Sayfalar

19 Ekim 2009 Pazartesi

Sevinen Devlet Memurunun Kellesi Tez Uçurulacak!

Fenerbahçe Gaziantepspor'a son 5 dakikada gelen gollerden sonra yenilince Aziz Yıldırım sinirini Gaziantep Valisi'nden çıkartmış. Gaziantep Valisi ne şekilde sevindi ne kadar abartılı kutladı golü bilemiyorum görmedim ama eğer kimseye laf atmadıysa ya da sağa sola el kol hareketleri yapmadıysa sevinmek sonuna kadar hakkıdır. Hatta en çok sevinmesi gerekenlerden biri de odur. Çünkü sevinen kişi o kulübün olduğu şehrin en büyük mülki amiri. İşin ilginç tarafı Aziz Yıldırım'ın dediği iddia edilen "Sen devlet memurusun, böyle sevinemezsin." lafı. Bu laf üzerinden hareket edersek benim de stadda gidip izlediğim Sakaryaspor maçlarında galibiyet ya da gollerden sonra sevinmemem gerekir. Çünkü ben de bir nevi devlet memuruyum. Bugün Sakarya'da yarın Bolu'da öbür gün İstanbul'da. Ülkede bu şekilde milyonlarca insan var. Bir adım öteye gidersem köken olarak Sakaryalı bile değilim. Ama doyduğum yer burası ve Sakaryaspor gol attığı zaman kimse bana sevinemezsin diyemez dememelidir. Bu olayı Gaziantep Valisi açısından düşünürsek adamın görev yaptığı yer Antep'ken sevinmezse bir sıkıntı var demektir.

Şimdi olayı başka bir valiye getirelim: İstanbul Valisi Muammer Güler. Güler de Fenerbahçe maçlarında az sevinmedi değil. Artı Vali Güler aynı zamanda Fenerbahçe kongre üyesi. Aziz Yıldırım'ın lafından hareket edersek devlet memuru sevinmesin ama bir takımın kongre üyesi olsun bir şey olmaz. Madem Aziz Yıldırım bu şekilde devlet memurlarının sevinmemesini düşünen bir başkan, o zaman Vali Güler'in kongre üyeliğini neden devam ettiriyor? Bana kalırsa vali, kaymakam, muhtar, ihtiyar heyeti vs. hangi devlet memuru olursa olsun eğer futbolla ilgileniyorsa ve bir takım taraftarı ise takımının kazandığı maçlardan ya da attığı gollerden sonra gönlünce sevinmeli; isterse, gücü varsa gitsin kongre üyesi de olsun ne olursa olsun önemli değil. Önemli olan iş hayatında bu kayırımın yapılmaması. Yapmıyorsa sorun yok.

Sonuç olarak kaybetmenin verdiği sinir ile Aziz Yıldırım gözünün üstünde kaşın var gibi bir olay sonucunda valiye çıkışmış ama bu sefer baltayı taşa vurmuş görünüyor. Ah be başkan, bu olayı geç de 90. dakikalarda attığın gollerden sonra yanındaki kulüp başkanını sallamayarak, elini bile sıkmadan el kol hareketleri ile koltuğunu terk edip gitmek ne kadar saygıya sığıyor ki veya ne kadar doğru br hareket ki bir devlet memurunun sevinmesini saygısızlık ya da yanlış bir hareket olarak görüyorsun? Senin bu yaptığın çok mu doğru?

Hiç yorum yok: