Adem Sarı gerçekten bonus oldu Eskişehirspor için